İSTİKLAL MARŞI


Yazar:



Ali DURMUŞ (Eğitimci, Dil ve Kültür bilimci) biyografi

Tarih: 21.10.2007

Puan:

Okunma Sayısı: 256

Kelime Sayısı: 339

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

Geçmişten bugüne kadar kaybettiğimiz bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, yakınlarına, milletimize başsağlığı diliyoruz. İstiklal Marşı’mızın tamamını sunuyoruz.

İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!            hilal: yeni ay
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?      celal: öfke, kızgınlık
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.         ezelden: başlangıcı belli olmayan zaman
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.           bent: suyu biriktirmek için önüne yapılan set
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.                

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,                 garbın afakını: ufuklar, dört bir taraf
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.          zırhlı: demir ve tel levhalardan yapılmış giysi
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,           serhaddim: sınır boyu
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?          

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.                        
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:                    
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?         feda: bir amaç uğrunda bir varlıktan vazgeçme
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!              şüheda: şehitler
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,                Huda: Tanrı
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.          cüda: yurt ve baba ocağı gibi çok sevdiği şeylerden uzak kalma

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:                
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.         mabet: ibadethane
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,                     şahadet: tanıklık, şahitlik
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,      vecd ile: ilahi aşk ile
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,             ceriha: yara
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;               ruh-i mücerred: ruhsal 
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.          naaş: ölü vücut, ceset

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:                  izmihlal: yıkılma, çökme
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif ERSOY

Efendim, gelecek yazılarımızda farklı konuları sizlerle paylaşmayı umuyoruz. Selam ve sevgilerimizle…



Ali DURMUŞ (Eğitimci, Dil ve Kültür bilimci)
a.durmus61@gmail.com
  

Başkasına Gönder Başkasına Gönder | Yazarlar İndeksine Dön ]