| Toplum Bilinci ve Dernekler Arası İletişim |
Yazar:![]() Ali DURMUŞ (Eğitimci, Dil ve Kültür bilimci) ![]() Tarih: 11.06.2007 Puan: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Okunma Sayısı: 319 Kelime Sayısı: 674 | Herkese merhaba, Toplum Bilinci Türkiye çok haraketli bir memleket. Siyasetten tutun da, günlük yaşamın bütün detaylarında ve içinde bulunduğu koşullara göre çok haraketlilik gösteriyor. O yüzden gazete okumak, televizyon izlemek, haberleri kaçırmamak gerekiyor. Ülkede ve dünyada neler olup bittiğini izlemek, insanın ufkunu açar. Sohbetlerde konuşacak memleket konuları, dünya gündemi olur. Daha bilinçli, daha kültürlü insanlar, bütün bu olan bitenlerden haberdar olmak isterler. Yoksa kendilerini zamanın gerisinde hissederler ki, pek tercih edilmez. Ben çok iyi hatırlarım, hatta daha yaşlılarımızın anlattıklarından da bilirim: Örneğin Kurdoğun Şevki (yani Kurtoğlu hanesinden merhum Şevki Dede, Şevki ÖZKURT), yaşlılık ve hastalık yıllarında genelde hep yatağında olurdu. Fakat başucunda radyosu sürekli açıktı. Ajansları hiç kaçırmaz, Türkiye ve dünyada neler olup bittiğini sürekli izlerdi. Bu durum, Şevki Dede’nin olmazsa olmazlarındandı. Yani gelişmeleri mutlaka yakından izleyecekti, bunda bıkmak olmazdı. Her zaman köyde bulunamıyor ve insanları yakından izleme fırsatımız olmuyor. Ama yaz tatili esnasındaki izlenimlerimizi zaman zaman yazılarımıza aktarmaya devam edeceğiz. İkinci bir örnek: Ali Hafızın İsmail’i (yani merhum İsmail Bahadır). Kahve önünde, bahçesinde, camide nerde olursa olsun, mümkün olduğunca haberleri izlemeyi, özellikle gazeteleri okumayı hiç kaçırmıyordu. Gazeteyi en ince hatlarına kadar okuyor, hatta bulmalara bile kafa yoruyordu. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Her ne kadar zor da olsa, zor koşullar içinde yaşansa da, kendini ülke ve dünya sorunlarının, gelişmelerinin dışında tutmamalı. Sadece kendi kabuğuna sığınmadan, olup bitenlerden haberdar olmak için (her ne kadar beğenmesek de) medyayı yakından izlemek gerekir. Her davranışıyla daha bilinçli insanlar, aynı zamanda evde ve çevresini olumlu yönde etkiler, toplum bilincine destek olur. Acısu Dernekleri arasında iletişim Acısuluların köyümüzde, yurt genelinde ve yurtdışındaki dernekleşme çalışmaları herkesçe malüm. Hatta sanıyorum ilk yazımda da yurtdışındaki dernekleşme çalışmalarına değinmiştim. Acısu Köyümüzün şu andaki mevcut derneğin çalışmalarını mümkün olduğunca yakında izlemeye çalışıyor, yönetici arkadaşlarla zaman zaman dernek yararına görüşmelerimiz olmaktadır. Bizim ta baştan söylediğimiz gibi köyümüz, çevremiz, köylülerimiz yararına yapılan bütün çalışmaları destekliyoruz. Toplum yararına iyi çalışmalar yapma arzusunda olan herkese, çalışmalarının daha da başarılı olabilmeleri için konuşmak, desteklemek, yardımcı olmak gerekir. Biz her zaman bunu savunduk ve savunuyoruz. Avrupa’da kurulmuş olan Acısu Kültür Derneği (AKDER) ilk dönemlerinde, yani benim de yönetici olduğum dönemlerde çok özenle hazırlanmış tüzükler vardı ve bunlar azami şekilde uygulanıyordu. En önemli amaçlarından bir tanesi de, Türkiye’deki bütün derneklerle iletişim ve işbirliğiydi. Ancak bu şekilde birlik ve beraberlikten söz edilebilecekti. Yine aynı şekilde Acısu AKDERgi de her bölgeye, her derneğe yeterli yer verilmesine özen gösteriyor ve böylece önemli bir iletişim ağı, kültür ve dayanışma köprüsü oluşturmaya çalışılıyordu. Acısu Köyü ve köylüleri ile ilgili şu andaki derneklerin durumunu herkes izlemektedir. Keşke yukarıda sözünü ettiğimiz amaç doğrultusunda istikrarlı bir şekilde ilerleme sağlayarak, sürekli daha iyiye koşulabilseydi. Efendim, bu işler ekip işidir, öyle sanıldığı gibi kolay işler değildir. Rahmetli Rıza Durmuş (dayım), bu konuda herkesle konuşuyor, dernekçiliğin önemini anlatıyor ve başarılı olunması gerektiğini savunuyordu. Bu ve buna benzer açıklamaları, aynı zamanda “Rıza Durmuş” adlı yazımda değinmiştim. Sevgili Emekli Halk Eğitim Müdürü Eşref Gedikli, geçmişte Akçaabat’ta çok görev yapmış ve bir kaç yıl önceki Hollanda ziyaretinde geniş konuşma şansımız olmuştu. Hep anlatıyordu bu işlerin çok zor olduğunu. Hatta Eşref Hoca’ya hep önermişimdir: Çalışmalarını, anılarını emekli zamanlarında yazarsan çok iyi olur diye… O yüzden toplum yararına yapılan çalışmalar oldukça zordur. Muhtar Tahsin Çelik anlatmıştı bir ara: Hıdırnebi derneği sonrası olacak galiba (tabiki yine bir çok yerde ve etkinlikte) çöp arabası gelmiş, işte çöpler toplanacaktı, hiç kimse yoktu ve oradakiler bu işi yapıyordu. Yani bu işler öyle dışardan görüldüğü gibi değil. Öncelikle istekli olacaksın, bol zamanın olacak, konuları çok iyi bileceksin, toplum adına hizmet ettiğini unutmayacak doğru kararlar vereceksin, gerekirse cebinden harcayacaksın, söz, laf vs… işiteceksin. Sabırlı, uyumlu, anlayışlı, bilinçli… olacaksın. Ben 28 yıldır bu işlerin sürekli içerisinde oldum, sadece Türkler, köylülerimiz arasında değil, aynı zamanda Türkiye’nin farklı illerinden insanlarla, Hollandalılarla olan bir çok dernek, vakıf, toplum yararına projelerimiz oldu ve insanlar, gruplar arası ilişkileri çok iyi biliyorum. O nedenle, toplum, kamu yararına yapılan çalışmaları ve insanları her zaman desteklemek, kutlamak gerekir. Acısu Köyümüzdeki derneğimizin Bursa’da yeni kurulmuş dernek çalışmalarına katılmaları, desteklemeleri ve muhtarın da bu çalışmalara katılarak, yanlarında olduklarını vurgulamaları güzel bir etkinlik, herkesi kutluyoruz. Bu tür iletişim, işbirliği ve dayanışmanın devam ettirilmesi çok yararlı olacaktır. Gelecek yazımızda tekrar buluşuncaya kadar, en iyi dileklerimizle. Saygılar, sevgiler. Ali DURMUŞ (Eğitimci, Dil ve Kültür bilimci) a.durmus61@gmail.com |
[






