Herkese merhaba. Bugün muhtarı ziyaret için odasına gittim. Bana, okumam için yazılı bir kağıt verdi. Nedir bu? dedim. Hiç, hayatımı kısaca anlattım dedi. Bir şair gibi yazmış. çok hoşuma gitti ve sizlerle de paylaşmak istedim.
- orağın beş inde çıkrık düzünden çalgıyla yaylaya gittin mi?
- orağın altı sında alester üstünde günün doğdu mu?
- düzlükten öteye horon teperek derneğe gittin mi?
- ağlar bu dağlar diye yaylada nara attın mı?
- duman yere yapışmış inek kaybettin mi?
- süt makinasını çevirirken üstüne devirdin mi?
- hiç gürgen budayıp yaprak ettin mi?
- ateş komşusu nedir bilir misin?
- sakız ağaçlarının altında ateş yakıp kurundun mu?
- bayır bahçede çayır biçtin mi?
- yayladan köye yerelma ile çayır taşıdın mi?
- karşicukta asılan siyah tavada kuymak yedin mi?
- eydicuk çeşmesinden yük arkanda su içtin mi?
- güllinin değirmeninde sevdaluk ettin mi?
- çamaşır gölünde nenen çamaşır yıkarken yüzdün mü?
- top oynamak için yaylaya yürüme gittin mi?
- karavada sevdan ile more topladın mi?
- nenen ile puruncali siğır göcüne katıldın mı?
- malozdan aşağı köye bağırdın mı?
- malozdan güneşin doğuşunu seyrettin mi?
- şehidin dereden kukuvak topladın mı?
- sevgilinle karşı karşıya sığır bekledin mi?
- kaleğrada yaban eriği yedin mi?
bunları yaşayan rüyalarını bile burda görür. ve ekliyor: "Sizleri gurbete yollayan yerlerden bahsediyorum". Son olarak özlü sözler: Bu dünyanın cefasından, sefasına sıra gelmez, Gafil olma ilme çalış, geçen günler geri gelmez...
(Tahsin ÇELİK) 13-03-2008 21:18