Akçaabat-Acısu Köyü Forumu
Duyurular: Akçaabat-Acısu.Com Forumuna Hoşgeldiniz!
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Pazartesi, 01.Aralık 2008, 21:15:58


Kullanıcı adınızı ve parolanızı


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: şiirlerle trabzon... akçaabat... acısu... koryana...  (Okunma Sayısı 461 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
wolf_man_z
Gedikli
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 85


Üyelik Bilgileri WWW
« : Cuma, 16.Mayıs 2008, 16:55:40 »

ben trabzon ile başlatıyorum devamını bekliyorum

Trabzon deyince aklıma bir salkım kareymiş gelir

Bahçeler dolusu zindan yeşili

İçin için kandil kandil ballanır

Kandiller içinde bir kandil yanar

Bir kız deli gibi koşmaya başlar

Yanaklarında amoftaların alı

Dudaklarında kareymişlerin moru

Göğsünde... elinin körü



Trabzon deyince aklıma Soğuksu gelir

Soğuksu deyince bir dizi kareymiş ağacı

Kareymişlerin altında biri kız biri oğlan iki çocuk

Ne çocuğu iki bela iki hışım

Nefesim kesilinceye kadar kovalamışım

Düştüm düşmesine 45’ ten 30’ u

15 yaşındayım



....(bu alanı sildim kaynak kişinin şiirini bulup okuyabilirsiniz...)


Trabzon deyince aklıma Faroz gelir

Kara kara kazanlar hatırlarım dizi dizi

Kurşun gibi ağır bir balıkyağı kokusu

Kırar kolunuzu kanadınızı

Hantal bir bulut güç bela havalanır

Bulutun içinde yüzlerce yunus ağır ağır

Yarım kalmış bir deniz türküsünü

Deniz gibi yeşilini katran morunu

Gök mavisine katmaktadır.

Sonra ağırbaşlı zinosların bembeyaz uğultusu

Dünyanın bütün denizleri de yetim yapayalnız

Dünyanın yerinde beyaz, sessiz, sevimli

Martıya zinos derdik değil mi?



demiş şair
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
Moderatöre Bildir   Logged

hayat daima güzeldir ama yaşamasını bilene
rabia
VIP
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 134


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Pazar, 18.Mayıs 2008, 00:43:19 »


Bak bunu düşünmen harika Zafer, yeni bir arayış, yenilenme oldu da monotonluğu aştı bende... Güzel bir şiir buldum bu arayış sonucu ve tabii benim için yeni bir şair:

TRABZON YALNIZLIKLARI

Hiç unutur muyum
Siyah önlüğümü giydiğim o ilk günü
Yağmur çamur vız gelir
Her gün tırmanırdık Çömlekçi’den Arafilboy’a
Ah benim parçası kalmayan tahta çantam
Buz tutan yokuşlarda kızağımdın
Hey gidi günler hey
Belleğimin karanlık bir köşesinde sınıfta kalmış
Çektiği sıra dayaklarında
Hep iki çubuk kullanırdı Sedat Bey

Hiç unutmadık seni
Horozşekerci amca
Ne tatlı horozların vardı
İlk resim öğretmenimiz sendin
Çizdiğimiz horozlar
Bir güzel ötmeye başladı senden sonra

Ortahisar Trabzon’un ortası
İki kardeştiler Bekir’le Ziya
Bir yaramaza karşı
Ertan Ağabey’in Kertenkele’si
Şahap Bey’in Tilki’si bendim
Rahmetli Safiye Hanım Teyze’nin
Hakkı var üzerimde
O güzelim mahallede ele avuca sığmaz
“Ali kıran baş kesen”dim

“Dayak Cennet’ten çıkmadır” derdi babam
Kaç kez hapsetmiştir beni aç susuz
Kaç kez sorgulanmadan atılmışım soğuk odaya
Bir hüzün anıtıdır ablam
Yaşlandıkça düşlerimde büyüyen
Boncuk boncuk yaş o güzelim gözlerinde
Nerede bir oda görsem şimdi
Hep içeri ablam girer
Bir dolu tepsi ellerinde

Yorganımın altında dünya küçülürdü geceleri
Mavi renkli bir cip’im olurdu üstü açık
Buyur ederdim de hiç kırmazdı beni
Nazlanmazdı mahallenin en güzeli
Tüm arkadaşlarımı hem Bekir’i de
Tek tek toplardım da evlerinden
Neden mi Kadir’i almazdım aramıza
Onların pleymut’u vardı kuyruklu
Çocukluk bu ya

Koltuğumda Hakimiyet gazeteleri
Uzun Sokak’tan Atapark
Taksim Parkı’ndan Çömlekçi
Düşlerimde yarım kalmış dünyalar
Kalepark’ta sakız satan çocuk ben
          – Golden ciklet var abiler
             Lion-Melba var
Ortahisar’da şansını sına tablam
          – Boş yok boşa para yok
             Beş kuruşa şansını sına
             Çengelli iğne
             Cüzdan
             Siyah toka

Sonra lise yılları
Pantolonlar ütülü saçlar taralı
Derken İstanbul Üniversitesi
Dünkü uçarı çocuk bugün artık öğretmen

Yıllar yılları kovalıyor biliyorum
Yalnızlıkların hüzündür sonu
Çocukluğumu verin bana n’olur
Yeniden yaşamak istiyorum Trabzon’u

Gurbette Trabzonsuz donuk yıllarım
Yıl mıydınız takvim yaprakları mı
Artık sığmaz oldum düşlerime
Irmak ırmak özlemim aşar dağları
Her gün dökülürüm
Boztepe sırtlarından Karadeniz’e

İhsan TOPÇU















Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
rabia
VIP
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 134


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Salı, 20.Mayıs 2008, 23:06:21 »

MEMLEKETİM TRABZON
memleketim memleketim memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
şile bezindendi.
sen şimdi saçımın akında,
en farkında yüreğimin,
ve alnımın çizgilerindesin, memleketim,
memleketim memleketim

yine cisil cisil mi yağıyor yağmur uzun sokağın taşlarına
ganita'nın kayıklarında martılar gizliden gizliye öpüşüyorlar mı
deniz kokulu kentimi düşünüyorum orhan veli'nin istanbul'una inat
anıların şehrini düşünüyorum ayrılıkların ötesinde bir yerden
taşbaşının dar sokağından denize inen simitçinin ve hamsicinin sesi geliyor
tavada cısır cısır öten tereyağının kokusuna
meydanındaki limoncunun tablasına bir hoş olmuşum
deniz kokulu kentimi düşünüyorum orhan veli'nin istanbul'una inat
varsın yağsın yağmur cisil cisil üstüne
ellerin cebinde ya, yürüyorsun ya o şehrin sokaklarında, yağmurdan sana ne
yürüyüp gitmeli limana, oradan da mendireğe, taa ucuna kadar
ve çökmeli bir taşın üstüne
ama karayel patlamış, fırtına varmış, dalgalar adam boyuna geliyorlarmış, ıslanıyormuşsun
vakit de akşamlardan bir akşammış sana ne
kalkanoğlu'nun pilavını
mehmet salih'in çayını
bodos'un meyhanesini
gülbahçe'nin dönerini
ve pazar sabahlarının vazgeçilmez peynirlisini çekiyor canım
deniz kokulu kentimi düşünüyorum orhan veli'nin istanbul'una inat
yeşilin bin tonunu koynunda barındıran
yüce karlı dağların bile selam durduğu o güzelim şehre,
istanbul'un soğuk ve çirkin akşamlarından binlerce sevgi
meydandan kalktık mıydı saate varmaz hamsiköy'deyiz
konakoğlu'nda oturur başbaşa sütlaç yeriz
naraburnu'ndan eser bir rüzgar, olur içimiz tertemiz
bu sene gidemiyorum, seneye birlikte gideriz.
                               volkan konak

 
 

Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
Hasan (karadeniz)
Gedikli
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Perşembe, 22.Mayıs 2008, 00:03:14 »

Selâm Trabzon'uma
Dört köşe kalesine
kargalaklı yalısına
Maranzul incirine
dutuna, karayemişine
yokuşuna, inişine selâm!

Selâm Trabzon'uma!
Dizi dizi küleklerine
Evleklerine, mereklerine
Anderin kaybanası enüklerine selâm!

Selâm Trabzon'uma!
Dolamaç dolamaç yollarına
Tel tel kuymağına
Hamsili kayganasına, bazlamasına
Kumuluna, kanzilisine,
Zanusuna, zinosuna, ziziline selâm!

Selâm Trabzon'uma!
Trabzon'un uşağına
Kaytanına, kuşağına
Zıpkasına, mintanına, kukulasina
Çülkisine, çapulasina
Horonina, kemençesine, yayına
Funduğina, misirina, çayına selâm!

Selâm Trabzon'uma!
Gönülde yaşatıp göremediğim
Yoluna bakıp gidemediğim
Hali nicedir bilemediğim
Damına, tarabasına,
Ağasına, marabasına.

Karakaşlısına, gözü yaşlısına
Erine, yiğitine, kocamışına
Sakalı tel tel, saçı yeni bitmişine
Yedisinden yetmişine
Yürek dolusu selâm!

 M. GOLOĞLU
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

© Akçaabat-Acısu.Com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM