Akçaabat-Acısu Köyü Forumu
Duyurular: Akçaabat-Acısu.Com Forumuna Hoşgeldiniz!
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Cuma, 09.Ocak 2009, 10:36:53


Kullanıcı adınızı ve parolanızı


Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gülmek güzelliktir  (Okunma Sayısı 1409 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
rabia
VIP
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 140


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #15 : Pazar, 27.Nisan 2008, 00:38:44 »


GÜLERİZ AĞLANACAK HALİMİZE--(bilmem, kaç?)
DELİ NEREDEYMİŞ
İlkokul birinci sınıftayız. Ben sınıf başkanıyım. Oldukça kalabalık bir sınıfımız var. Ben, okula başlamadan, okumayı sökmüşüm. Öğretmen sanırım toplantı yaptıklarından derse geç kaldı.
Her köyün bir delisi vardır da, her sınıfın da var mıdır bilemem ama bizim sınıfın vardı. Adı bende saklı kalsın, çünkü görüyorum onu, Akçaabat'ta dolanıp duruyor.(Beni de tanıdı, ben onu o hatırlatınca çıkarabildim ama burada anlatacağım anıdan hiç söz etmedik.)
Öğretmen geciktikçe, sınıftaki gürültü, kavga da artıyor. Bu arkadaşımız, biz ona Mecnun diyelim, önüne gelene saldırıyor... Tabii diğerlerinin de pek masum olduğunu söyleyemem... Neyse, öğretmen geç de olsa, geldi. Tabii gürültücü arkadaşlarımın isimleri tahtada... Hepsine tek tek sorardı, "ne yaptın da tahtaya yazıldın" diye. Mecnun'da çarpılar tahtayı boydan boya geçmiş... (Bu çarpı atmayı kim öğretmiş bana bilmiyorum...) Önce ona sordu öğretmen; o da, "Örtmeniiimmm, hağ hağ hağ bağa teli dedi" der demez öğretmen de boş bulunup ona, "Sen de delilik yapmasaydın" deme gafletinde bulundu. Mecnun'dan cevap, "Teli altımda"
Öğretmenimiz gerisin geri çıktı sınıftan. Dövmek, aşağılamak gibi bir tutumu yoktu öğretmenimizin. Sanırım, bu arkadaşımızdan dolayı müdüre şikayeti olmuştu, hani dengesiz bir çocuk, diğerlerine zarar verebilir diye... Yoksa, yedi yaşındaki bir çocuğu neden müdüre şikayet etsin ki?
Müdür sınıfa geldi, "Kimdir bu Mecnun" diye sordu. Tabii korkudan titreyerek baktığımız çocuğun Mecnun'dan başkası olamayacağı açıktı. Aldı Mecnun'u, tuttu kulaklarından, kaldırdı havaya, yasladı duvara... Ne kadar tuttu onu orada bilemem, bildiğim, pis bir çocuk olan Mecnun'un yaralı kulak altından açılan yaralarından sızan kanın, boynunda, çene altında birleşerek, üzerine damlamasıydı. Korkunç bir manzaraydı yani... Ve Gülten öğretmenimden ummadığım bir davranıştı... O yapmamıştı ama yapılmasına neden olmuştu...

Onu tahtaya yazdığıma bin bişman olmuştum ama iş işten geçmişti...

Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
rabia
VIP
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 140


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #16 : Cumartesi, 03.Mayıs 2008, 22:40:23 »

TEKNOLOJİ TEKMESİ
Teknolojiden tekme yiyenler buraya! Yumruk havaya!

Ben anlatayım da arkası gelir belki, ya da benden başka tekme yiyen yok mu?

Kızım ÖSS sorularıyla boğuşuyor, biz köye gidiyoruz gezmeye; gel dedik, baktı bize acı acı. Gitmeyelim istemiyorsan dedik, "yok canım, gidin de gelirken bana yaş pasta alın" dedi. "Ama kızım tam ters istikametteyiz, kesin unuturum ben bunu" dedim. "Anne yaa, senin telefonunun hatırlatması yok mu, yaz oraya da hatırlatsın sana" dedi, "Aa tamam ya, sen yazıver oraya" dedim.
Daha önce hiç kullanmadığım bir özellik bu cep telefonunda.
Köyde, amcamlardayız, bir hayli de kalabalığız yani. Yemek yiyoruz ve benim telefonum çalıyor. Zili de değişmiş... "Allah Allah, kim değiştirdi bunun sesini..." diye söylenerek alıp, ekrana bakıyorum. "Bu da ne yaa, pasta arıyo" diyerek çevreme bakınıyorum ve telefonu açıyorum... Cevap veren yok, bu bilmediğim bir hizmet mi diye çevreme tekrar soruyorum. "Yaa nedir bu pasta, bilen var mı?" Yok, dudak büküyorlar.
İlk zilin üstünden ne kadar zaman geçti bilmiyorum, benim telefon yine o değişik sesle ötüyor. "Aha gene pasta arıyor". Hayret de bişe haa... Şaşkınım, şavalağım, cevap arıyorum. Bu arada normal olarak aransam, telefonum her zamanki zille ötecek ve ben belki ayılacağım ama arayan da olmuyor işte. Neyse, üçüncü uyarıda, köşeli ama kaç köşeli bilemem bir jeton, paslı mı paslı bir jeton hem de, bir düşüyor, ben düşüyorum... Gülmekten katılıyorum da kimse bana eşlik etmiyor. Onlara göre "kafayı yemişim". "İnsan durduk yerde güler miymiş?"
Ne durduk yer ama değil mi?
Tabii canım çocuğun isteğini yerine getirdik getirmesine de, aradan bir iki hafta geçmişti ki, yine bir yerlere gitmek üzere evden çıkarken kızımın "Anne gelirken çilek alır mısın? Ya da hatırlatmana yazayım da, "kim bu çilek" diye sorma olur mu?" demesi benim bittiğim andı.
Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

© Akçaabat-Acısu.Com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM