ACISU (Koryana) Köyü Resmi İnternet Sitesi | www.akcaabat-acisu.com Şiirler!

[  |   |   |   |   |   |   |   |   |   |   |   |   |  ]
[  |   |   |   |   |   |   |   |   |   |   |  ]


Şiirlere Geri Dön ] [ Bütün Şiirler ] [ Şairler ] 




Orman Destanı


Gönderen:
Sıtkı ÖZKURT

Tarih: 04.04.2007, 18:04


Puan:

İzlenme: 705

Şairin Adı:
Şakir GEDİKLİ

Bütün Şiirler: 4
Koryana köyünün büyükçe bir mera ormanı var iken bunun gayri muntazam kullanılmakla ortadan yok olması merak uyandırarak beni bu manzum sözleri yazmaya teşvik etti.     Şakir GEDİKLİ

 EVVELİ NEYDİ, ŞİMDİ NEDİR?
1
Şu dağın başında siyah saçlara
Benzeyen o güzel sık ağaçlara
Üzerinde yuva yapan güzel kuşlara
Bakılmaya doyulmaz değil miydi?
2
Aradaki çimeni bir güler yüze
Gözlerinden âb-ı hayat akar denize
Ferahlık veren her hepimize
Sefasına doyulmaz değil miydi?
3
Malozun üstü omuz başları
Ağaçla örtülü idi taşları
Zararsız geçiren büyük kışları
Seyrine doyulmaz değil miydi?
4
Yoksulundan asılan o uzun teller
Göğsünde yaşayan o kaba kürgenler
Ben değil, bunları çoktur bilenler
Heybetine bakılmaz değil miydi?
5
Köklerini taş içine saldıran
Tepesini gökyüzüne kaldıran
Kalınlığı metreleri dolduran
Ağaçlara sahip bir dağ değil miydi?
6
Ellibin-yüzbin çok değil az,
Eteğindeki ağacın hiç hesabı bulunmaz
Böyle düzen az zamanda mümkün değil kurulmaz
Bunlar sana Ulu Hak-tan büyük ihsan değil miydi?
7
Genişliği gayet geniş, düzleriyle iniş-yokuş
Hudutları değil bir taş, Hak tarafından kurulmuş
Senin gibi beş köy daha besler zengin değil miydi?
8
Evini barkını yapıp yoğuran
Aşını pişirip seni doyuran
Kışın kanadı altında, yazın baş üstünde tutan
Hürmetlere şayan olan nimet-i Hak değil miydi?
9
Bu döküp saydıklarım var idi var
Bunları kimseler edemez inkar
Şimdi neden yok, ne oldu bunlar?
Bunları sen kesip, satıp, yeyip yutmadın mı?
10
Şimdi bunlar ne oldular, neden yok?
Niçin değil yiyenlerin karnı tok?
Bugün yine ihtiyacı niçin çok?
Bunları kestin taşıdın çok yapılar yapmadın mı?
11
Yedin bu kadar hakları kırk sene
Yazılıdır bunlar senin defterine
Ölüp gideceksin mahşer yerine
Gaflet uykusundan uyanmadın mı?
12
Nasıl hücum ettin dağı kırmaya
Can dayanmazdı karşında durmaya
Hemen isterdin ardını almaya
Benim hakkım şöyle dursun sen seni unutmadın mı?
13
Başından kopardın siyah saçları
Göğsünde çıplak bıraktın taşları
Yuvasız bıraktın uçan kuşları
Bunlara sen büyük düşman olmadın mı?
14
Maloza diyoruz omuz başları
Eğleyemez oldu hafif taşları
Ağaçsız kalınca, vatandaşları
Irmaklardan eşip çıkarmadın mı?
15
Analar ağladı belki de dağlar
Kapılarda kaldı yetim yavrular
Doğru işe hâlâ dimdik duranlar
Mal da gitti, can da gitti, inadından geçmedin mi?
16
Neden bu dağda senin çok yerin var?
Ne hududun belli ne sınırın var
Yıl-be-yıl yerin gelirin artar
Doğru söyle sen bu dağa daha sahip bulmadın mı?
17
Ne yaylım bıraktın ne geçecek yol
Mal ettin bunları kendine bol bol
Issız mı buldun bu dağı yoksa çöl
Doğru söyle sen bu dağda daha şenlik bulmadın mı?
18
Nice ağaçları yedin doymadın
Allah-tan korkup kimseyi saymadın
Kendini hiç doğru yola koymadın
Çıkmaz yollara sen saplanmadın mı?
19
Günah oldu bu işler büyük günah
Büyük haklar yendi alındı ah
Nasıl diyeyim sana şimdi eyvah
Çıkmaz yollara gittiğini ben sana hiç demedim mi?
20
Niçin kurmazdın bu dağlarda adalet
Taassub kapladı seni cehalet
Mübtela oldu sana bir musibet
İyi dinle dediğimi anladın mı?
21
Bunları yaparken düştün davaya
Ardı gelmez bir bulaşık kavgaya
Tevbe edip el açmadın duaya
Hak-hukuk, günah yüzünden bu telaşa kalmadın mı?
22
Yiyenleri toplardın bir araya
Derdin sıra geldi şimdi paraya
Yüklerdin işi en çok fukaraya
Kazan alıp kapılar kırmadın mı?
23
Kırk kişiyle sarılırdı kapılar
Bir ölçüde toplanırdı paralar
Niçin dağda ölçülemezdi haklar
Hak yiyenler kusacaklar sen bu sözü duymadın mı?
24
Para toplarken orman herkesin
Dağa gidince kim yerse yesin
Parayı versin de yesin yemesin
Bu hükümleri sen vermedin mi?
25
Dağda beraber ister ol-olma
Alınacak paralar beraber salma
Parayı vermezsen ormana gelme
Yakama yapışıp sen demedin mi?
26
Bunlar hep zulüm, değildir ülfet
Kesip ağaçları ederdin demet
Olabilir miydi merhamet
Sen kimseye merhamet biraz ettin mi?
27
Ettiğin işler geldi karşına
Vayton köylüsü çıktı başına
Sebep oldun bütün arkadaşına
Hep bu yüzden hapislerde yatmadın mı?
28
Düşmanların yarından az bir millet
Niçin oldu sana büyük bir illet
Ne şahit kurtardı seni ne devlet
Bunda asıl hikmet nedir bildin mi?
29
Neden düştü davan uzun yıllara
Niçin iş görmüyor verdiğin para
Şaz iken oldun bir bahtı kara
Bi-r-rıza kimseden para aldın mı?
30
Hak-nâhak toplardın milletten para
Sînelerde açardın bir büyük yara
Ne Trabzon bıraktın ne de Ankara
Niçin haklı deniyor o haksızlara
Senin çektiğin cezan değil mi?
31
Her çeşit ağaç dağda bulurdun
Kıymetini bilsen zengin olurdun
Belki de bir derde asla kalmazdın
Kalsan da yüzde yüz tez kurtulurdun
32
İşte sen bu nimetlerin şükrünü etmedin eda
Dağı hep kırdın taşıdın, bezdin idi sata sata
Kurtaramıyor seni kimse gelse de sana imdada
Şüphe var mı sen bu yüzden bu hallara kalmadın mı?
33
Hemen almak isterdin köyden parayı
Lakin tutmazdın doğru sırayı
Ak üstüne çekerdin böyle karayı
Bunları hep zorbalıkla yapmadın mı?
34
Etraf köylüler geldi, edeler imdat
Haklısın diye dediler kat kat
Olmadı sana Hak-tan inayat
Aklını başına hiç topladın mı?
35
Ağaçları kesip devirene
Yerini kazıyıp çevirene
Kılıcı ile esip savurana
Böyle olmak layık değil mi?
36
Yapma deyip gezerdim peşine
Dinlemezdin, derdin, var git işine
Şimdi yaktın beni de ateşine
Kuru ile beraber yaşı da yakmadın mı?
37
Bütün umutlarım dalar derine
Adalet kur, yazıl köy defterine
Kitapların hükmü gelsin yerine
Sen bu kitaplara inanmadın mı?
38
Gözlerinden âb-ı hayat fışkıran
Dertlilere dermanı ulaştıran
Öyle bir dağ ki onun mahvine
Olmadın mı at binip de koşturan
39
Dövüştüm deyip yosmalık satma
İyilik ettim diye başıma kakma
Doğruyum deyip beni aldatma
Şu dağın halinden haberin var mı?
40
Bunları hep saysam dayanmaz kafa
Bezdim usandım çok çektim cefa
Gençliğim gitti görmedim sefa
Otuzbeş yıl ne demektir haberin var mı?
41
Razı ol bu haklar gelsin yerine
Yazılalım bütün köy defterine
Gittikçe işlerin dalar derine
Adalete boyun eğmek şan ve şeref değil mi?
42
Milletten ah aldın dağdan da günah
Karanlıkta kaldın olmuyor sabah
Adalet sahibi Ulu Padişah
Doğruluk yapanı sever değil mi?
43
En doğru sözüm sen de git al
Ne gezer bu dağda hak-hukuk vebal
Kudretin yok ise git Allah-tan al
Bu sözümden hoşlanmayan Allah-ından bulmadın mı?
 44
Bu söze edersin gayetle küman
Olamazsın böylece kâmil-i iman
Hesap başında kalırsın çok zaman
Bu sözünle intizam örtüp inkar etmedin mi?
45
Buna çare tevbeye gel tevbeye
Boynunu eğ gir şu yedi maddeye
Sen de kurtul ben de kurtulayım
Bunun için yalvarırım köylüye
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

Bu yazdığım fıkralar içinde geçen 'sen' kelimeleri Koryana köylüsünün ileri gelenlerine hitabendir.
                    
Şakir GEDİKLİ
  

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Başkasına Gönder | Şiirlere Geri Dön ]






Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.