Türkçe Deutsch     
ACISU (Koryana) Köyü Resmi Web Sitesi | www.akcaabat-acisu.com
 www.akcaabat-acisu.com
ACISU KÖYÜ RESMİ WEB SİTESİ
Akçaabat - Trabzon
Merhaba
Giriş yapabilirsiniz, eğer kullanıcı hesabınız varsa.
Veya kaydınızı ücretsiz olarak yaptırabilirsiniz.
  
Çarşamba, 23. Temmuz 2008 21:00 
 

9 Kullanıcı çevrimiçi
Haberler
    Koryanalı Hüseyin Köse
    Ana Menü
    İçerikler
tahsin_celik.jpg Tahsin Çelik
favoritos.gif Acısu Köyü
oarrow.gif Acısu Köyü Tarihi
oarrow.gif Acısu Köyü Muhtarlığı
frec.gif Muhtardan
frec.gif Köy Meclisi
frec.gif Muhtarlık Çalışmaları
frec.gif Acısu Köyü Muhtarları
oarrow.gif Acısu İlköğretim Okulu
frec.gif Öğretim Kadrosu
frec.gif Etkinlikler

cafer_tosun.jpg Cafer Tosun
favoritos.gif AKKD
oarrow.gif Başkandan
oarrow.gif Tüzük
oarrow.gif Yönetim Kurulu
oarrow.gif Faaliyetler

hayati_durmus.jpg Hayati Durmuş
favoritos.gif AS-DER
oarrow.gif Başkandan
oarrow.gif Tüzük
oarrow.gif Yönetim Kurulu
oarrow.gif Faaliyetler

hasan_yirmibes.jpg Hasan Yirmibeş
favoritos.gif AKDER

favoritos.gif Diğer Derneklerimiz

favoritos.gif Acısu Tanıtım
oarrow.gif Acısu Köyü
frec.gif Acısu Köyü
frec.gif Turistik Tesisler
frec.gif Gezilecek Yerler
oarrow.gif Acısu Yaylaları
frec.gif Balıklı Yaylası
frec.gif Diğer Yaylalar
frec.gif Turistik Tesisler
frec.gif Gezilecek Yerler
oarrow.gif Yaylalarda Çevremiz
frec.gif Hıdırnebi Yaylakent 1
oarrow.gif Akçaabat
oarrow.gif Trabzon
frec.gif Uzungöl

favoritos.gif Aile Soyağacıgizle/göster
oarrow.gif Acısu Kütüğü. ilk Kayıt.
oarrow.gif Acısu'da Akraba Adları
oarrow.gif Çelik (Kutaloğlu) Ailesigizle/göster
frec.gif Çelik Soyağacı
oarrow.gif Özkurt (Kurtoğlu) Ailesigizle/göster
frec.gif Özkurt Soyağacı
frec.gif Kurt Dede
frec.gif Kıpçak Türkleri

kemence.jpg Yöresel Müzikgizle/göster
oarrow.gif Koryanalı Hüseyin Köse
oarrow.gif Kemençe Tulum Horon
oarrow.gif Karadeniz Müziği
oarrow.gif Radyo Karadenizgizle/göster
frec.gif istek Hattı
oarrow.gif Radyo Trabzon
oarrow.gif Radyo Sahil

tuerk_ani.gif Türklergizle/göster
oarrow.gif Türk Tarihi      gizle/göster
frec.gif Türklerin Soyağacı
frec.gif Akçaabat İlçesi
frec.gif Trabzon İli
frec.gif Doğu Karadeniz
frec.gif Türk Oğuz Çepni
frec.gif Türk Kıpçak Kuman
oarrow.gif Türkçe Kişi Adları
oarrow.gif Türkçe Sözlük

ata.gif Atatürk Köşesigizle/göster
oarrow.gif Resim Albümü

tasavvuf.gif İslamiyetgizle/göster
oarrow.gif İslam İlmihal
oarrow.gif İslami Videolar
oarrow.gif Kur'an Oku ve Dinle

europa_k.gif Avrupalı Türklergizle/göster
oarrow.gif Dövizle Askerlik
oarrow.gif Türkiye'ye Yolculuk
oarrow.gif Almanya'da Eğitim

reklam.gif Sitemizde Reklam
    Site İletişim

Haber bu kategoriye: Acısu İlköğretim Okulu




Küresel Isınmanın Ülkemize Etkileri - İsmail Akan / Araştırma Ödevi (Acısu İlköğretim Okulu)
Konu: Acısu Köyünden Haberler

Küresel Isınmanın Türkiye'ye Etkileri

İstanbul Teknik Üniversitesi, Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü, küresel ısınmanın, Türkiye üzerindeki etkilerine ilişkin bir senaryo hazırladı. Bu senaryoya göre, küresel ısınma aynı şekilde devam ederse 2070'te Türkiye genelinde sıcaklıklar 6 derece kadar yükselecek. Ekosistem değişecek, canlı türleri yok olma tehlikesi yaşayacak. Eldeki verilere göre küresel ısınma aynı şekilde devam ederse yaz aylarında Türkiye'nin batısında sıcaklıklar 5 ila 6 derece, Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde ise 3 ila 4 derece yükselecek. Kış aylarında da sıcaklıklar 2 ila 3 derece yükselecek. Senaryoya göre, 2070 yılında Karedeniz Bölgesi'nde yağışlar %10 ila 20'lik artış gösterecek, güneyde ise %30'a kadar azalacak.

Tehdidin Boyutları

Bir sivil toplum örgütü tarafından yapılan araştırmaya göre, küresel ısınma bu yüzyılın sonunda bitki ve hayvan habitatının üçte birini tehdit ediyor. Nadir görünen türler ve bölünmüş ekosistemler, şimdiden kirlilik ve ormanların yok edilmesinden dolayı tehdit altında ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.1900'ler geçen yüzyılın en sıcak yıllarıydı. Küresel ısınmanın etkileri en yüksek zirvelerden, okyanusun derinliklerine, Ekvator'dan kutuplara kadar hissediliyor. Küresel ısınmanın etkileri gezegenin her yanında görülüyor, milyonlarca insanı sel, kuraklık ve susuzlukla karşı karşıya bırakıyor.

Küresel Isınma Kuşları Aç Bıraktı

Küresel ısınma doğadaki avcı hayvan yem dengesini bozuyor. Bazı kuş türlerinin yemleri olan tırtılları bulamaması sonucunda, soyları tehlikeye girmiştir. Sinekkapan adı verilen göçmen kuşlar, baharda üreyen tırtıllarla besleniyor. Ancak, küresel ısınma milyonlarca yıllık bu döngüyü bozdu. Tırtıllar baharın daha erken gelmesiyle önceki yıllara göre daha önce ürüyor. Ancak göçmen kuşlar üreme döneminde tırtılların ritmine ayak uyduramayınca yem bulamıyorlar ve aç kalıp yok oluyorlar.

Küresel Isınma Aç Bırakacak

Küresel ısınma nedeniyle 2080'e kadar 200 ila 600 milyon insan açlık çekecek, 1.1 ila 3.2 milyon insan da susuzluktan etkilenecek.130 ülkeden 2.500 bilim adamının katılımıyla Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan 'Hükümetler arası Değişimi Uzmanlar Grubu'nun hazırladığı rapora göre küresel ısınma nedeniyle 2030'a kadar 7 milyon insan su baskınlarıyla karşı karşıya kalacak.

 

İsmail AKAN

Acısu ilköğretim okulu

7-A sınıfı öğrencisi

Yazar Halit ÖZKURT Tarih: Çarşamba, 28. Mayıs 2008
Devamı... Yazdırılabilir Sayfa yorum (2) 151 okunma

Koryana Eski Türküleri - Nedim Yanık - Onur Bostan (Acısu İlköğretim Okulu)
Konu: Acısu Köyünden Haberler Acısu İlköğretim Okulu öğrencileri Nedim Yanık ve Onur Bostan, köyümüze ait eski bir türküye ait sözleri sizler için hazırladılar. Öğrencilerimize ve değerli öğretmenimiz İlhan Küçük Bey'e teşekkür ederiz.

Gözlerim kararıyor

Gözlerim kararıyor

Yaşlanıyorum artık

Dizlerimde tutmuyor

Aldı bana bir darlık

 

Karadağın suları

Akayı damar  damar

O kımızı yanağa

Vursam  bir  iki  şamar

 

Çayır biçerim çayır

Yar beşimden  açayi

Ettik bir cahil  sevda

Oda benden kaçayi

 

Kalk gidelim sevgilim

Aldı duman dağları

Eller aldı yârini

Ben aldım yaylaları

 

Yeşil çiçekler gibi

Çayırlarda bitelim

Geldi gene yaz başı

Sevgilim ne edelim

 

Hayde yarım ormana

Karadağa yaprağa

Tarasın seni nenen

Kosun kara toprağa

 

Cebindeki yamadan

Yağlık edelim yağlık

Bu işte böyle kalsın

Sizlere olsun sağlık

 

Başındaki kavalak

Deve yünüdür  deve

Dedim ufacuğuma

Gidelim bizim eve

 

Gide gele yoruldum

Sular gibi duruldum

Dediler âli öldü

Yüreğimden vuruldum

 

Sifin çiçeği sarı

Kalkmaz dağların karı

Vermeyiler adama

 

Yayla ağaçlarının

Altında zibilleri

Kızların kafasında

Püsküllü çemberleri

 

Yayla çimenlerinde

Dolaşırdık yarımlan

Sifin çiçeklerinin

Kobardık dallarından

 

Anam dikkat eyledim

Tütmeyi bacan niye

Ellerin sığırları

Girdiler çevirmeye

 

Güzel güzel kızların

Başında bekliyorum

Habu cümlelerime

Bir türkü ekliyorum

 

Görünmez bizim yayla

Abı sisin yüzünden

Attım bir iki mermi

Çiçekliğin düzünden

 

Koryananın kızları

Kuşaklı beştemallı

Onları gören uşaklar

Döneyi başukarı

 

Yaylaçiyim yaylaçi

Yüreğim dolu açi

Hapu güzel kızların

Derdini bilmez falçi

Yazar Halit ÖZKURT Tarih: Perşembe, 27. Mart 2008
Devamı... (2 bayt kaldı) Yazdırılabilir Sayfa yorum (4) 460 okunma

Öğrenci Araştırma Ödevi - Acısu İlköğretim Okulu (Acısu İlköğretim Okulu)
Konu: Acısu Köyünden Haberler

AVRUPALI SEYYAHLARIN GÖZÜNDEN OSMANLI KÜLTÜRÜ


Şimdi size içinde sık sık kaldığımız hanlardan söz etmek istiyorum. Bu hanlarda divan veya sedir duvara dayanır. Bu duvarın üstü düzdür ve geniştir. Türkler için yemek masası ve yatak yeri olarak kullanılır. Yiyeceklerin pişirilip, ısıtılması için dış duvarı aralıklarla yapılmış ocaklar vardır. Yemek yedikten sonra Türkler, bu duvar üzerinde atların eyerlerine bağlı olarak taşıdıkları bir kilimi yayarak otururlar. Burada herkese yiyecek ikram etmek gelenektir. Yemek zamanı geldiğinde bir hizmetkâr, masa büyüklüğünde ve ortası bir kap etli arpa, yulaf çorbası olan tepsiyle önümüze gelir. Bu tepsinin çevresinde küçük yuvarlak ekmekler ve bazen de bal petekleri bulunur.
(Ghiselin De busbecq)

Ondokuzuncu asırda Türk evleri, umumiyetle aynı model yapılmıştır. İki katlıdır ve kafesli pencereleri vardır. Osmanlıların evlerini boyamak için tercih ettikleri renkler sarı, pembe ve açık mavidir. Eşyalarını ekseriyetle koyu kırmızı ile döşüyorlar.
(Durand De Fontmage)

 ‘’Muhterem sarah, sanırım bugüne kadar ikinci bir mektup yazmakta geciktiğim için özür dilemem gerekirdi. Türkler’ de vebanın müthiş tesirlerine dair anlatılan şeylerin hepsi masal… Veba dedikleri şey sıtmadan başka bir şey değil bizim aşçı yamağıda buda hastalığa yakalandı. Ülkeyi bu hastalıktan kurtarmak öyle sanıyorum ki İtalya veya Fransa’nın kinden daha kolay olacak. Bizde çok yaygın ve zalimani bir hastalık olan çiçek hastalığını, burada, keşfettikleri bir aşı ile önlüyorlar. Aşılama için en uygun zaman sıcaklıkların sonu, sonbaharın başlangıcı. Ceviz kabuğu içine doldurulmuş çiçek hastalığı aşısını açılmamasını istenen taramayı büyük bir iğne ile açıktan ve iğnenin ucu kadar  aşıyı buraya koyduktan sonra yarayı bağlıyor ve üzerine bir ceviz kabuğu yapıştırıyorlar. Bütün bu ameliyat sırasında en küçük bir acı hissedilmiyor. Aynı şeyi dört beş damara daha yapıyorlar. Aşı için vücudun kapalı yerleri seçiliyor. Aşılanan çocuklar sekiz gün içinde hiç hastalığa tutulmamış gibi oluyorlar. Yüzlerinde yirmi otuz sivilce çıkıyor. Fakat sekiz gün içinde hiç hastalığa tutulmamış gibi oluyorlar. Açılan yaralardan çiçeğin zehri dışarı atılıyor, hastalığın başka taraflara yayılması önlenmiş oluyor.Vatanımı çok sevdiğim için aşının oraya da girmesini çok istedim.’’ 
(Lady Montagu, Türkiye Mektupları)                                                                

‘’Bıraktıkları hayratlar hangi çeşit olursa olsun bizdekinden fazladır. Bu yüzden yaşarken bile bizden daha cömerttir. Dört imparator tarafından yapılan dört büyük caminin etrafı hayrat ile doludur. Paşalar da bırakırlar. Kasabalar ve tenha yol kıyılarına yolcular için kervansaraylar yaptırır, yollar açtırırlar. Su olmayan yerlere çeşmeler ve tuvaletler yaptırırlar. Halkın bedava olarak faydalandığı bu yapılar öyle muhteşemdir ki saraya benzerler. Buralardan istifade edenler ‘’Allah yaptırandan razı olsun.’’demeden edemezler. Sadece insanlara değil, hayvanlara da yapılan iyilik çok büyük sevaptır. Bazı insanlar denizdeki  balıklara ekmek atarlar. Ramazan bayramı, Türklerin en büyük bayramıdır ve bu bayramda övülmeye değer bir şeye uyarlar. Bu bütün düşmanlıklardan özür dilemeleri ve onlarla barışmalarıdır. Çünkü eğer kalplerinde birine karşı kötülük varsa bayram yapamayacaklarına inanırlar ve bu üç gün zarfında tanıdıkları kimselere rastlanırsa onlarla öpüşürler ve birbirlerine iyi bayramlar ve mutluluklar dilenir.
(Jean Thevenot)

Türk ülkelerinde kahve, ister fakir, ister zengin olsun günde en az iki veya üç fincan içirilirdi. Kocanın hanımına temin etmeye mecbur olduğu şeylerden biriside budur. Herkesin geldiği kahvehaneler çoktur. Kahve burada büyük kazanlarda pişirilir. Bu yerlerde ne din nede makam farkı gözetilmeksizin her çeşit insan gelebilir. Buraya girmek ayıp değildir. Birçokları konuşmak için gelir. Kahvehanelerin dışında gelip geçeni görmek yada hava almak isteyenlerin oturdukları üzerleri hasırla örtülü taş sıralar bulunmaktadır.
(Jean Thevenot)

Türkler, çocukları çok seviyorlar. Çocuğu olmayanlar evlat edinmekte bir kusur görmüyorlar. Kadıya giderek şahitler önünde ilgiler bir anlaşma yapıyorlar. Bu aynı zamanda ölümden sonra malın devlete kalmasına engel olmanın da bir yolu. Evlat edinilen çocuklar yeni aileleri tarafından hakikaten ve candan sevilir. Çocuklar ana babalarına karşı çok saygılı oluyorlar. Çocuklar kendilerini dünyaya getirenlere karşı sınırsız bir saygı duyuyorlar.Bir aile babası, ailesi içinde hükümdarın ülkede gördüğü saygıdan daha büyüğünü görür.
(Fontmagne,Kırım Harbi Sonrasında İstanbul)

Çirkin görünüşlü yahut fena kokulu herhangi bir şeye rastlamadım. Böyle şeyleri ya çok uzağa götürüp döküyorlar  yahut da derin bir çukur kazıp gömüyorlar. Yakılacak şeyleri yakıyorlar. İçki,kumar ve aşırı eğlence düşkünlüğüne hiçbir yerde rastlamazsınız. Zira kağıt ve zar oyunlarını bilmezler. Oysa bizim askerlerimizde bunlar ne kadar yaygındır.
(O.Ghiselin De Busbecq)

Türkler vücudu temiz tutmak için olduğu kadar sağlıkları içinde sık sık hamama giderler. Bu sebeple şehirlerde birçok güzel hamam vardır. En küçük köyde bile hiç olmazsa bir hamam bulunur. Hepside aynı tarzda yapılmıştır. Bazılarının diğerlerinden daha büyük veya daha çok mermerle süslü oluşlarından başka aralarında hiçbir fark yoktur.
(Jean Thevenot)

Mükemmel savaşçı olan Türkler, aynı zamanda dayanıklı olup uzun yürüyüşlere sabırla katlanabiliyorlar. Yanlarında gerekli birkaç parça eşya,silah ve bir matara sudan başka şey almıyorlar. En güç şartlara kolaylıkla uyabiliyorlar. Savaş,onlar için bir neşe kaynağı. Bir gün, Saffet Paşa’nın şöyle dediğini duydum:-Türk askeri savaşırken silahın ucunda cenneti gördüğü için cesurdur.
(Durand De Fontmagne)

Ayaklarının daima temiz olması gerekir. Yazın giydikleri ayakkabılar ince deriden mor, kırmızı veya sarı renkte yapılır. Bizdeki kumaşların boyanışı gibi deriye çok güzel renkler verirler. Kepenek yerinede dolama adı verilen topuklara kadar uzun şeyler giyerler.Giyimlerini mümkün olduğu kadar iyi kumaştan yaptırırlar. Kalite itibarıyla yüksek olmamakla beraber üzerine türlü nakışlar konmuş gösterişli ve zarif çeşit çeşit kumaş dokunur.
(M.Serrano)


Araştırma yazısını bizlere ulaştıran okulumuz öğretmenlerinden İlhan Küçük Bey'e teşekkür ederiz.

Yazar Halit ÖZKURT Tarih: Cuma, 14. Mart 2008
Devamı... (2 bayt kaldı) Yazdırılabilir Sayfa yorum (2) 213 okunma

Kültürel Önem - Tenzile Doğan (Acısu İlköğretim Okulu)
Konu: Acısu Köyünden Haberler

Eskideki Türkler başka milletlerin hiçbir kültürünü, anlayışını almamıştır. Asıl onlar bizden almıştır. Dış milletlerin şuanda oldukları durum Osmanlı sayesinde almıştır. Bizim kültürümüzü kendi kültürleri gibi tanıtan bazı milletler olabilir.

Şunu anlamıyorum. Biz zamanında onlardan bin kat görgülü ve kültürlü idik. Onlar bizden medet umuyorlardı. Şimdi bakıyorum da tam tersi oldu. Dış milletler her şeyimize göz koydu. Tarihi yererimize ve tarihi eşyalarımızı kendi insanımıza bile çaldırıp kendinin yapmak istiyor. Eski Osmanlı nasıl bir devletteki tüm Avrupa ülkelerine insanca yaşamayı kendilerinden örnek alınacak bir devletti. Şimdi biz pazara çarşıya gittiğimizde her marka her isim yabancı dış ülkeler şuan ülkemize gelen soframızdan başımıza kadar hem dış ülkelerden alma artık ülkemiz o eski kültürü elinden alınmak isteniyor. Türkiye’nin giyimi, kuşamı, yemekleri yabancılar tarafından alınmak isteniyor. Tatlılarımızdan ve kültür kaynaklarımızdan bir alan baklavamız yabancı bir ülke tarafından o tatlı bize ait diye söylendiler. Lokumumuzu da aynı şekilde şimdi hem kendimize hem o ülkelere soruyorum. Biz mi başka milletlerin kültürlerini mi alıyoruz? Yoksa onlar bizim mi Osmanlı devleti daha önce Türk-İslam devletlerinin kültürel mirasına göre kurulmuştur. Bunun içinde bu devlet hayatta uzun zaman kalmayı başarmıştır. Osmanlı devleti adalet sayesinde genişlemiş ve büyümüştür. Şimdi Türkiye başka milletlerin kültürlerini almaya ve çalmaya çalışmıyor. Bence ama eğer bu varsa demek ki biz kendimize halkımıza kültürümüze hiçbir şeye güvenimiz olmadığını söyler. Eğer bir devlet bir ülke genişlemek istiyorsa ilk öncelikle özgüveni olmalı, sonra halkının mutluluğunu ferahlığını adaletini sağlamak bu şuana kadar yapan bir ülke bilmiyorum, ama tek bildiğim şu ki eğer biz bunlara uyarsak biz başka milletlere değil onlar bize muhtaç kalacaklar. Herkes aynı eşitlikle olmalı geleceğe kültüre önem verilmelidir.

Yazar Halit ÖZKURT Tarih: Çarşamba, 05. Mart 2008
Devamı... (2 bayt kaldı) Yazdırılabilir Sayfa yorum (1) 212 okunma

Nasıl bir eğitim istiyoruz? (Acısu İlköğretim Okulu)
Konu: Duyurular

Acısuluların eğitimdeki bugünü ve yarını

Eğitimle ilgili bir tür açılış yazımıza “Genç Eğitimciler” başlığı ile başladık. Bu başlığa ilişkin, özellikle genç öğretmenlerimizden Sevilay ve yine edebiyatçı öğretmenlerimizden Rabia Hanım’ın güzel yazıları oldu.  Çok teşekkür ediyoruz. 

Şimdi sıra projelere yönelik düşüncelerde, reaksiyonlarda!  Sadece genç öğretmen değil, (ki onların bu konuya görüşleriyle katılmalarını çok arzu ediyoruz ve önemsiyoruz da), bütün eğitimci arkadaşlarımız ile eğitimle içiçe olmayıp ama güzel görüşleri olan herkes ama herkes ile “Nasıl bir eğitim istiyoruz” konusunu paylaşmak istiyoruz.

Öncelikle bizim köyümüzden (ilköğretim, lise, yüksekokul-üniversite olarak) başlamak istiyoruz.  Acısuluların kalabalık olarak yaşadığı diğer bölgelerle ilgili görüşlerinizi de ekleyebilirsiniz. Ayrıca yurtdışını daha sonra gündeme almak istiyoruz ama isterseniz şimdiden de yazabilirsiniz.

Bu ortak görüşleri herkes kendi çevresinde, mümkün olan farklı platformlarda dile getirerek, bu konuda daha çok destek toplayabilmesi çok yararlı olacaktır. Biz de konunun takipçisi olacağız: köşe yazılarımızla, çeşitli duyurularla dile getirmeye devam edeceğiz, tabiki uygulama aşamasında da etkin rol üstleneceğiz.

1 Mayıs 2008 tarihine kadar herkes görüşlerini yazabilir. Kısa ve öz olması tercih edilir. Birbirine soru cevaptan ziyade, uygulanabilir fikirler üretmek yolunu tercih etmeniz çok daha yararlı olacaktır. Her yazıya sürekli yanıt verilmeyecek ve sizlerin görüşleri beklenecektir. Gerekirse bize özel  ileti de gönderebilirsiniz, sayfa e-posta haricinde ayrıca:  a.durmus.61@gmail.com ve durmus.a@versatel.nl .

1 Mayıs sonrası ne olacak?
Plan-İletişim ve Uygulama Bölümü:
1 Mayıs 2008 tarihinden itibaren bu görüşlerden yararlanılarak ortak bir görüş/plan oluşturulacak.  İlgili kurum, kuruluşlarla iletişim kurulacak, önerilerde bulunacak ve uygulamaya konulacak. Bu tarihten sonra izlenecek yol haritasını yine sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Sorular:
1-      Köyümüzdeki  ilköğretimin değerlendirerek, bundan sonra  eğitim seviyesini daha da yükseltmek için nelerin yapılabilir?
2-      Lise, yüksekokul/üniversite eğitimdeki öğrencilerimizle ilgili mevcut durum nedir ve bundan sonra neler yapılabilir?
3-      Yetişkinlerin eğitimdeki şu andaki konumu ve bundan sonra neler yapılabilir?
4-      Acısu Köyü İlköğretim Okulu’nda ya da başka bir yerde ilköğretimini yapmış ve farklı konumlardaki Acısulular özellikle köyümüzdeki ( ya da diğer) eğitim için neler yapabilirler?
5-      Ayrıca köy derneklerimiz ile Acısulu işadamlarımız/işkadınlarımız eğitime nasıl katkıda bulunabilirler?

Lütfen yazılarınızı, değerli görüşlerinizi bu sorular çerçevesinde kısa ve öz yazmanızı arzu ediyoruz.  Selam ve saygılarımızla,

Ali Durmuş, Acısu Köyü İnternet Sayfası Danışmanı

Not: Acısu Köyü İnternet sayfamızın bir çok bölümünde, bu eğitim yazıya yer verilecektir.

Yazar Ali DURMUŞ Tarih: Perşembe, 28. Şubat 2008
Devamı... Yazdırılabilir Sayfa 205 okunma

Köyümüzü Gelecekte Nasıl Hayal Ediyor sunuz? Araştırma. (Acısu İlköğretim Okulu)
Konu: Acısu Köyünden Haberler

Köyümüz Acısu İlköğretim Okulu öğrencilerinden İsmail Akan’a verilen ödev ile ilgili yapmış olduğu araştırmanın hazır olan kısmı aşağıda yayınlanmıştır. Öğrencimizin yapmış olduğu çalışma dikkatimizi çekmiş olup beğeneceğini ümit ederek yayınlanmasını uygun gördük. Köyde bir çok kişiye köyümüzün geleceği ile ilgili aynı soruyu sorarak aşağıdaki çalışmayı hazırlamıştır.

Öğrencimiz araştırma ile ilgili önce kalemle notlarını almış, daha sonra bilgisayar ortamında araştırmasını yazmaya çalışmıştır. Bu nedenle bazı yazım hataları ve cümle düşüklüğü olabilir.

Başta öğretmenlerimiz olmak üzere, öğrencimizi böyle güzel bir konuda yapmış olduğu çalışmadan dolayı tebrik ediyor, başarılarının artarak devamını diliyoruz.

Yazar Halit ÖZKURT Tarih: Çarşamba, 27. Şubat 2008
Devamı... (10282 bayt kaldı) Yazdırılabilir Sayfa yorum (7) 367 okunma




Kim Çevrimiçi    
www.pragmamx.org
Bütün Üyeler: 964
Bugün üye olanlar: 1
Dün üye olanlar: 3
Çevrimiçi Üye(ler): 2
Çevrimiçi Misafir(ler): 7

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
Site Ekibi    
Çevrimiçi olanlar

En aktif 10 Üye    
1 cagatay_61: 1 555 Puanlar
2 ziraatci.M.DOĞAN: 1 229 Puanlar
3 rabia: 1 108 Puanlar
4 hsyn_61_dgn: 688 Puanlar
5 Hasan (karadeniz): 633 Puanlar
6 bahtiyar_celik: 606 Puanlar
7 wolf_man_z: 559 Puanlar
8 Abdulkadir ( katri ): 518 Puanlar
9 eğitimci: 493 Puanlar
10 gazilireis61: 402 Puanlar

Top10 Kullanıcı
İlk 3 Etkinlik Listesi    
Temmuz 2008
  1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 


Yayla Şenliği
Evlilik
Konser&Festival
Kültür&Sanat
Diğer
Hava Durumu    
Trabzon
 Bursa
İstanbul
Trabzon
 Bursa
İstanbul

TCMB Döviz Kurları    

Tarihte Bugün    
 BuGün:
</
Günün Sözü    
 BuGün: