Akçaabat-Acısu Köyü Forumu
Duyurular: Akçaabat-Acısu.Com Forumuna Hoşgeldiniz!
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Cuma, 09.Ocak 2009, 04:19:41


Kullanıcı adınızı ve parolanızı


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkiye'de kanunlar  (Okunma Sayısı 2920 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
şahinkaya06
Global Moderator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 215


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« : Perşembe, 19.Temmuz 2007, 00:43:25 »

Türkiye de kanunlar benim görüşümde bazı konularda çok hafif kalıyor hatta yok gibi..cezalar hafif..gerek içimizdeki karanlık güçlerin gerekse dış güçlerin etkisiyle ülkemizde ceza neredeyse kalmamış buda ükemzin bozulmasına,disiplinsizlik ortamına girmesine yol açıyor..işte en çok kızdığım bir konudur güzelim ormanlarımız cayır cayır yanıyor.şimdi bugün yakan yakalanmadıysa, hiç yakalanmadımı.mutlaka yakalanmıştır...ceza yokki adamı bırak seneye yine canı sıkılıyor gidiyor yakıyor yine..ona dünyanın en ağır cezasını vereceksin yanan bütün yerleri ayağında zincirle tek tek ağaçlandırıp eskisi gibi olan dek bakımıı yapacak...ondan sonrada müebbet yatacak bakayım sonra hangi delikanlı çıkıpta acaba ormanı yakmak değil sigarayla ormana girebilirmi,girermi..geçen pazar kendi gözlerimle şahit oldum hiç bukadar sabır etmemiştim hayatımda..adamın biri hatta adam da demiyeyim..bizim köylü değil farklı köylü..yayla şenliğinde üşümüşler ormandan yakacak bişey bulacak..alıyor eline baltayı(kurebi)giriyor ormana tabi yerde bulamıyor büyük ağacada çıkmaya üşeniyor.bir metre boyundaki gencecik çamları kesiyor gelip ALLAH tan korkmadan yakıyor onları ve sinirimden bütün günümü haram etti bana ancak ses çıkarmadım çıkarırsam zaten onu o çamların yerine dikmeliydim.şimdi ben diyorum ki böyle varlklar hayatta var olacağına bunların yerine bir kaç tane daha doğal çam olsa benim için çok daha iyidir.hayatta en çok kızdığım şeylerden biridir..babam olsun affetmem..o çam benim için yedi yaşında bir çocuktu ama o şahsiyetsiz varlık onları kesti malesef..hala içimde bir sızı..hiç unutmam rahmetli dedem (ahmet şahinkaya) bir gün arazi suluyor bende yanında..suladığı bölgede büyük kiraz ağaçları vardı dedemin..kazmayla uğraşıyor su onlarında dibine gitsin diye.."dede ne uğraşıyon kcaman ağaç o suya ihtiyacı yokki.." dedim.rahmetli bana "bende kocaman oldum yaşlandım ama hala su içiyorum" dedi.ben doğa sevgisini ondan öğrendim..ALLAH onu nur içinde yatırsın..sizlerden ricam doğayı koruyalım,korunmasını sağlıyalım..ALLAHa emanet kalın..
Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
SUNGUR
Global Moderator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Perşembe, 19.Temmuz 2007, 13:17:20 »


Yukarıdaki Alman atasözüne ilave olarak yine büyük Alman Hukukçusu Frederich von KIRCHMANN "İyi kanunlar kötü uygulayıcıların elinde kötü sonuç verdiği halde, kötü kanunlar iyi uygulayıcıların elinde iyi sonuçlar vermektedir." hükmünü iddia etmiştir.

Ülkemizde halen mer'i (geçerli) olan yasalar AB ülkelerinin çoğunluğunda (İngiltere hariç) uygulanmaktadır. Kaahir ekseriyetle de hükümler arasında fark bulunmamaktadır. Keza çoğunluğu ülkemiz yönünden iktibas şeklinde alınmış olduğu da herkesin bilgisi dahilindedir. Başka ülkelerden Kanunlar iktibas edilirken, yerel örf adet, gelenek, görenek ve hayat tarzı da nazarı dikkate alınması gerektiği esaslı bir prensiptir. Bir başka deyişle kanunların ruhu sosyal hayat ile mütenasip olması (örtüşmesi) gerekir. Belki bunun en güzel ve somut örneğini de Osmanlı İmparatorluğu Sultan Abdulaziz döneminde gündemde olan Fransız Code de Civil'in alınması düşünülürken, o dönemin büyük devlet ricalinden olan Ahmed Cevdet Paşa tarafından oluşturulan Mecelle Komisyonu ile hazırlanmış olan Mecelle-i Ahkamı Adliye adlı kodifikasyondur. Ki Yeni Medeni Kanunun kabulüne kadar çok büyük fayda sağlamış, özlü ve yapıya uygun olan bu tenvin, Avrupa ülkelerince de takdire şayan bir düzenleme olarak kabul görmüştür. Bu ilkeye dikkat edilmediği takdirde alınan iktibas teori açısından fazla bir şey farkettirmezse de uygulamada vahim neticelere sebep olduğunu müşahade etmekteyiz. Nitekim bunun en güzel örneğini ülkemizde 1992 yılında CMUK olarak bildiğimiz Ceza Muhakemeleri Usul Kanununda yapılan bir kısım değişiklikler ki özellikle 135/a maddesi ve 250/II değişikliği tarih olarak, Alman CMUK'unda yapılan değişiklikten sadece bir hafta sonra yapılması calibi dikkattir.Diğer taraftan bunun o zaman aktif olup, şimdi kadük kalan bir siyasimizin 500.gün garabeti olarak ortaya çıktığı da akademisyenlerin kaahir ekseriyetinin ittifakiyle sabittir. Ki bu konuda Fakülteden saygı değer hocam Doç. Dr.Cumhur ŞAHİN, bu değişiklikle, her tarafı bozuk bir köy yoluna son model ferrariyle girme benzetmesini yapmıştır. Nitekim uygulamada aksaklıklara başlayınca, kolluk kuvvetlerinin bu değişiklikler karşısında sahip oldukları hak ve yetkiler ile hazırlık evresi ve soruşturmada izlenilenecek yol ve yöntemler konusunda bir çok meslek içi seminerler ile çözülmeye çalışılmıştır.

Bir başka ifadeyle kanun koyucu olmak ayrı, kanun oluşturulduktan sonra uygulayıcı olmak ayrı bir kavram olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Halihazırda, arkadaşımızın değinmiş olduğu somut olay yönünden Orman Kanunu incelendiğinde, orman olarak nitelindirilen alanda sadece nefes almanın serbest olduğunu, geriye kalan tüm fiilerin suç ve cezayı müstelzim olduğu bir hakikattir. Nitekim bu davalara bakmakla görevli olan Yargıtay 9.Ceza Dairesi de aynı sertlikte bu kararları onamış olduğunu görüyoruz. Somut olaylarla sabittir.

Yukarıdaki açıklamalarımızdan çıkan netice şudur ki; sadece kanunlar ile suçun ve/veya olumsuzlukların önü alınamaz. İnsanlar vaz edilen bu kanunlara sahip çıkmak ve mahkemelerde kendilerine taalluk eden hususlarda doğru bilgi vermek ve yönlendirme yapmakla mükelleftir. Bu nedenle herkesin kendi vicdanında var olan yargıcı, savcıyı da uyandırması ve hakkaniyet üzere hareket etmeyi kendisine şiar edinmelidir. Aksi takdirde sadece Hakimler, Savcılar, Avukatların kararları, uygulamaları ve yorumları ile adaletin tam olarak tecellisi ve kısa zamanda neticesinin alınması mümkün olamayacaktır.

Ülkemiz uygulamasında somut durumu; en güzel şekilde  Büyük İtalyan Hukukçu Solon'un sözü resmettiği kanısındayım: "Kanunlar örümcek ağları gibidir; yavaş bir şekilde geçmeye kalkarsan takılır kalırsın, hızlı olarak gidersen deler geçersin."


Saygılarımla.

Av.Metin Köse 

Moderatöre Bildir   Logged
şahinkaya06
Global Moderator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 215


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Perşembe, 19.Temmuz 2007, 23:28:40 »

Sayın abime teşekkür ederim..belli konuda haklısın ancak benim demek istediğimde zaten kanun varsada uygulanmıyor,uygulansa takip edilmiyor...neticede bir yerden kopuyor...ancak bir T.C olarak elimizden gelen uygulmayı göstersek ,en son iş de kişinin vicdanına kalmalı diye düşünüyorum...ben hiçbir zaman hayatımda bir yabancı atasözü olsun ne olursa olsun örnek almam benim atasözüm varken yada benim REHBERİM varken..kanun caydırıcı olacak..kişide de vicdan olacak ancak vicdan için önce iman lazımdır..RESUL bu konuda şöyle buyurdu:elçisine şöyle dedi:"Bir dava ile karşılaşırsan ne ile hüküm verirsin?"
"Allahın Kitabıyla..."
"Allahın Kitabında bulamazsan..?"
"Allah Resûlünün sünnetiyle..."
"Allahın Kitabında ve Allah Resûlünün sünnetinde de bulamazsan...?"
"Kendi görüşümle hüküm veririm."
Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, onun göğsüne vurup, şöyle dedi:
"Allah Resûlünün elçisini, hoşnut olacağı bir şeye muvaffak eden Allaha hamd ederim."
Muaz radıyallahu anh. Tirmizî                                                                                                                                                                    Tabiki bu konu geniş bir konu çünkü,bu şekilde karar verilecek bir devletimiz yok henüz ancak az kaldı...                                                                                 saygılar....hüseyin şk.
Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
ziraatci.M.DOĞAN
Gedikli
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 91


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Çarşamba, 27.Şubat 2008, 21:52:53 »

''Tabiki bu konu geniş bir konu çünkü,bu şekilde karar verilecek bir devletimiz yok henüz ancak az kaldı...''   

yukardaki   cumleyı  kuran düsünceye saygı duyuyorum aynı zamanda  da  kınıyorum.                                                                             
Moderatöre Bildir   Logged
şahinkaya06
Global Moderator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 215


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Perşembe, 28.Şubat 2008, 19:09:50 »

Sayın ziraatci.M.DOĞAN bende senin görüşüne saygı duyuyorum.Ancak ne varki,bundan çok anlam çıkar sen anlamak istediğini anlamışsın sanırım..Ben az kaldı dediğim de bana sorsaydın ne az kaldı diye cevabını alırdın.
Ancak yazımdan kaç gün sonra,canın sıkılıyor şu konuyada bakayım heryere yazı yazdım burda da bi yazım olsun diyemi düşündün bilmiyorum.Gelip bu yazıyı yazıyorsun,şimdi ben soruyorum;Ne anladın yazımdan? Grübel
Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

© Akçaabat-Acısu.Com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM