Yaşamdan İzler


Yazar:



Ali DURMUŞ (Eğitimci, Dil ve Kültür bilimci) biyografi

Tarih: 17.11.2008

Puan:

Okunma Sayısı: 162

Kelime Sayısı: 539

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

Değerli okurlarımız,

Bir süreden beri köşe yazılarımızdan uzak kaldık. Bundan böyle, “Yaşamdan İzler” adıyla birçok konuyu sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.


Biraz eski gurbet mektupları gibi oluyor belki ama, değinmeden geçmek olmaz. Aramızdan ayrılan köylülerimize tekrardan Allah’tan Rahmet ve yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.

İnternet sayfamızın ilk sayfasındaki mesaj bölümüne yazmayı adet edinmedik. Çünkü, sürekli aynı kişilerin aynı yerde yazmaları yerine, daha çok “Ziyaretçi Defteri”, “Forum” ve “Köşe Yazıları” bölümünde yazmanın daha uygun olacağını düşünüyorum.

Köşe yazıma geçmeden son olarak, herkesin Kurban Bayramını şimdiden içtenlikle kutlar, esenlikler dileriz.

 

Bu köşe yazım, daha önceki yazılarımın birinde de değindiğim, Karadenizli sanatçılar ve özellikle daha yeni 15 Kasım 2008 tarihinde aramızdan ayrılan Sevgili Erkan Ocaklı hakkında olacaktır.

 

KARADENİZ ERKAN OCAKLI’SINI KAYBETTİ!

Sevgili Erkan Ocaklı’nın vefatını özellikle Karadeniz ağırlıklı televizyonlardan (Karadeniz TV, Mavi Karadeniz, Kral Karadeniz, Kadırga vb..) öğrendik. Çok üzüldük. Erkan Ocaklı çoklarının dediği gibi Karadeniz’in müzik babasıydı. Doğrudur. Erkan Ocaklı’nın seveni çoktu, herkesin takdirini almıştı.

     Karadeniz TV’lerinin de son yıllarda yayına girmesiyle birlikte, Karadeniz müziğini, sanatçılarını daha iyi tanıma ve tanıtma fırsatı oldu. Sevgili Erkan Ocaklı’nın 40 yıllık sanat hayatını herkes bilir. Bölgemize, Karadeniz müziğine kazandırdıkları ve Karadeniz müziğinin geldiği nokta ortadadır. Bir zamanlar kemençe çalmanın geçmişte nasıl olumsuz bir iş olarak değerlendirildiği, Rahmetli Hüseyin Köse’ye de bundan nasibini aldığını çok iyi biliyoruz. Günümüzde ise, nerdeyse kemençesiz hiç bir müzik özellikle Karadeniz müziklerinde görmek mümkün değildir. Kemençe, bir yemeğin adeta yağı, tuzu ve biberi oldu. Kemençe, davul, zurna, tulum eksikliği, Karadeniz müziğinde en küçüğünden en büyüğüne sorsanız hemen anlaşılır. 

     “Oy Eminem” ile Karadenizli bütün gençlerin sevgilisiyle konuşması, “Mısırı Kuruttun mu”, “Almanya Acı Vatan”, “Ula Ula Niyazi” “Kolbastı” ve 350 cıvarındaki eser… Bizler hep bu şarkılarla büyüdük, neşeli ve hüzünlü günlerimizi, hayallerimizi hep bu türkülerle geçirdik.

     Sevgili Erkan Ocaklı tam 9 yıl önce, 13 Kasım 1999’da Hollanda’daki düğünümüze katılmıştı. Orada Karadeniz  sanatçılarının değerlerinin özellikle yine Karadeniz insanı tarafından bilinmediğinden yakınıyordu ki, çok doğru söylüyordu. Aslında kendi insanına sahip çıkmama özelliği, ne yazıktır ki Karadeniz’de çokça görülmektedir. Çok acı ama gerçek! Bunu anlamak mümkün değil! Aynen Rahmetli Hüseyin Kös’nin hayattayken yeterince değerinin bilinmediği gibi. Bu konuya geçmiş yazılarımda değinmeye çalışmıştım.

     Bizi çok sevindiren ve belki de bir ilk oldu diyebileğimiz şu oldu: Erkan Ocaklı için sağlığında 40 yıllık sanat hayatı için özel bir program düzenlendi. Hepimiz çok duygulanmıştık. Sevgili Erkan Ocaklı da bundan çok memnun kalmıştı, hatta bütün kırgınlıklarını unutmuş, herkese teşekkür etmiş ve herkese de hakkını helal etmişti. Yine bu günlerde bir “Erkan Ocaklı Șarkıları” çalışması hazırlandı.  Erkan Ocaklı da bundan haberdar oldu, çok heyecanlandı ve son anda vefatından önceki son şarkısını ekledi bu çalışmaya. Pazartesi bu çalışma piyasaya çıkacakken, aynı gün ebedi yolculuğuna uğurlanacak. Ne kadar hüzün verici, değil mi?      

     Erkan Ocaklı şarkılarında, küçükten büyüğe herkesin kendini bulacağı şarkılar vardır mutlaka. Bu şarkılarla kimbilir ne kadar farklı hikayeler vardır? Sevgili Volkan Konak’ın “Cerrahpaşa” şarkısında dediği gibi ‘herkesin bir derdi var, durur içerisinde’. 

     Erkan Ocaklı’yı Karadenizliler, Karadenizli sanatçılar, sevenleri, bütün Türkiye çok seviyor, kendisini rahmetle anıyor, öncelikle ailesi, yakın çevresi ve bütün sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

     Erkan Ocaklı örneğinde bir nebze de olsa kendisine hayattayken gösterilen ilgiyi, yine alanında toplum ve çevresi için hizmet veren insanlarımıza göstermek, hayattayken değerlerini bilmek gerekmez mi? Bu çok mu zordur sanki?

     Gelecek yazımızda görüşmek üzere, saygılar, sevgiler…



Ali DURMUŞ (Eğitimci, Dil ve Kültür bilimci)
a.durmus61@gmail.com
  

Başkasına Gönder Başkasına Gönder | Yazarlar İndeksine Dön ]



Yorum: Yaşamdan İzler
Gönderen Sıtkı ÖZKURT Tarih: 17.11.2008, 14:11
Puanım:   (10 / 10)
Ali hoca, "Online Mesaj Panomuz" adlı bloğu pasifleştirdim, onun yerine "Yazarlarımız ve son Köşe Yazıları" bloğunu aktifleştirdim.