Gönderen: Sıtkı ÖZKURT
Tarih: 04.04.2007, 18:04
Puan:     
İzlenme: 705
Şairin Adı: Şakir GEDİKLİ
Bütün Şiirler: 4
| Koryana köyünün büyükçe bir mera ormanı var iken bunun gayri muntazam kullanılmakla ortadan yok olması merak uyandırarak beni bu manzum sözleri yazmaya teşvik etti. Şakir GEDİKLİ
EVVELİ NEYDİ, ŞİMDİ NEDİR? 1 Şu dağın başında siyah saçlara Benzeyen o güzel sık ağaçlara Üzerinde yuva yapan güzel kuşlara Bakılmaya doyulmaz değil miydi? 2 Aradaki çimeni bir güler yüze Gözlerinden âb-ı hayat akar denize Ferahlık veren her hepimize Sefasına doyulmaz değil miydi? 3 Malozun üstü omuz başları Ağaçla örtülü idi taşları Zararsız geçiren büyük kışları Seyrine doyulmaz değil miydi? 4 Yoksulundan asılan o uzun teller Göğsünde yaşayan o kaba kürgenler Ben değil, bunları çoktur bilenler Heybetine bakılmaz değil miydi? 5 Köklerini taş içine saldıran Tepesini gökyüzüne kaldıran Kalınlığı metreleri dolduran Ağaçlara sahip bir dağ değil miydi? 6 Ellibin-yüzbin çok değil az, Eteğindeki ağacın hiç hesabı bulunmaz Böyle düzen az zamanda mümkün değil kurulmaz Bunlar sana Ulu Hak-tan büyük ihsan değil miydi? 7 Genişliği gayet geniş, düzleriyle iniş-yokuş Hudutları değil bir taş, Hak tarafından kurulmuş Senin gibi beş köy daha besler zengin değil miydi? 8 Evini barkını yapıp yoğuran Aşını pişirip seni doyuran Kışın kanadı altında, yazın baş üstünde tutan Hürmetlere şayan olan nimet-i Hak değil miydi? 9 Bu döküp saydıklarım var idi var Bunları kimseler edemez inkar Şimdi neden yok, ne oldu bunlar? Bunları sen kesip, satıp, yeyip yutmadın mı? 10 Şimdi bunlar ne oldular, neden yok? Niçin değil yiyenlerin karnı tok? Bugün yine ihtiyacı niçin çok? Bunları kestin taşıdın çok yapılar yapmadın mı? 11 Yedin bu kadar hakları kırk sene Yazılıdır bunlar senin defterine Ölüp gideceksin mahşer yerine Gaflet uykusundan uyanmadın mı? 12 Nasıl hücum ettin dağı kırmaya Can dayanmazdı karşında durmaya Hemen isterdin ardını almaya Benim hakkım şöyle dursun sen seni unutmadın mı? 13 Başından kopardın siyah saçları Göğsünde çıplak bıraktın taşları Yuvasız bıraktın uçan kuşları Bunlara sen büyük düşman olmadın mı? 14 Maloza diyoruz omuz başları Eğleyemez oldu hafif taşları Ağaçsız kalınca, vatandaşları Irmaklardan eşip çıkarmadın mı? 15 Analar ağladı belki de dağlar Kapılarda kaldı yetim yavrular Doğru işe hâlâ dimdik duranlar Mal da gitti, can da gitti, inadından geçmedin mi? 16 Neden bu dağda senin çok yerin var? Ne hududun belli ne sınırın var Yıl-be-yıl yerin gelirin artar Doğru söyle sen bu dağa daha sahip bulmadın mı? 17 Ne yaylım bıraktın ne geçecek yol Mal ettin bunları kendine bol bol Issız mı buldun bu dağı yoksa çöl Doğru söyle sen bu dağda daha şenlik bulmadın mı? 18 Nice ağaçları yedin doymadın Allah-tan korkup kimseyi saymadın Kendini hiç doğru yola koymadın Çıkmaz yollara sen saplanmadın mı? 19 Günah oldu bu işler büyük günah Büyük haklar yendi alındı ah Nasıl diyeyim sana şimdi eyvah Çıkmaz yollara gittiğini ben sana hiç demedim mi? 20 Niçin kurmazdın bu dağlarda adalet Taassub kapladı seni cehalet Mübtela oldu sana bir musibet İyi dinle dediğimi anladın mı? 21 Bunları yaparken düştün davaya Ardı gelmez bir bulaşık kavgaya Tevbe edip el açmadın duaya Hak-hukuk, günah yüzünden bu telaşa kalmadın mı? 22 Yiyenleri toplardın bir araya Derdin sıra geldi şimdi paraya Yüklerdin işi en çok fukaraya Kazan alıp kapılar kırmadın mı? 23 Kırk kişiyle sarılırdı kapılar Bir ölçüde toplanırdı paralar Niçin dağda ölçülemezdi haklar Hak yiyenler kusacaklar sen bu sözü duymadın mı? 24 Para toplarken orman herkesin Dağa gidince kim yerse yesin Parayı versin de yesin yemesin Bu hükümleri sen vermedin mi? 25 Dağda beraber ister ol-olma Alınacak paralar beraber salma Parayı vermezsen ormana gelme Yakama yapışıp sen demedin mi? 26 Bunlar hep zulüm, değildir ülfet Kesip ağaçları ederdin demet Olabilir miydi merhamet Sen kimseye merhamet biraz ettin mi? 27 Ettiğin işler geldi karşına Vayton köylüsü çıktı başına Sebep oldun bütün arkadaşına Hep bu yüzden hapislerde yatmadın mı? 28 Düşmanların yarından az bir millet Niçin oldu sana büyük bir illet Ne şahit kurtardı seni ne devlet Bunda asıl hikmet nedir bildin mi? 29 Neden düştü davan uzun yıllara Niçin iş görmüyor verdiğin para Şaz iken oldun bir bahtı kara Bi-r-rıza kimseden para aldın mı? 30 Hak-nâhak toplardın milletten para Sînelerde açardın bir büyük yara Ne Trabzon bıraktın ne de Ankara Niçin haklı deniyor o haksızlara Senin çektiğin cezan değil mi? 31 Her çeşit ağaç dağda bulurdun Kıymetini bilsen zengin olurdun Belki de bir derde asla kalmazdın Kalsan da yüzde yüz tez kurtulurdun 32 İşte sen bu nimetlerin şükrünü etmedin eda Dağı hep kırdın taşıdın, bezdin idi sata sata Kurtaramıyor seni kimse gelse de sana imdada Şüphe var mı sen bu yüzden bu hallara kalmadın mı? 33 Hemen almak isterdin köyden parayı Lakin tutmazdın doğru sırayı Ak üstüne çekerdin böyle karayı Bunları hep zorbalıkla yapmadın mı? 34 Etraf köylüler geldi, edeler imdat Haklısın diye dediler kat kat Olmadı sana Hak-tan inayat Aklını başına hiç topladın mı? 35 Ağaçları kesip devirene Yerini kazıyıp çevirene Kılıcı ile esip savurana Böyle olmak layık değil mi? 36 Yapma deyip gezerdim peşine Dinlemezdin, derdin, var git işine Şimdi yaktın beni de ateşine Kuru ile beraber yaşı da yakmadın mı? 37 Bütün umutlarım dalar derine Adalet kur, yazıl köy defterine Kitapların hükmü gelsin yerine Sen bu kitaplara inanmadın mı? 38 Gözlerinden âb-ı hayat fışkıran Dertlilere dermanı ulaştıran Öyle bir dağ ki onun mahvine Olmadın mı at binip de koşturan 39 Dövüştüm deyip yosmalık satma İyilik ettim diye başıma kakma Doğruyum deyip beni aldatma Şu dağın halinden haberin var mı? 40 Bunları hep saysam dayanmaz kafa Bezdim usandım çok çektim cefa Gençliğim gitti görmedim sefa Otuzbeş yıl ne demektir haberin var mı? 41 Razı ol bu haklar gelsin yerine Yazılalım bütün köy defterine Gittikçe işlerin dalar derine Adalete boyun eğmek şan ve şeref değil mi? 42 Milletten ah aldın dağdan da günah Karanlıkta kaldın olmuyor sabah Adalet sahibi Ulu Padişah Doğruluk yapanı sever değil mi? 43 En doğru sözüm sen de git al Ne gezer bu dağda hak-hukuk vebal Kudretin yok ise git Allah-tan al Bu sözümden hoşlanmayan Allah-ından bulmadın mı? 44 Bu söze edersin gayetle küman Olamazsın böylece kâmil-i iman Hesap başında kalırsın çok zaman Bu sözünle intizam örtüp inkar etmedin mi? 45 Buna çare tevbeye gel tevbeye Boynunu eğ gir şu yedi maddeye Sen de kurtul ben de kurtulayım Bunun için yalvarırım köylüye XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
Bu yazdığım fıkralar içinde geçen 'sen' kelimeleri Koryana köylüsünün ileri gelenlerine hitabendir. Şakir GEDİKLİ | |