Akçaabat-Acısu Köyü Forumu
Duyurular: Akçaabat-Acısu.Com Forumuna Hoşgeldiniz!
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Pazartesi, 01.Aralık 2008, 21:08:04


Kullanıcı adınızı ve parolanızı


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: GÜLERİZ AĞLANACAK HALİMİZE  (Okunma Sayısı 531 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
rabia
VIP
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 134


Üyelik Bilgileri
« : Cumartesi, 15.Mart 2008, 00:57:14 »


Sevgili arkadaşlar,
Bu yeni konuda herkesten bir anı gelmeli, gelmeli diyorum çünkü herkesin bu konuda bir anısı olduğunu düşünüyorum. Tembellik etmezseniz sevinirim.

Dedem ergen bir delikanlı... Sırtında mısır çuvalı, değirmene gidiyor. Çuvalı delik, o gidiyor, mısırları tek tek dökülüyor... Ardı sıra gelen genç bayan dedemi durdurup, "dur uşağum dur, tikıyayım delicuğni da tökülmesin lağustun" diyerek yolun kenarından yolduğu bir tutam otu çuvalın yırtığına teperek deliği tıkamış.
Aradan bir zaman geçmiş, dedeme karşı köyden bir gelin getirmişler. Gelin, dedemden bir hayli büyükmüş. Dedem gelini, gelin dedemi tanımıyor... Karşılaştıkları anda gelinin, (kii o benim tanımayı çoook istediğim ama tanıyamadığım babaannem)tepkisi,
Uyyyy habu delicuğni tikaduğum uşacuk...
Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
rabia
VIP
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 134


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Cuma, 21.Mart 2008, 16:56:27 »

GÜLERİZ AĞLANACAK HALİMİZE-2

Dolaşırken kırk tane ağlanacak halimize güldüğümüz olay aklımı yalayıp geçiyor da "hadi birini yazayım" dediğim zaman hepsi kaçışıyor... Az önce birini yakaladım da, firar etmeden yazıvereyim dedim... Tabii bir yandan da, "kimse böyle şeyler yaşamıyor mu" diye düşünmekten kendimi alamıyorum...

Lise yılları... Hem de yeni liselilerdeniz, yani ergenlikle gençlik arasında gel-gitlerin yaşandığı en tehlikeli ve zor dönem... Edebiyat öğretmenimiz de yavan mı yavan, hani derler ya "bir çuval şekerle yenmez", işte onlardan... Ders yeterince sıkıcı geçiyor anlayacağınız, tabii ki derse ilgi de yok denecek kadar az. Öğretmenin sorduğu sorular ya aynen öğretmene iade, ya da atmasyon cevaplar... Öğretmen sadece kızlardan oluşan bu öğrenci demeye şahit isteyen topluluğa edecek hakaretlerden hakaret bulamıyor... En acıtıcı hakareti arıyor her seferinde, dinlenmediği için de hakaretlerden çoğu duvarlardan kendisine iade olurken kimi de sınıfın en uysalları tarafından algılanıp, gücendikleri için o dinleyicilerini de kaybediyor öğretmen.
Yine dinlenmediği derslerden birinde bir soru yöneltiyor sınıfa.  Sınıftan tık yok, soruyu değiştirerek yineliyor, "ı-ıh". Sinirlendikçe sinirleniyor, irili ufaklı hakaretler dökülüyor sınıfa yine ve, "bilmezsiniz tabii... Ama Türkan Şoray"ın sevgilisini sorss" derken, daha cümle bitmeden, sınıftan verilen cevap, çıt çıksa yankılanacak kadar sessiz sınıfta patladı "Rüçhan ATLIII"
Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
rabia
VIP
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 134


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Pazar, 23.Mart 2008, 17:54:26 »

Ben SIÇANLİ DA YERİM
Çocuğuz, ilkokula ya gidiyoruz ya gitmiyoruz... Evet, itiraf ediyorum, yaşamımın en çok özlediğim dönemidir bu dönem. Akçaabat"ın Akçaabat olduğu zamanlar... Dört koca çınar (kavlağan)ın gölgelediği oyun çevremizde ne oyunlar icad eder, ne tekerlemelerle eğlenirdik...
İşte bu günlerden biriydi. Bizim evin önünde oynuyoruz. Cesurlardan bir aile bizim üst katta oturuyor. Onlar da bizim gibi kalabalık bir aile. Bir de kuzenleri Can gelmiş, hiç yorulmuyoruz... Bir oyundan ötekine geçerken bir ara Can yerde bir fındık buluyor ve kırıp yiyecekken, Cabbar uyarıyor onu, "biz attık onu, çünkü sıçanlı o" diyor. Tabii Can atıveriyor fındığı yere. Onun attığı fındığı anında kapan Cabbar kırdığı fındığı afiyetle mideye indiriyor. Bütün bunlar sıçanlı diye fındığı atan Can"ın şaşkın bakışları altında olup bitiyor... "Eeee hani o fındık sıçanlıydıııı?" diye soruyor haliyle Can... Cabbar gayet pişkin, "olsuuun, ben sıçanlı da yerim" deyiveriyor...
Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
rabia
VIP
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 134


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Çarşamba, 14.Mayıs 2008, 23:11:43 »

ANNEM DOLANDIRILDI

Yıllar, yıllar öncesi bir gün, okuldan döndüğümde, annemi mutfak penceresinde kara kara düşünüp, cıkcıklarken buldum. Ne olduğunu sorduğumdaysa babama söylenmeye başladı: "Ula Haci, ula Haci sen eve gel da ben sana sorarım"... Anladım, lafa neresinden başlayacağını tasarlıyor. Belli ki canını sıkan meselede babam da var.
Anlatıyor sonra; öğlene doğru bir genç gelmiş ve babasının babamdan borç para istediğini, babamın da onu bizim eve gönderip, evdeki paradan bilmem ne kadar parayı ona vermesini istediğini, annemin de getirip, istediği parayı ona verdiğini öğreniyoruz. "Eee, ne var bunda" diyorum, bu durum bana göre çok normal ve kadıncağızla dalga geçiyorum:  Çünkü bu bizim ilk dolandırıcı ve hırsızlık deneyimimiz, öncesi yok: "Ne yani, gönderdiğim uşağa şu kadar para ver diye not mu gönderecekti sana" diyorum. Anam rahatlamıyor, söylenmeyi sürdürüyor kendi halinde... "Ya kadın gelip alacağını alsaydı ben nerden bulu da vereceğdım ona para... E Haci, e Haci, sen haburiye gel da..." Meğer, babamın borçlandığı biri varmış, ona verilmek üzere eve bir miktar para bırakmışmış, yoksa anamda pek para olmazmış... "Eee tamam işte, adam ondan yollamıştır uşağı bize..."
Anam çektikçe, gün uzamış adeta ama sonunda akşam da olmuş. Babam kapıdan girer girmez anam saldırıya geçiyor: "E Haci, sen niye eve adam yollayıp da para isteysın?"
Babam, gözlerini kırpıştıra kırpıştıra bakınıyor, en çok da anama bakarak şaşkınlığını dile getiriyor. "Ben ne zaman eve adam yollayıp da para istedim? Ole bişe olsa, not yazı da yollamam mı?"... Eyvahlar olsun... Ben dalga geçmiştim oysa..
Öğreniyoruz ki anam dolandırılmış. Tabii, adam babamı nerden tanıyor, evi nerden biliyor, anlatıyor babam: Çalıştığı inşaatta yanına gelen genç (Tarifler uyuyor) bir inşaatları olduğunu, elektrik tesisatını döşetecek bir usta aradıklarını, babamın yapıp yapamayacağını sormuş. Babam da şu sıralar sıkışık olduğunu ama bir iki hafta sonra işlerinin hafifleyeceğini, usta bulamazlarsa o vakit yapabileceğini söylemiş. Genç de doğal olarak, "Size nasıl ulaşırız" diye sormuş. Babam da adresi vermiş ona haliyle. Yani, dolandırıcının eline adresi vererek eve yollayan kendisi olmuş. Tesadüfe bakın ki, alacaklı da gelip parasını almayıncaaa...
Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

© Akçaabat-Acısu.Com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM