Siyaset konusunda Çağatay'ın tam aksini düşünüyorum; siyasiler tam da siyasetin gereğini yapıyorlar binbir suratlarıyla. Ama evet, bizde devlet adamlğını pek de bilen yok.
Sevgili Çağatay, ilk kez senden duyup, duyduğuma hiç de memnun olmadığım bir deyim şu "kadın siyaseti"... Siyaset erkeklerin tekelinde bir alan da neden işler sarpa sarınca durumu ifade eden deyim kadınlarla veriliyor anlamadım. "Anlamadım" da lafın gelişi, anlamaz olur muyum, anladım tabii ki... "Erkek kolaycılığı"... Neye, ne zaman kızsalar, ilk okka altına giden analar olmaz mı? Sakarlıklarından çiviye değil de ellerine vursalar çekici, çekicin de anasına sövmezler mi? Kadını aşağılamak ne kazandırıyorsa artık... Olay buraya ne zaman gelse, bir tavsiyede bulunurum ben; "Kadına laf edeceğiniz, onu aşağılayacağınız zaman lütfen annenizin de bir kadın olduğunu düşünün" derim. Çünkü erkeklerin anaları kutsaldır, ona laf ettirmezler ama hangi olay için olursa olsun kadını aşağılayan deyimleri kullanmaktan da imtina etmezler. (Aman Çağatay, kişisel alma lütfen, bu genel bir bakış açısıdır) Sorarım bu tip deyimleri kullananlara, "senin anan korkak mı", "senin anan yanar-döner mi", "senin anan kaypak mı", "senin anan güvenilmez mi"... hepsi de eminim "Anamı karıştırma" diyeceklerdir, doğru mu? Eeee, kadın olarak genelledikten, hakaret ve aşağılamaları sıraladıktan sonra, ananı nasıl aklayacaksın, değil mi? Biraz daha dikkat, lütfen...
Gelelim tekrar siyasete, mesela hiç aklımın almadığı, sinirlerimi zıplatan konularına... Vatandaş, olabilecek vaatle oy avcılığını nasıl ayırdedemez yıllardır bir türlü anlayamam. Ya da seçim üstü bangır bangır bağıran, su gibi yakıt tüketen seçim taşıtlarına bakıp da açlarını, açlık sınırında yaşayanları düşünmez mi? Sokağa atılan, sokağı kirleten onca para... Bu hovardalık hakkını nereden alır bu adamlar bu kadar genç işsizlikle boğuşurken? Yani, bunlardan biri çıkıp da, "biz seçim parasıyla bir okul yaptıracağız" veya "biz seçim parasını şu hastaneye bir cihaz alarak değerlendireceğiz" ya da "bu parayla şuraya şu fabrikayı yaptıracağız" dese hangimiz oy vermesek de "helal olsun" demeyiz? Diyeceksiniz ki, "adamlar propaganda yapmasınlar mı?" Yapsınlar tabii... Mesela belediye hoparlöründen konuşma yapacakları alanı ilan etseler, vatandaş o alana gidip onları dinlemez mi?
Siz oyunuzu en çok bayrak-flama asan, en güzel şarkıyı kapıp, en çok kilometre gezdiren partiye mi veriyorsunuz? Eeee o zaman bu adamlar neden bunca çevre kirliliği yaparak, paralarımızı çarçur edip dururlar?
ne yalan söyleyeyim sizden bu yazıyı bekliyordum.. ama ben geç fark ettim cevap verdiğinizi... aslında o söz biraz farklıydı ve argo kaçacağını düşündüğüm için Kadın Siyaseti diye söyledim. Bayanlara karşı bir düşmanlığım yok yani.. konu dallanabilir diye uzatmıyorum.. bize devleti yönetecek insan lazım, bu bizce develet adamıdır.. politikacı, siyasetçi değil... ne kadar siyasi parti adı altında toplanıp siyasetçi kimliği alsalarda Devlet Adamlığı kimliği ile görevini yerine getirmeliler....