Hıdırnebi Yayla Festivali


Yazar:



Ali DURMUŞ (Eğitimci, Dil ve Kültür bilimci) biyografi

Tarih: 16.06.2007

Puan:

Okunma Sayısı: 511

Kelime Sayısı: 925

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

HIDIRNEBİ YAYLA FESTİVALİAkçaabat’ın en eski, büyük bir heyecanla beklenen ve katılımın en yüksek olduğu ünlü bir yayla şenliğidir. Yöre halkı bu şenliğe 'dernek' demektedir. Akçaabat’ın bir çok köyünün bir araya gelmesiyle organize edilmektedir. Günümüzde bu şenliğe ‘Hıdırnebi Yayla Festivali’ demek, sanıyorum en uygun anlatım olacaktır. 

Ben kendimi bildim bileli, mümkün olduğunca bu şenliklere katılmışımdır. Geçmişteki şenlik ile, günümüzdeki şenlik arasında bazı farklar olmasına karşın, bir çok özellik aynen korunmaktadır. Yıllardır süregelen özellikleri koruyarak yapılan etkinlikler gelenek ve göreneklerimizi oluşturur.

Bu yazımızda Hıdırnebi Yayla Festivalinin daha profesyonel nasıl yapılabileceği üzerinde durmak istiyoruz. Diğer taraftan yöremizin en önemli bu şenliğinden, geçmişten bu güne anlatılacak çok şeyler var elbette. Eğer bu ve buna benzer geleneklerimizin geçmişten bugüne kadarki kutlanılışı ile ilgili yazılı çalışmaların yapılmasına, yöremizin tarihi, yaşamı ve tanıtımı bakımından çok önemli ve değerli bir çalışma olacaktır. Keşke özellikle üniversitede okuyan Karadenizli gençler bu tür konuları araştırıp yazabilseler, tez konusu yapabilseler. Sanıyorum yörenin tanıtımına büyük katkıda bulunmuş olurlar ki, bundan yöre halkı çok memnun kalacaktır.

Organizasyona son yıllarda Akçaabat Belediyesi ile belde belediyeleri de katılmaktadır. Özel olarak hazırlanan bir protokol çadırında devlet erkanı, belediye başkanları, partililer, yönetici ve özel misafirler ağırlanır ve etkinlikleri izlerler. Akçaabat Belediyesinin özellikle yol düzeni, çöplerin alınması gibi önemli katkıları olmaktadır. Tabiki bunlar olmalı ama yeterli mi? Hayır! Çok daha fazlasının yapılması gerekir. Yöre insanı, misafirler, Akçaabat, Trabzon, Karadeniz bunu fazlasıyla hak ediyordur, öyle değil mi?

Televizyonlarda, özellikle de Karadeniz yerel televizyonlarında belediyelerin organize ettiği bir çok festivaller yayınlanmaktadır. Bu festivaller genelde oldukça iyi organize edildiği görülmektedir. Yani belediyeye yakışır bir organizasyon olmasına özen göstermektedir. Elbette güzel olacak. Çünkü belediyelerin olanakları çoktur. Eksikler elbette olacaktır, eyvallah. Ama her yıl daha iyisi hedef alınarak, eksikleri en aza indirgemek mümkündür.

Hıdırnebi Yayla Festivali organizasyonunu belediyeler mi yapıyor? Hayır. Köyler mi? Hayır. Organizasyonda belirli işbirliğinde sözkonusu. Aslında geçmişte köyler kendi başlarına organize ediyorlardı. Son yıllarda bölge siyaseti, devlet erkanının bu şenliğe ilgisinin artmasıyla, belediyeleri ister istemez işin içine girmesine neden olmuştur diye düşünüyoruz. Güzel de oldu elbette. Ancak, sürekli söylüyorum: Hıdırnebi Yayla Festivali daha profesyonel organize edilebilmesi gerekir. Belki de bazıları, organizasyonun günümüze uygun bir biçimde yeniden uyarlanması, organize edilmesi, eski geneleğin bozulmasına neden olur gibi bir takım görüşler ileri sürülebilirler. Elbette haklılar, anlıyorum ama, eğer herhangi bir belediye kendine yakışır bir festival düzenliyorsa, Hıdırnebi organizasyonu 21. yüzyılda, 2007 yılında ya da gelecek yıllarda çok daha profesyonel organize edilebilir. Bunda ne kaybedilir, daha iyi olamaz mı?

Profesyonel organizasyonlarda bir etkinlik, bir festival düzenleneceği zaman, onun bir çalışma grubu, bir vakfı, bir derneği, bir yönetimi, organizasyon komitesi kurulur.  Bu organize grubu yeterli zaman önceden toplantılarına başlar ve organizasyonun en başarılı bir şekilde nasıl edileceğini planlar. Günümüzde reklamsız, sponsorsuz nerdeyse hiç bir büyük etkinlik yapılmıyor. Çok zengin birinin yapacağı organizasyon tabiki başka.

Hıdırnebi Yayla Festivali bir çok köyü ve belediyeleri ilgilendirmektedir. Öncelikle yeterli altyapı çalışmalarının yapılması gerekir. Bursa’daki Kocayayla, daha önce de Uludağ yolu üzerindeki uygun alanlarda düzenlenen festivaller için yer kiralanıyor, izin alınıyor, giriş parası alınıyor, insanların ihtiyaçlarını giderecek altyapılar oluşturuluyor. Bu yerler sadece bir şenlik için değil, bir çok toplantı, festival, şenlik, parti günü vb… için kullanılmaktadır. Dolayısıyla Hıdırnebi’de yapılacak güzel bir altyapı, sadece yılda bir kaç gün için değil, bir çok etkinlik için kullanılabilecektir, kiralanabilecektir. Yani yapılacak yatırıma yazık olmaz, eğer iyi bir kiralama, pazarlama sistemi getirilebilirse. Neden olmasın?

Festivallerde en önemli hazırlıklardan biri, eğlence günü düzenidir. Yani nereye ne yerleştirilecek? Bunun mutlaka kağıt üzerinde, kroki üzerinde olması gerekir. Hıdırnebi’de yer sorunu var, park sorunu var, çok kalabalık ve bazen eğlenceden bir zevk almak mümkün olmuyor. Hani yörenin insanı bütün bunlara alışmıştır ama gelen misafirler durumu öyle karışık görünce, daha sonra ne der, ne anlatırlar acaba? Tabiki burada yapılacakların sadece ve sadece misafiri memnun etmek, beğendirmek için değil, aynı zamanda yöre insanı da memnun kalmalı, beğenmeli, zevk almalı, bir daha gelmek istemeli. Yani bu organizasyon bir defaya mahsun değildir, her yıl aynı tarihte yani 19-20 Temmuzda tekrarlanacaktır. Aynen Türkiye’deki reformları Avrupa Birliği istiyor diye değil, kendi insanımız için yapmamız gerektiği gibi.

Efendim, Hıdırnebi bir efsanedir, çok güzel bir gelenektir, özellikle yöre insanının yaşamından bir kaç gündür ve öyle kısa yazılmakta anlatılması mümkün değildir. Yazımızı kısa tutmak adına, şimdilik kısa maddeler halinde önerilerde bulunalım ve zamanla yine detaylı konuya farklı açılardan bakmaya çalışırız:

  1. Özellikle organize yerinin, yani Hıdırnebi Yayla Şenliği kutlama alanının yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Bu büyük bir iş olduğu için, ancak belediyelerin ya da oluşturulacak özel bir bütçe ile yapılması mümkün olabilir.
  2. Hıdırnebi Yayla Festivali organize grubu, derneği, vakfı, komitesi yani özel bir yönetim oluşturmak çok daha etkin ve profesyonel çalışmaya olanak sağlayacaktır. Kısacası organizasyon sorumluluğunu tamamen üstlenecek bir yönetim oluşturulmalı.
  3. Bu yönetimde muhtarlar, belediye yöneticileri, iş çevresinden, okullardan insanlar katılabilmeli.
  4. Festival Yönetimi bundan böyle çalışmalarını daha düzenli bir şekilde yürütme imkanı bulacaktır. Örneğin: Eğlence günü düzeni krokisi oluşturulur. Protokol cadırı, köy resmi çadırları, marketler sokağı, kasaplar sokağı, lokantalar sokağı, tuvalet, park yeri, güvelik, danışma-enformasyon,  vb…
  5. Organizasyonun bütçesi oluşturulmalı. Reklam panosu oluşturularak, organizasyona maddi katkıda bulunanlar yani sponsorlar yazılmalı. Şu anda her köy çalgısını ayarlıyor, maddi giderler insanlardan toplanıyor, bir sürü zorluklar. Ama bu, çok daha düzenli bir şekilde olabilir. Belediye, iş çevreleri, eğlenceye katılan esnaf ve ziyaretçilerden alınacak gelirlerle belki de kişi kişi dolaşıp para toplama ortadan kalkabilir. Başka bir olanakla, isteyen maddi ve manevi katkıda bulunur.
  6. Horon alanları belirlenir. Belirli saatlerde farklı köyler, belirli saatlerde bütün köyler birlikte horon edebilme imkanı sağlanabilir.
  7. Gerekirse sanatçılar çağrılır, Bursa Karadeniz festivallerinde olduğu gibi. İnsanlar dolu dolu, müzikli, zevkli bir program izleme şansına kavuşurlar. Yoksa bir kaç saatlik alanda bulunma ile insanlar yeterli eğlenmiş, dinlenmiş, zevk almış olmazlar.  

Bu yazımızla birlikte umarız, insanlar artık daha kaliteli bir organizasyon için en azından konuşmaya, tartışmaya, görüş alışverişinde bulunmaya, fikir üretmeye başlayabilirlerse, ne mutlu bize, tabiki hepimize…

Gelecek yazımızda buluşmak üzere. Selamlar, saygılar.



Ali DURMUŞ (Eğitimci, Dil ve Kültür bilimci)
a.durmus61@gmail.com
  

Başkasına Gönder Başkasına Gönder | Yazarlar İndeksine Dön ]