Akçaabat-Acısu Köyü Forumu
Duyurular: Akçaabat-Acısu.Com Forumuna Hoşgeldiniz!
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Pazartesi, 01.Aralık 2008, 19:49:58


Kullanıcı adınızı ve parolanızı


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: ERGENEKON-PSİKOLOJİK SAVAŞ  (Okunma Sayısı 767 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sıtkı ÖZKURT
Administrator
******

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 54


Kurdoğun Sıtkı


Üyelik Bilgileri WWW
« : Cuma, 21.Mart 2008, 19:53:16 »

Öncelikle belirtmeliyim ki, bu benim şahsi görüşümdür ve siteyi temsil etmez.

Ergenekon operasyonu, uykuda olan milletimizi uykusundan uyandırmamak için yapılmış diğer sahte operasyonlardan hiç farkı olmayan, kirli propagandanın bir gösterisi olarak tanımlıyorum.

Milletin değerlerini paçavra etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Milli kavramı, bu ve bunun gibi sahte operasyonlarla milletten uzaklaştırılıyor. İnsanlarımızın dört elle sarılması gereken kavramların içleri boşaltılıyor.

Öz yurdunda yetim bırakılmış milletimiz bu makûs talihinden elbet bir gün kurtulacaktır.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE

Moderatöre Bildir   Logged

vampire
Çaylak
*

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Cumartesi, 22.Mart 2008, 04:34:48 »

Operasyon bence sahte değil gerçek ancak seninde dediğin gibi uykuda olan milletimizi dahada uyandıracak bir tetikleme gördüğüde aşikare ben bu aperasyona şöyle bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum

Nokta dergisinin darbe günlükleri diye bir haber çıkarması ve bunu kanıtlaması dahilinde başlayan ve koca nokta dergisinin kapanması ile olayın büyüyeceği sinyali aslında verilmişti

Bu aslında sarıkız darbesini planlayanların direktifleri ile devlet içinde devletleşmeye çalışan ve genelde ülkücüleri hep kendi rezilliklerini örtmek için kullanmaya çalışan yani kendileri haltları yiyor vatan sevdalısı ülkücüleri suçluyorlardı bu sefer öyle edemediler geçmişteki gibi .

Bunun yanında şemdinlide patlayan bomba belkide normal bir bakışla önemsiz gibi dursada jitem çalışanı oldukları raporlar ile sabit olan askeriye içerisinde darbe planları yapanların elinin altında olan kişilerin hedefi neydi acaba ? ve ne çabuk unutuldu hakkatten üzülüyorum şemdinli davasının savcısı olayların derinlerine indikçe birileri onu baskı altına aldı ve en sonunda davadan el çektirildi ? peki bu gün hükümet partsinin ve çok çok absürt bir istek olan Cumhurbaşkanımızın yani başkomutanımızında iddanameye konu edildiği davanın savcısına bazı çevreler toz kondurmuyor bu ne yaman çelişki bu nasıl bakış bu kadar olmaz yani bunca olayı millet unutacak değil

veli küçük'ün her taşın altından çıkması bence çok şey ifade ediyor şu anda tutuklu olanlar allah bilir suçsuz adamlardı bunu söylemek için hiç bir şey bilmemek yada deniz baykal gibi olmak lazım

Veli küçük cumhuriyet gazetesinin hisselerini almak istediğini , yada ulusal tv ile birleşip cumhuriyet tvyi kurma çabalarını ancak maddi yetersizliklerin aşılamamasından dolayı bunların olmaması

İstanbul üniversitesinde daha düne kadar olan olaylarıda anımsamak lazım
Bir rektörki üniversiteyi Pkk'lılara peşkeş çeken ve yanındada bu gün milletvekili olan ve sadece papağan gibi konuşan birisi vardı bunlar ne çabuk unutuldu devletin parasını çarçur ettiklerini ben değil gazeteler değil çalışma arkadaşları çıktı açıkladı ve bu gün burada göz altına alınanların haklı ise serbest haksız ise tutuklanacaklarını hepimiz biliyoruz o zaman sorun yok

Ayrıca bu konuyla yakın alakası var onun için yazıyorum göz altına alınanların halktan hiçbir farkı yok hiç bir imtiyaz talepleri olamaz ben 2 senedir adliye adliye karakol karakol geziyorum duruşmaya çıkıyorum ki halen daha davam devam ediyor (Şahsi!) o adamların benden ne farkı var hiç hiç yalanlara sığınarak bir şeyler yapanların imtiyaz sahip olmasına karşıyım bunun adına ne adalet ne demokrasi nede yaşamak denemez
Moderatöre Bildir   Logged

I'm a Software Engineer For Java
Sıtkı ÖZKURT
Administrator
******

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 54


Kurdoğun Sıtkı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Cumartesi, 22.Mart 2008, 12:14:13 »

Ben üstüne basarak operasyonun "sahte" olduğunu diyorum. Wink

Ergenekon'da gözaltılar tüm hızıyla sürüyor ama 9 aydır dava açılmıyor...

Saat: 07.08; İlhan Selçuk serbest bırakıldı!
Moderatöre Bildir   Logged

elmas16
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Cumartesi, 22.Mart 2008, 12:41:06 »

 Grübel Grübel Grübelçok çelişkili.....
Moderatöre Bildir   Logged
cagatay_61
Müdavim
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 210


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Perşembe, 15.Mayıs 2008, 19:14:56 »

Ben halkımızın nasıl uyutulduğuna bir örnekle açıklamak istiyorum ama daha önce ergenokon hakkında biraz bilgi vermek daha doğru olur.


Ergenekon Destanı
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Ergenekon destanı, Göktürkler'in türeyişini anlatan bir Türk destanıdır. Genel olarak, düşman tarafından hile ile yenilgiye uğratılan Türklerin, Ergenekon Ovası'nda yeniden türeyip tekrar eski yurtlarına dönerek düşmanlarıyla çarpışmalarını anlatır.

Efsanenin Sadeleşmiş Özet Hali: Türk illerinde Türk oku ötmeyen, Türk kolu yetmeyen, Türk'e boyun eğmeyen bir yer yoktu. Bu durum yabancı kavimleri kıskandırıyordu. Yabancı kavimler birleştiler, Türkler'in üzerine yürüdüler. Bunun üzerine Türkler çadırlarını, sürülerini bir araya topladılar; çevresine hendek kazıp beklediler. Düşman gelince vuruşma da başladı. On gün savaştılar. Sonuçta Türkler üstün geldi.

Bu yenilgileri üzerine düşman kavimlerin hanları, beğleri av yerinde toplanıp konuştular. Dediler ki: "Türklere hile yapmazsak halimiz yaman olur"

Tan ağaranda, baskına uğramış gibi, ağırlıklarını bırakıp kaçtılar. Türkler, "Bunların gücü tükendi, kaçıyorlar" deyip artlarına düştüler. Düşman, Türkler'i görünce birden döndü. Vuruşma başladı. Türkler yenildi. Düşman, Türkleri öldüre öldüre çadırlarına geldi. Çadırlarını, mallarını öyle bir yağmaladılar ki tek kara kıl çadır bile kalmadı. Büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdiler, küçükleri tutsak ettiler.

O çağda Türkler'in başında İl Kağan vardı. İl Kağan'ın da birçok oğlu vardı. Ancak, bu savaşta biri dışında tüm çocukları öldü. Kayı (Kayan) adlı bu oğlunu o yıl evlendirmişti. İl Kagan'ın bir de Tokuz Oguz (Dokuz Oğuz) adlı bir yeğeni vardı; o da sağ kalmıştı. Kayı ile Tokuz Oguz tutsak olmuşlardı. On gün sonra ikisi de karılarını aldılar, atlarına atlayarak kaçtılar. Türk yurduna döndüler. Burada düşmandan kaçıp gelen develer, atlar, öküzler, koyunlar buldular. Oturup düşündüler: "Dörtbir yan düşman dolu. Dağların içinde kişi yolu düşmez bir yer izleyip yurt tutalım, oturalım." Sürülerini alıp dağa doğru göç ettiler.

Geldikleri yoldan başka yolu olmayan bir yere vardılar. Bu tek yol da öylesine sarp bir yoldu ki deve olsun, at olsun güçlükle yürürdü; ayağını yanlış yere bassa, yuvarlanıp paramparça olurdu.

Türkler'in vardıkları ülkede akarsular, kaynaklar, türlü bitkiler, yemişler, avlar vardı. Böyle bir yeri görünce, ulu Tanrı'ya şükrettiler. Kışın hayvanlarının etini yediler, yazın sütünü içtiler. Derisini giydiler. Bu ülkeye Ergenekon dediler.

Zaman geçti, çağlar aktı; Kayı ile Tokuz Oguz'un birçok çocukları oldu. Kayı'nın çok çocuğu oldu, Tokuz Oguz'un daha az oldu. Kayı'dan olma çocuklara Kayat dediler. Tokuz'dan olma çocukların bir bölümüne Tokuzlar dediler, bir bölümüne de Türülken. Yıllar yılı bu iki yiğidin çocukları Ergenekon'da kaldılar; çoğaldılar, çoğaldılar, çoğaldılar. Aradan dört yüz yıl geçti.

Dört yüz yıl sonra kendileri ve süreleri o denli çoğaldı ki Ergenekon'a sığamaz oldular. Çare bulmak için kurultay topladılar. Dediler ki: "Atalarımızdan işittik; Ergenekon dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış. Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş. Dağların arasını araştırıp yol bulalım. Göçüp Ergenekon'dan çıkalım. Ergenekon dışında kim bize dost olursa biz de onunla dost olalım, kim bize düşman olursa biz de onunla düşman olalım.

Türkler, kurultayın bu kararı üzerine, Ergenekon'dan çıkmak için yol aradılar; bulamadılar. O zaman bir demirci dedi ki: "Bu dağda bir demir madeni var. Yalın kat demire benzer. Demirini eritsek, belki dağ bize geçit verir." Gidip demir madenini gördüler. Dağın geniş yerine bir kat odun, bir kat kömür dizdiler. Dağın altını, üstünü, yanını, yönünü odun-kömürle doldurdular. Yetmiş deriden yetmiş büyük körük yapıp, yetmiş yere koydular. Odun kömürü ateşleyip körüklediler. Tengri'nin yardımıyla demir dağ kızdı, eridi, akıverdi. Bir yüklü deve çıkacak denli yol oldu.

Sonra gök yeleli bir Bozkurt çıktı ortaya; nereden geldiği bilinmeyen. Bozkurt geldi, Türk'ün önünde dikildi, durdu. Herkes anladı ki yolu o gösterecek. Bozkurt yürüdü; ardından da Türk milleti. Ve Türkler, Bozkurt'un önderliğinde, o kutsal yılın, kutsal ayının, kutsal gününde Ergenekon'dan çıktılar.

Türkler o günü, o saati iyi bellediler. Bu kutsal gün, Türklerin bayramı oldu. Her yıl o gün büyük törenler yapılır. Bir parça demir ateşte kızdırılır. Bu demiri önce Türk kaganı kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver. Sonra öteki Türk beğleri de aynı işi yaparak bayramı kutlarlar.

Ergenekon'dan çıktıklarında Türklerin kağanı, Kayı Han soyundan gelen Börteçine (Bozkurt) idi. Börteçine bütün illere elçiler gönderdi; Türkler'in Ergenekon'dan çıktıklarını bildirdi. Ta ki, eskisi gibi, bütün iller Türkler'in buyruğu altına girdi.

Yukarıda her Türk gencinin gururla okuyup bilmesi gereken, en azından özünü bilmesi gereken destanımızdır.

DESTANLARIN ÖZELLİKLERİ
1. Toplumun ortak görüşlerini yansıtması
2. Olağanüstü özellikler taşıması
3. Kişilerinin seçkin olması (Kral, Han, Hakan...vb.)
4. Milli dilde söylenmiş olması
5. Milli nazım ölçüsüyle söylenmiş olması
6. Oldukça uzun olması
7. Konuları bakımından savaş, deprem, yangın, mizah, ünlü kişilerin yaşamları şeklinde sıralanabilmesi

Destan milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış (savaş, göç, istilâ gibi) tarihî olayların (yangın, salgın hastalık, sel, deprem gibi) toplumsal ve doğal olayların çağdan çağa aktarılmış, aktarılırken de hayal unsurlarıyla oluşmuş, süslenmiş, değiştirilmiş manzum söylenceleridir. Destanlar, Araplar'da "esatir", Batı'da "myth" olarak adlandırılır. Destanlar ikiye ayrılır; Yapay ve Doğal Destanlar. Yapay Destanlar yazarı belli olan bir destan türü iken, Doğal Destanlar anonim, yani yazarı belli değildir. Destanlar İslamiyet öncesi Türk Edebiyatı kategorisine aittirler.
   
Destanların özelliklerine de değindikten sonra iki olayı örneklerle bağlamaya sıra gelmiştir.

Ülkemizde malumunuz Türk Milliyetçilerine karşı ortak bir operasyon vardır, (ergenekon değil ha yanlış anlamayın).. Türk Milliyetçileri ya din düşmanı ya da ırkçı gösterilmeye çalışılıyor. Türk Milliyetçileri Ergenekon u kutsal sayıp ona bağlı olurlar, bunu günümüzdeki senaryolarda bir dolandırıcıl vs. çeteleşme olayının ismi olarak kullanıldı, bunun sonucunda sürekli olarak Ergenekon, destan olarak değil çete ile özdesleşmiş hale geldi.

Ülkemizde gerçekleri örtmek için senaryolar daima üreitilir birçoğu ise aynı senaryolar ama şahıslar farklıdır..

burda ikikonu dikkatimizi çekiyor belkide "Bir taşla iki kuş vurma" yöntemini kullanıyorlar.. bunalrın biri Türk Milliyetçilerini, Türk Tarihini kötülüme diğeri ise Ülkemiz üzerinde oynanan oyunları unutturma stratejisi..

dikkatinizi çektiyse evrenketlerdeki probaganda olaylarıda 1980 i hatırlatıyor..

Moderatöre Bildir   Logged

ALLAH cc TÜRK İSLAM ALEMİNİ KORUSUN VE YÜCELTSİN
cagatay_61
Müdavim
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 210


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Perşembe, 15.Mayıs 2008, 19:22:33 »

Bir başka açıyla, Destanlarımızın böyel çetelerle anılması başka şekillerde yorumlanıyor.. ulusalcı olduklarını iddia eden, bebek katili apo ile sarmaş dolaş olan doğu perinçek yeri geldiğinde ulusalcı, yeri geldiğinde pkk yandaşı tavırlarıyla, ergenekonu kendilerine mal etmeye çalışıyorlar, buna örnek olarak, "Bozkurt ların, Türklerin Ergenekondan çıktıkları gibi bizde bu davadan kurtulacağız" diye açıklama yapmaları bunun en açık örneğidir..

Okulda bazı tarikat üyeleri bizleri suçlarken, sizler kurttan türediğinizi iddia ediyorsunuz, sizler mümin olamazsınız, değilsiniz gibi anlamsız aynı zamanada cahilce konuşmalar oluyor, bunarı geleceğin öğretmenleri sıfatı taşıyan bireylerimiz söylüyor.

artık ergenekon bizim değil, çete operasyonları ismi olacak. nasıl ki bir susuurluk değince çatlı geliyorsa akla ergenekon dendiğinde ise destanımız değil ulusalcı çeteler akla gelecek..

hepsi bir oyuni hepsi bir aldatma.. geriye uyuyan bir biz kalmışız...

Uyuyan milleti uyandırmak kolaydır ama uyur da uyanmak istemeyen bir milleti ne yapsan uyandıramazsın..
Moderatöre Bildir   Logged

ALLAH cc TÜRK İSLAM ALEMİNİ KORUSUN VE YÜCELTSİN
Sıtkı ÖZKURT
Administrator
******

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 54


Kurdoğun Sıtkı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #6 : Çarşamba, 02.Temmuz 2008, 08:57:24 »

Laik cumhuriyeti savunan ve sömürüye karşı çıkan tüm yurtseverler bu darbenin hedefidir!

Tam 13 aydan beri soruşturulan ve iddianamesi bir türlü hazırlanamayan Ergenekon davasında 6 ıncı gözaltı dalgası yaşandı.

Ülkemizde büyük bir hesaplaşma yaşanıyor.

Gözaltına alınanların hepsinin hükümete muhalif kişiler olması, burada asıl hedefin Ergenekon değil hükümet muhalifi çevreler olduğu izlenimi yaratıyor.

Aynı gün, bir yanda Yargıtay Başsavcıyı Anayasa Mahkemesine AKP’yi kapatmanın gerekçelerini anlatırken, öte yanda 20 küsur kişinin tutuklanması manidar karşılandı. Garip bir durumla karşı karşıyayız.

Ergenekon soruşturması ise farklıdır. Savcıların kendi başlarına hazırladıkları ve düğmeye bastıkları bir incelemedir.

Ergenekon soruşturması kelimenin tam anlamıyla büyük bir komplodur. AKP’nin kapatılma davasına karşılık başlatılmıştır. Gözdağı vermek için düğmeye basılmıştır. 13 aydan beri iddianamesi dahi hazırlanamamıştır. Oysa arka arkaya 6 tutuklama dalgası yaşanmıştır. Saygın isimler tutuklanmıştır. Kimi serbest bırakılmış, ancak bazıları, iddianame olmamasına rağmen hala içerde tutulmaktadır. Bu isimlerin hemen hemen hiçbiri, terör örgütüne üye olacak, silahlı eylemlere katılacak veya darbe yaptıracak insanlar değillerdir. Yaptıkları, yasal muhalefetten başka bir şey değildir. Yapılan sorgulamaların büyük bölümü, gazete kupürleri veya açıkça yapılmış konuşmalara dayandırılmıştır.

Sanki “Siz AKP’yi kapatın, bizim de ne yapacağımızı görün” deniyormuş gibi bir hava esiyor.

Bu gelişmeler ne yazık ki, Türkiye’nin giderek muz cumhuriyetine benzemesine yol açıyor.

Yeterli delil vardı ki onca kişi tutuklandı. O deliller dava açmak için niye yeterli olmuyor?

Kimseler yerinden kıpırdamıyor. Her birimiz, film seyreder gibi seyretmekle yetiniyoruz. Emin olun, bir süre sonra duvara çarptığımız zaman, iş işten geçmiş olacak…

“Bu Ergenekon değil, Başbakan’ın kişisel davasıdır.”

Gazeteciye kelepçe vurulması. Gözaltına alınmaların biçimi... Ve benzer uygulamalar adalete çoktan gölge düşürdü.

AKP iktidarı, ABD ve AB desteğiyle ulusal güçlere karşı bir darbe yürütüyor.

Cumhuriyetçiler, demokratlar, yurtseverler, Atatürkçüler... Laik cumhuriyeti savunan ve sömürüye karşı çıkan tüm yurtseverler “bu darbenin hedefi”dir.

Gözaltına alınanlar arasında yer alan Erol Mütercimler’in bir zamanlar Fethullah Gülen ekibine yakın durduğunu, hatta STV’de programlar yaptığını anımsatmak isterim.

Kim finanse ediyor bunları! Bunlar hep Soros'un ortaklarıdır. Açıkca söylüyorlar zaten, gizlemiyorlar. Bu adamlardır Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hedef gösterenler. Bu kadar mı kendilerinden geçtiler. Hurşit Tolon'un Mustafa Balbay'ın ne ilgisi var çetelerle. Hedefleri Türk ordusudur, Cumhuriyetimiz, Atatürk'dür. Bu topraklarda kaç bin yıldır kurulan devlet geleneğimizdir.

Peki şimdi sırada kim var?..
Moderatöre Bildir   Logged

wolf_man_z
Gedikli
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 85


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Perşembe, 10.Temmuz 2008, 06:39:11 »

Operasyon bence sahte değil gerçek ancak seninde dediğin gibi uykuda olan milletimizi dahada uyandıracak bir tetikleme gördüğüde aşikare ben bu aperasyona şöyle bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum

Nokta dergisinin darbe günlükleri diye bir haber çıkarması ve bunu kanıtlaması dahilinde başlayan ve koca nokta dergisinin kapanması ile olayın büyüyeceği sinyali aslında verilmişti

Bu aslında sarıkız darbesini planlayanların direktifleri ile devlet içinde devletleşmeye çalışan ve genelde ülkücüleri hep kendi rezilliklerini örtmek için kullanmaya çalışan yani kendileri haltları yiyor vatan sevdalısı ülkücüleri suçluyorlardı bu sefer öyle edemediler geçmişteki gibi .
vsvsvs

Moderatöre Bildir   Logged

hayat daima güzeldir ama yaşamasını bilene
wolf_man_z
Gedikli
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 85


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #8 : Perşembe, 10.Temmuz 2008, 06:49:41 »

vampire kardeşim güzel noktalara değinmiştir saygı duyuyorum

öncelikle nokta dergisinin hangi kuruluşlara çalıştığını araştırmasını rica ediyorum

ergonokon da içeri alınan sinan aygünden ümit sayın gibi bazı isimlerin üniversitelerde vermiş
olduğu seminerlere bizzat katılmış birisi olarak

ergonokon diye adlandırılıp milletin gündeminde ciddi zaman alan sahte bir kurum ortaya çıkmıştır

bu kuruluşu finanse ediyor diye içeri alınan kişiyi gördük
sigortasını dahi ödeyemeyen bir adam çıktı

ne trajı komik ...

net görmek lazım

star, sabah, zaman, bugün vb gazeteleri ele alıp okuduğunuzda hepsinde de türkçemiz çok geniş ve
içerisinde çok eş anlamlı kelime barındırdığını görürsünüz
hep aynı şeyleri yazıyorlar....

taraf gazetesine bakarsanız ve hürriyet gazetesine dine ve askere karşı garip bir tutum içerisinde

akşam milliyet vb gazetelere bakarsanız somut deliller ve sessiz bir bekleyiş

cumhuriyet gazetesine bakarsanız ii prim yaptı ve vatanı seviyoruz koruyucusu biziz imajını zedelemedi
ama ne olduğunu ne olacağını söyleyen yok

gündemi bütün şekilleriyle takip edin arkadaşlar
netten veya gazeteden
tek bir kaynak örneğin nokta dergisi gibi şeyleri okuyup kalmayın


rezil olursunuz yani
sadece bir grubun borazanlığını yapmış olursunuz
onu zaten yapan o kadar çok kişi var ki
farkınız olsun
ne olacağını hep beraber göreceğiz

ama tek bildiğim birşey var

yıllar önce duyduğum bir cümleydi bu sanırım çok doğru söylenmiş bir söz

tarih 2002 ve ... tarihleri arasındaki türkiyeyi ve yöneticilerini çok acı yargılayacak
umarım biz çok şey kaybetmeyiz....

başkada bu konu hakkında şu anda söyleyecek birşeyim yok

eğer yazıyı tüm okumuşsanız teşekkürler
Moderatöre Bildir   Logged

hayat daima güzeldir ama yaşamasını bilene
şahinkaya06
Global Moderator
*****

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 211


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Çarşamba, 16.Temmuz 2008, 12:45:12 »

Herkesin yazısını okudum.Hemen hemen herkes net bişey bilmeden sadece kendi düşüncesini,yada söylemek istediğini söylüyor .Bende belki aynı düşüncedeyim ama TÜRK Adaletine güveniyorum.Hep birlikte bekleyeceğiz,göreceğiz.Sonuçta eğer bu operasyon sahteyse bile bizler ne yapıcaz sokağamı dökülelim "hepimiz eruyguruz",hepimiz tolonuz" diye bağıralımmı.Ortada bi karmaşa var elbet çözülecek ve birilerinin başı yanacak.Hep birlikte göreceğiz Grübel
Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
"Bugün ölecekmiş gibi ahirete,hiç ölmeyecekmiş gibi Dünya'ya çalışın"
ALLAH CÜMLEMİZİ SALİH KULLARINDAN EYLESİNN.
Sıtkı ÖZKURT
Administrator
******

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 54


Kurdoğun Sıtkı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #10 : Çarşamba, 16.Temmuz 2008, 13:31:01 »

Alıntı
Herkesin yazısını okudum.Hemen hemen herkes net bişey bilmeden sadece kendi düşüncesini,yada söylemek istediğini söylüyor .

Demek, sen bir şeyler daha net biliyorsun ki, burada yazan arkadaşların bir şey bilmeyerek yazdıklarını iddia edebiliyorsun. Elbette burada herkes kendi şahsi görüşünü beyan ediyor. Bir forumun zaten başta amacıdır bu.

Elbette bir suçu varsa buna hukuk karar verecek, ben başkaları gibi açılan bir dava hakkında ve davayı açan savcı hakkında vicdansız ve ahlaksızca açıklamalar yapmam, bu benim demokrasi ve hukuk anlayışımla bağdaşmaz.

Ben zaten yazının başında ayrıca belirtmiştim.
Alıntı
Öncelikle belirtmeliyim ki, bu benim şahsi görüşümdür...


Buna ilave edilecek bir şey yoktur sanırım.

Konuyu daha önceden kilitlemiştim, istek üzerine açtığım gibi, tekrar kilitliyorum.
Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

© Akçaabat-Acısu.Com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM