Akçaabat-Acısu Köyü Forumu
Duyurular: Akçaabat-Acısu.Com Forumuna Hoşgeldiniz!
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Cuma, 09.Ocak 2009, 05:01:55


Kullanıcı adınızı ve parolanızı


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: EFENDİMİZ(S.A.V.)  (Okunma Sayısı 320 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
şahinkaya06
Global Moderator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 215


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« : Çarşamba, 16.Nisan 2008, 13:50:50 »

HZ. PEYGAMBER, ÇOCUKLAR VE GENÇLER
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s) âlemlere rahmet olarak gönderilmiş, şefkat ve merhamet peygamberidir. O, peygamber olmakla birlikte aynı zamanda bir insandır. O’nun şahsiyeti bizler için en güzel örnek teşkil ederken, ibadet hayatı, ahlakı ve aile hayatında olduğu gibi; çocuklarla ve gençlerle olan ilişkisi de bizler için en güzel örnektir.
Mesela, Peygamberimizin Medine’ye hicreti esnasında güzel elbiselerini giyinmiş, Peygamberimizi karşılayan ve O’ nu öven şiirler okuyan Medineli çocuklara;           
- “Beni seviyor musunuz?” söylediğinde, O’na Çocuklar hep bir ağızdan:
- Evet çok seviyoruz Ya Rasulallah!..cevabını verdiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber de onlara:
- “Andolsun ki ben de sizleri seviyorum” müjdesini verdi… Artık çocuklar mutluydu, çünkü onlara değer veren, onları önemseyen ve seven; sevilmelerini isteyen bir peygamberleri vardı…
Peygamberimiz çocukları sevmenin, ilgi göstermenin yanında onları eğitmenin de çok önemli olduğunu vurgulamıştır. “Bir babanın evladına verebileceği en değerli hediye güzel terbiyedir.”(Hakim El Müsteddrek,4,263) buyurmuştur. Tabiî ki, güzel terbiye çok önemlidir. Ancak çocukları eğiteceğiz derken katı kurallar ve ağır yüklerle onları ezmemek, çocuk olduklarını unutmamak gerekir. Bu konuda Peygamberimiz; “ Üç kişiden kalem kaldırılmıştır (sorumlulukları yoktur). Buluğ çağına erişinceye kadar çocuktan; aklı başına gelinceye kadar mecnundan; uyanıncaya kadar uyuyandan.” Buyurmuştur.(Ebu Davud, Hudud 16,Tirmizi Hudud 1) Dolayısıyla çocuklar ve gençler eğitilirken onlara sağlanan bu hoşgörü ve sevgiyi onlardan esirgememek, onların yaptıkları hatalardan dolayı hemen onlara ceza uygulamamak gerekir.Bunun en güzel örneğini çocukluğunu ve gençliğini Peygamberimizin yanında geçiren Enes bin Malik göstermiştir.
Hz. Enes anlatıyor: “Peygamberimize on yıl hizmet ettim. Aslında yaptığım işler pek yerli yerinde olmuyordu. Buna rağmen Hz. Peygamber, bir defacık olsun bana vurmadı ve surat asmadı. Beni azarlamadı ve ayıplamadı. Hatta öf bile demedi. Hoşuna gitmeyen bir şey için” niçin böyle yaptın diye” beni sorguya çekmedi. Herhangi bir hatalı davranışım için hanımlarından biri “keşke şöyle yapsaydın diyecek olsa  “Bırakın çocuğu ..O, Ancak Allah’ın dilediğini yapmıştır.” (Ebu Davut Edeb,1)Deyip beni korurdu. Çünkü O, çocuklara karşı insanların en şefkatlisiydi.Bir gün beni bir işe yollamıştı. Önce gitmek istemedim. Ancak içimden de Peygamberimizin gönderdiği yere gitmek geliyordu. Yola çıktım, sokakta oynayan çocuklara rastladım. Onların yanında oyalanıp kalmışım. Birden ensemde bir el hissettim. Dönüp baktım, birde ne göreyim, karşımda Peygamberimiz gülümsüyor. Bana “Enesciğim sana söylediğim yere gittin mi?” Diye sordu. Ben de :”Pekâlâ derhal gidiyorum Ya Rasulallah”  diyerek bana söylenen yere gittim.(Ebu Davut Edeb,1)
Hz. Peygamber (sav) çocukları ibadete alıştırmak için onların camiye namaz kılmaya götürülmesini tavsiye ederdi. Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz çocukları ibadet hayatına alıştırırken de en merhametli şekilde davranırdı, hatta kendi torunlarını sırtına alarak mescide götürürdü. Namaz esnasında cemaate dâhil olan kadınların çocukları ağladıkları zaman namazı kısa tutardı. (Buhari)
   Aynı zamanda İslam’da yeri ve değeri yüksek olan gençlik de Hz. Peygamberin lisanı ile övülmüştür. Onların meziyetleri üstün vasıflarla beyan edilmiştir. Sorumluluğunun idraki içinde olmayan gençler de pişmanlık duyacakları gün gelmezden önce uyarılmışlardır. Sorumluluk sahibi, edeb ve ahlak bakımından üstün meziyet taşıyan gençleri Peygamber efendimiz şöyle övmüştür: “Gençlerin en hayırlısı bilgi, edep ve terbiyede yetişkin insanlara benzeyen, büyükler gibi kâmil olanlardır.” (EL Fethul Kebir,2,101)
Böylece anlıyoruz ki, nefsine hâkim olabilen, edeb ve terbiyesini en güzel bir şekilde kavrayabilen genç nesil, Peygamberimiz (sav)’in buyurduğu gibi yaşıtlarının en hayırlısıdır.
Dürüst ve Allah’a itaatli bir gencin nail olacağı ilahi mükâfat, adaletiyle idaresi altında bulunanlara huzur ve güven kaynağı olan devlet başkanının erişebileceği derece kadar yüksektir. Bu hususta Resul-i Ekrem (sav) tarafından şöyle müjdelenmiştir.
“Cenab-ı Hak, Kıyamet gününde yedi sınıf insanı arşının gölgesinde bulundurmakla şereflendirecektir. O gün Onun himayesinden başka sığınılacak bir yer yoktur. Bu yedi sınıftan birincisi Adil devlet reisi, ikincisi Rabbine itaatle büyüyen (olgunlaşan) gençtir. Üçüncüsü kalbi camilere bağlı bulunan kimsedir. Dördüncüsü birbirlerini Allah için seven, bir araya gelmeleri de, ayrılmaları da Allah için olan kimsedir. Beşincisi güzellik ve mevki sahibi kadın, kendisini davet ettiği halde “ben Allah’tan korkarım” deyip iffetini koruyan kimsedir.  Altıncısı sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar sadakayı gizli olarak verendir. Yedincisi o kimsedir ki ıssız yerde rabbini zikreden ve gözyaşı akıtandır.” (Riyazüs-Salihin 1.377)Rabbimin gölgesinde gölgelenmeye layık kılınan yedi sınıf insandan birisi de “Rabbine itaatle büyüyen gençtir” O genç ki, arzularına, heveslerine, duygularına kapılmayıp aklıselim ile Allah’ a kul olmaya devam etmiş ve öylece yetişmiştir.
   İnsanoğlunun ahirette hesap vereceği konulardan biri de ömrünü ve gençliğini nerede ve ne surette yıprattığı olacaktır. Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır: “İnsanoğlu kıyamet gününde rabbinin huzurunda beş suale cevap verinceye kadar bulunduğu yerden ayrılmaz. Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazandığından ve onu nereye harcadığından, bilgisiyle nasıl amelde bulunduğundan sorulacaktır.” (Tirmizi 4.612)
   Dolayısıyla insana verilen en önemli beş değerden biri de gençliktir. Cenab-ı Allah’ın verdiği aklıselim ile hayırlı işleri düşünebilen ve düşündüğünü hiçbir acizlik olmadan gerçekleştirebileceği bir çağdır gençlik. Bu değerli hazineyi nasıl kullandığının mutlaka hesabını verecek ve ona göre mükâfatlandırılacaktır.
Böylece ömrünü hayırlı işlerle geçiren gençler, içinde bulundukları cemiyetin küçükleri ve yaşlıları için sevinç ve övünç kaynağı; iyilik ve yararlı hizmetlerin meşalesi durumundadırlar. Peygamber efendimiz bu gibi gençlerin huzur ve kuvvet dolu yaşayışlarına, toplumun gelişebilmesi için onlardaki güce değinmiş, kendi gençliği ve yetiştirdiği gençlerle bizlere en güzel örnek olmuştur.
(alıntı)
Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

© Akçaabat-Acısu.Com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM