Akçaabat-Acısu Köyü Forumu
Duyurular: Akçaabat-Acısu.Com Forumuna Hoşgeldiniz!
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Cuma, 09.Ocak 2009, 03:35:16


Kullanıcı adınızı ve parolanızı


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bunları Biliyormuyuz?  (Okunma Sayısı 1181 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
şahinkaya06
Global Moderator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 215


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« : Çarşamba, 26.Aralık 2007, 21:33:53 »

Çağdaşlaşma Yolunda

l930'lu yılların Türkiyesi'nin Urla gibi bir Ege şehrinde dahi açlıktan insanların öldüğünü...

Ortalama bir memurun aylık maaşının 50 lira olduğu bu dönemde, çağdaşlaşma yolunda(!) 75 000 lira gibi büyük paralar ödeyerek heykel yaptırdığımızı

Kendinizi Türklere Emanet Edin

16. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin gelişme yolu üzerinde direnmiş ve Türk orduları ile savaşa tutuşmuş olmasından dolay Katolik Avrupa tarafından kendisine "Hıristiyanlığın şövalyesi" ünvanı verilen Boğdan Beyi Büyük Stefan'ın ölüm döşeğin de, evlatlarına gayet ibretli bir şekilde:

"Belki de yakında himayeye muhtaç olacaksınız Asla Rus'a yanaşmayın. Haindir, sizi yok eder. Fakat kendinizi Türklere emanet edin. Adil ve merhametlidirler" diyerek nasihat ettiğini

Talan Edilen Mirasımız

Şanlı Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazinin mübarek anası Hayme Hatunun Domaniç’teki türbesini ulu hakan Abdülhamid Han'ın, ecdadına hürmetinin ifadesi olarak büyük bir itina ile tamir ettirip pencerelerini atlas perdelerle kaplattırdığını ve zeminini de Hereke dokuması muhteşem bir halı ile, döşettiğini . . .

Daha sonraları iş başına gelen Halk Partisi döneminde ise o muhteşem halının türbeden gasp edilerek, partinin İnegöl ilçe yöneticilerinin kapılarına paspas yapıldığını ve atlas perdelerinin de kaymakamlık binasında kullanıldığını...

Ecdadımızın Silinmez İzleri

1976 yılında Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde, deniz suyunu tatlı suya çeviren bir tesisin açılışından sonra meslektaşları ile sohbete girişen dönemin Türkiye Büyükelçisi Necdet Özmen'in bir ara söze: "Bu Suudi Arabistan'ın ilk tuzdan arıtma tesisidir" diye başlaması üzerine

Fransız Büyükelçisinin hayretler içinde kalarak:"No... Sör... Bu Suudi Arabistan'ın ilk tuzdan arıtma tesisi değildir. İlki Osmanlılar'ın 1800.lü yılların sonunda yaptığıdır" diyerek ecdadımızın eşsiz mirasından habersiz yaşayan elçimizi mahcup ettiğini
Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
vampire
Çaylak
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Perşembe, 27.Aralık 2007, 00:38:36 »

yazın kısa ve bilgi dolu olmuş bundan ötürü teşekkürü bir borç bilirim ancak şunlarıda bilerek ve sorgulayarak yaşamakta fayda var

Öncelikle osmanlı imparatorluğu tesadüflerin neticesinde yıkılma sürecine girdi ?

İçimizdeki Avrupaya özenme hastalığı bu gün acaba hangi boyutlarda ve bu sorunun dahilinde toplumumuz bu özenmeyi artık sıradan bir algılama olarak mı kabul ediyor ?

Her dakika osmanlı diyoruz ancak osmanlının gerek yönetimsel gereksede sosyal bakımdan yapmış olduğu reformları ne derecede irdeledik ve inceledik bu soruların dışında acaba hayatımıza uyguluyormuyuz yoksa " Aman benmi kurtaracağım bu ülkeyi hem benim yapmamla ne değişecek mi ?" diyoruz

Vatanı gerçekten kim sattı ? İntihar etmediği halde böyle kirlibir yaftayı Rahmetli Hükümdarımıza Kim Yapıştırdı ?

ve bu sorular haricinde yüzlerce soru çıkacak ancak önemli olan bunlar değil bunlara cevap vermiş olmakta pek bir şeyi değiştirmeyecektir . Neden dersek ;

Çünkü 2008'in arifesindeyiz ve malesef kültürümüzden başlayarak her şeyimiz değişmiş ve değişmeye devam etmekte bunların sonucunda bizden olmayan herşey bizden sayılmaya başlanmıştır . Bu sorunların şu anda güncel siyaset ışığında ve geçmişin tecrübesi ile nasıl düzeltiriz ve doğruları infiallere kapılmadan nasıl yaşayabiliriz bunlar daha önemli

Son olarak malesef bir şeyi unuttuk geçmişe bakmak değil geçmişe bakıp önünü aydınlatmaktır önemli olan bizlerse geçmişe bakıp biz şunu ettik bunu ettik diyoruz ve günümüzde çokta fazla şey yapmıyoruz yapanlarada laf sokmaktan başka bir şey etmiyoruz !!!
Moderatöre Bildir   Logged

I'm a Software Engineer For Java
Sıtkı ÖZKURT
Administrator
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 54


Kurdoğun Sıtkı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Perşembe, 27.Aralık 2007, 13:43:11 »

Son olarak malesef bir şeyi unuttuk geçmişe bakmak değil geçmişe bakıp önünü aydınlatmaktır önemli olan bizlerse geçmişe bakıp biz şunu ettik bunu ettik diyoruz ve günümüzde çokta fazla şey yapmıyoruz yapanlarada laf sokmaktan başka bir şey etmiyoruz !!!

Kanaatimce çok doğru ve yerinde olan bir tespit, tebrik ederim. Sevr'den kurtulmak için kahramanca mücadele eden Türk Milleti, 'Ulusal Kurtuluş Savaşına' nasıl zorla itildiğini hiç bir zaman unutmamalıyız.

Tarihimizi bileceğiz, fakat önümüze de bakacağız, hedeflerimizi kovalayacağız.
Moderatöre Bildir   Logged

şahinkaya06
Global Moderator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 215


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Perşembe, 27.Aralık 2007, 19:38:37 »

Katılıyorum aslında bende başlığı bu yüzden bu şekilde koydum.Bilmeyen çok,bilende sadece konuşuyor.İş işten geçti düşüncesi yüzünden yaramız derinliyor.İnşallah bu yazılarımızla hepbirlikte geçmişimizi geleceğe ışık olarak sunacağız.Geçmişimiz gururumuz olmalı.Herkesinde bildiği gibi gurur sadece geçmişle yaşanmaz.Bugün yaşananın sebebi geçmişse,aynası tarihimizse işte o zaman gururumuz olur tarihimiz..Her ne kadar kimse uyanmasada,Osmanlı'yı unutsada ben hayatım boyunca Osmanlı diyeceğim ve o ümitle yaşayacağım,çabalayacağım..Tabiki arkadaşım genel olarak konuşmuş ama ben kendimce genele oranla az da olsa bişeyler yaptığıma inanıyorum,yapanlarada laf sokmam..laf sokana laf sokarım..Günümüzde doğrudur genel olarak fazla şey yapmıyoruz buda şurdan kaynaklanıyor;bişey yapmayan adamı hemen toplumdan uzak görüyor,tavır alıyoruz.bu sefer oda kafasına göre birini buluyor işte ayrımcılık oluyor.neden mi?O grup nedir geçmişini,tarihini unuttuğu için batılı hayranı gibi yaşıyor benim ülkemde..diğer tarafta da tarihini unutmamış ancak düşüncesiyle kendi ülkesinde yalnız kalmış kişiler var..İşte örnek yılbaşı kutlaması..Osmanlı danmı geliyor.ama tüm Türkiye göreceğiz kutlayacak..ben uykumda olacağım herzamanki gibi..Bilsemki Osmanlı doğacak,kellem gidince.kellemi ben keserim..herzaman Osmanlı torunuyum,öyle öleceğim..Sıtkı abiminde dediği gibi.."Tarihimizi bileceğiz, fakat önümüze de bakacağız, hedeflerimizi kovalayacağız." thumbup
Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
şahinkaya06
Global Moderator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 215


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Pazar, 06.Ocak 2008, 19:53:09 »

Bitmeyen Osmanlı Sevgisi

Balkanlar'dan Orta Doğu'ya kadar büyük bir coğrafyanın 1. Cihan Savaşından sonra elimizden çıkmasına rağmen, o topraklarda yaşayan halkın hala büyük bir hasretle "Osmanlı, Osmanlı " diye sayıkladığını ..

Budapeşte'den gelen bir yazarımıza bir Boşnak,ın'. "Madem ki İstanbul'a gidiyorsun Allah aşkına o şehrin toprağını benim için öp Allah benim canımı İstanbul'u görmeden . alması!" dediğini Trablusgarp'daki ihtiyar Cezayirlilerin , boyunlarına muska diye Osmanlı parası taktıklarını… Biliyor muydunuz.

Avrupa'da Akıncı Korkusu

1534 yılında Viyana'daki St. Stephen Katedrali'nde. Osmanlı akıncılarının yaklaştığını görüp çan çalarak haber vermekle vazifeli bir memuriyetin ihdas edildiğini ve bu memuriyetin ancak 1956 yılında, Viyana Belediye Meclisince. Artık bir Osmanlı tehlikesi kalmadığından, bu vazifenin lüzumu yoktur" diye bir karar alınarak iptal edildiğini...

Cennette Yer

Osmanlı Devleti'nin zirvelerde şahlandığı, akıncılarının Avrupa içlerinde at oynattığı bir dönemde. kilisede bir papazın vaaz verirken"Dünya hakimiyetinin Türklere fakat Cennet'in de kendilerine ait olduğunu... " söylemesi üzerine. bu taksime aklı yatmayan cemaatten bazılarının büyük bir ümitsizlik içinde: "Dünyada bizi yurtlarımızdan çıkaran Türkler hiç Cennet'te yer bırakırlar mı?" dediklerini...

Batışın Remzi

Yükseliş dönemimizin ruhunu yansıtan mütevazı Topkapı Sarayına karşılık, yıkılışımızı remzeden Varsay taklidi Dolmabahçe Sarayının Avrupa'dan borç alınan para ile, 9 ton altın ve 41 ton gümüş kullanılarak inşa edildiğini...

Şefzade'nin Dolmabahçe Sefası

İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanlığı yaptığı dönemde, oğlu Ömer İnönü nün gerek talebelik gerekse daha sonraki yıllarda koskoca Dolmabahçe Sarayını ikametgah olarak kullanıp, yattığı bir oda için bütün sarayın kaloriferlerini yaktırdığın ve ayrıca bu şefzadenin sarayda kadınlı kızlı gece alemleri düzenlediğini...

Bütün bu olanların dönemin Millet Meclisinde ciddi tartışmalara yol açtığını ve o gün mecliste bulunan baba İnönü nün kulaklığı takılı olduğu halde müzakereleri işitmemezlikten geldiğini

Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
şahinkaya06
Global Moderator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 215


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Çarşamba, 09.Ocak 2008, 23:28:54 »

Prof. Citlioglu, 'Olumcul Tahterevalli' kitabinda ABD'nin Osmanli sinirlarinda birden fazla Kurt devleti kurulmasi icin Ingilizler ile yaptigi yazismalari acikladi

TURKIYE'NIN yuzyillardir kangren haline gelen Ermeni ve Kurt sorununu inceleyen teror uzmani, Bahcesehir Universitesi Stratejik Arastirmalar Merkezi Baskani Prof. Ercan Citlioglu, son kitabi 'Olumcul Tahterevalli Ermeni- Kurt Sorunu' icin ABD, Ingiltere, Fransa ve Rusya Disisleri Bakanligi'nin arsivindeki gizlilik suresi dolan belgelere ulasti. Gelecek hafta yayinlanacak olan kitapta Kurt ve Ermeniler'in basta ABD, Ingiltere, Fransa ve Rusya olmak uzere dis mihraklar tarafindan nasil kullanildigi belgeleriyle ortaya konuyor.

OYUNCAK OLDULAR

10 yillik bir calismanin urunu olan kitabinin ozellikle Kurt vatandaslara bir mesaj niteliginde oldugunu belirten Prof. Ercan Citlioglu, sunlari soyledi: '1800'lu yillarda Ermeni ve Kurtler'in donemin egemen gucleri ABD, Ingiltere, Fransa ve Rusya'nin elinde birer oyuncak haline geldigini goruyoruz. Kullanilmislar, hala da kullanilmaya devam ediyorlar.'

ERMENI-KURT DEVLETI

KItapta, PKK ve ASALA'nin gecmiste ortak hareket ettikleri gercegi de, 8 Nisan 1980'deki ortak eylem deklarasyonu ile kanitlaniyor. Deklarasyonda, 'PKK ve ASALA'nin uzerinde anlasmaya vardiklari devletin adi, Ermeni- Kurt Federe Devleti olacak. Dogu Anadolu, federe devletin Ermeni sektorunde, Guneydogu Anadolu ise Kurt sektorunde kalacaktir' deniyor. Ayrica ABD'nin Osmanli sinirlari icersinde birden fazla Kurt devleti kurma konusunda Ingilizlerle yaptiklari yazismalar da kitapta mevcut.

BARZANI, CIA VE MOSSAD

Talabani ve Barzani'nin ABD, Ingiltere ve Israil'in destegini almak icin birbirlerine yaptiklari suclamalarin da yer aldigi kitapta, Barzani'nin CIA ve MOSSAD ile casusluk iliskileri oldugu iddialarina yer veriliyor. Kitapta Ingiliz Disisleri Bakanligi'nin gizlilik suresi sona eren 646 sayili belgenin 992. sayfasinda Ingiltere Disisleri Bakani Lord Curzon'a ait 'Turkler Avrupa'dan atilmalidir. Bir veba tohumu olan savaslarin yaraticisi, komsulari icin bir kufur olan Turkler Avrupa'dan silinmelidir' sozleri de yer aliyor.




(alıntıdır)
Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
cagatay_61
Müdavim
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 214


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Cuma, 25.Ocak 2008, 18:04:19 »

gerçekten çok değerli bilgiler, paylaşan arkadaşlara teşekkür ediyorum...

bütün sözlere katılıyorum, ekleyecek söz kalmadı bize, artık bu yazılanlardan ders almak vaktidir...
Moderatöre Bildir   Logged

ALLAH cc TÜRK İSLAM ALEMİNİ KORUSUN VE YÜCELTSİN
şahinkaya06
Global Moderator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 215


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Perşembe, 28.Şubat 2008, 23:42:53 »

Ağaca Asılan Zekat Parası

Fatih Sultan Mehmet Han devrinde bir Müslümanın. günlerce dolaşıp yıllık zekatını verebileceği fakir birini arayıp bulamadığını

Bunun üzerine zekatının tutarı olan parayı bir keseye koyarak Cağaloğlu'ndaki bir ağaca asıp, üzerine de:

"Müslüman kardeşim, bütün aramalarıma rağmen memleketimizde zekatımı verecek kimse bulamadım. Eğer muhtaç isen hiç tereddüt etmeden bunu al" diye yazdığını..

Ve bu kesenin üç ay kadar o ağaçta asılı kaldığını

Nebiler Sultanı nın Güzellikleri

Aşk bahçesinin yanık bülbülü Hazreti Mevlana'nın, Peygamberimiz'in (sav) üstün vasıflarıyla alakalı olarak:

Nebiler Sultanı'nın (sav) vasıflarının şerhini. eğer ben devamlı, durmadan söylesem, yüzlerce kıyamet geçer de o yine bitmez. " dediğini...
Sahabi efendilerimizden Amr bin As'ın (ra): "Benim gözümde Resulullah'dan (sav)daha sevgili, benim gözümde Ondan daha büyük bir kimse yoktur. Ne var ki, Ona olan tazimimden gözüm doya doya Ona bakamıyordu " dediğini. . .
İmam Kurtubi'nin de "Nebiler Nebisi'nin (sav) güzellikleri bize tamamıyla gösterilmemiştir. Gösterilmiş olsaydı, gözlerimiz Ona bakmaya takat getiremezdi " diyerek İki Cihan Saadet Güneş’inin güzelliklerini bir nebzecik olsun anlatmaya çalıştıklarını..Biliyor muyduk?
Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
şahinkaya06
Global Moderator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 215


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Pazar, 04.Mayıs 2008, 16:56:42 »

Niğbolu Kartalı Yıldırım Padişah(YILDIRIM BAYEZİD) serkeşlik eden Bulgaristan'ı feth etmiş,buna içerleyen Macar Kralı Sigismund Bursa(başkent)'ya özel elçisini göndererek protesto etme hevesine düşmüştür.Kral elçisini;"Azametli dur,sert bak,Osmanlıların içine korku salmaya çalış!Macar kafilesini görünce yürekleri ürpersin.Padişaha da meydan oku,ona hangi hakla Bulgaristanı işgal ettiğini sor.Üzerine git yüklenebildiğin kadar yüklen!Beni temsil ettiğini unutma"diyerek doldurmuş ve kafile Bursa'ya girer.Yıldırım Padişah bir süre sonra huzura alır eliçiyi.Getirilen hediyeler alındıktan sonra.Elçi söze başlar;"Azametlü,kudretlü,asaletlü,fehametlü Macaristan Kralını temsilen..."Padişah sadrazama göz atar.Sadrazam elini kaldırıp elçiyi susturur:"Sadede gel elçi,bizim boş vaktimiz yoktur'Ayrıca da biz kuvvet,kudret,azamet kaynağı olan ALLAH tan başka hiçbir kuvvet,kudret ve azametten korkmayız.Bunu böyle belle ve buna göre kelam eyle!"
elçi;"ama Kralımızın ordusu çok büyüktür,kralımız yüce bir kraldır!"
"Dağ ne kadar yüksek olursa olsun yel üstünden aşar"diye cvp alır.
elçi:"evet ama siz rüzgar değilsinizki.."
"Evet ama sizde dağ değilsiniz!Hem bize 'YILDIRIM' dendiğini duymuş olmalısınız."
elçi:"iyi ama Bulgaristanı hangi hak ve selahiyetle işgal ettiniz?"
Yıldırım Padişah,Sadrazam'a "bir kılıç ve KURAN geturun" der.
Kılıç ve KURAN gelir.
Padişah sağ eline KURAN'ı,sol eline de kılıçı alır.Sağ elini kaldırır;"İŞTE HAKK".
Sol elini kaldırır;"İŞTE SELAHİYET"..der.
Tahtına döner ve ;"Var git şimdi cevabımızı aynen kralına ilet,kendisinden korkmadığımızı da söyle.Biz hakkı Kitabımızdan,salahiyeti kılıcımızdan alırız!ALLAH a güvenir,ancak ondan korkarız.Bütün küffarlar birleşip üstümüze gelseniz,davamızdan dönmeyiz!!" diyerek Bursa'ya azametle giren elçiyi boynu bükük göndermiştir.
Ecdadımız yeri geldiğinde masaya yumruğu vurmasını çok iyi biliyormuş,bizde bizim masamıza vursalarda alttan almaya devam etmekle nereye kadar gideceğiz merak ediyorum..Ne mutlu Osmanlı Torunuyum...
Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

© Akçaabat-Acısu.Com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM