Akçaabat-Acısu Köyü Forumu
Duyurular: Akçaabat-Acısu.Com Forumuna Hoşgeldiniz!
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Pazartesi, 01.Aralık 2008, 20:25:22


Kullanıcı adınızı ve parolanızı


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nasıl bir eğitim istiyoruz?  (Okunma Sayısı 1199 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ali DURMUŞ
Administrator
******

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5



Üyelik Bilgileri WWW
« : Perşembe, 28.Şubat 2008, 15:53:07 »

Nasıl bir eğitim istiyoruz?
Acısuluların eğitimdeki bugünü ve yarını


Eğitimle ilgili bir tür açılış yazımıza “Genç Eğitimciler” başlığı ile başladık. Bu başlığa ilişkin, özellikle genç öğretmenlerimizden Sevilay ve yine edebiyatçı öğretmenlerimizden Rabia Hanım’ın güzel yazıları oldu.  Çok teşekkür ediyoruz.  

Şimdi sıra projelere yönelik düşüncelerde, reaksiyonlarda!  Sadece genç öğretmen değil, (ki onların bu konuya görüşleriyle katılmalarını çok arzu ediyoruz ve önemsiyoruz da), bütün eğitimci arkadaşlarımız ile eğitimle içiçe olmayıp ama güzel görüşleri olan herkes ama herkes ile “Nasıl bir eğitim istiyoruz” konusunu paylaşmak istiyoruz.

Öncelikle bizim köyümüzden (ilköğretim, lise, yüksekokul-üniversite olarak) başlamak istiyoruz.  Acısuluların kalabalık olarak yaşadığı diğer bölgelerle ilgili görüşlerinizi de ekleyebilirsiniz. Ayrıca yurtdışını daha sonra gündeme almak istiyoruz ama isterseniz şimdiden de yazabilirsiniz.

Bu ortak görüşleri herkes kendi çevresinde, mümkün olan farklı platformlarda dile getirerek, bu konuda daha çok destek toplayabilmesi çok yararlı olacaktır. Biz de konunun takipçisi olacağız: köşe yazılarımızla, çeşitli duyurularla dile getirmeye devam edeceğiz, tabiki uygulama aşamasında da etkin rol üstleneceğiz.

1 Mayıs 2008 tarihine kadar herkes görüşlerini yazabilir. Kısa ve öz olması tercih edilir. Birbirine soru cevaptan ziyade, uygulanabilir fikirler üretmek yolunu tercih etmeniz çok daha yararlı olacaktır. Her yazıya sürekli yanıt verilmeyecek ve sizlerin görüşleri beklenecektir. Gerekirse bize özel  ileti de gönderebilirsiniz, sayfa e-posta haricinde ayrıca:  a.durmus.61@gmail.com ve durmus.a@versatel.nl .

1 Mayıs sonrası ne olacak?
Plan-İletişim ve Uygulama Bölümü:
1 Mayıs 2008 tarihinden itibaren bu görüşlerden yararlanılarak ortak bir görüş/plan oluşturulacak.  İlgili kurum, kuruluşlarla iletişim kurulacak, önerilerde bulunacak ve uygulamaya konulacak. Bu tarihten sonra izlenecek yol haritasını yine sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Sorular:
1-   Köyümüzdeki  ilköğretimin değerlendirerek, bundan sonra  eğitim seviyesini daha da yükseltmek için nelerin yapılabilir?
2-   Lise, yüksekokul/üniversite eğitimdeki öğrencilerimizle ilgili mevcut durum nedir ve bundan sonra neler yapılabilir?
3-   Yetişkinlerin eğitimdeki şu andaki konumu ve bundan sonra neler yapılabilir?
4-   Acısu Köyü İlköğretim Okulu’nda ya da başka bir yerde ilköğretimini yapmış ve farklı konumlardaki Acısulular özellikle köyümüzdeki ( ya da diğer) eğitim için neler yapabilirler?
5-   Ayrıca köy derneklerimiz ile Acısulu işadamlarımız/işkadınlarımız eğitime nasıl katkıda bulunabilirler?
Lütfen yazılarınızı, değerli görüşlerinizi bu sorular çerçevesinde kısa ve öz yazmanızı arzu ediyoruz.  Selam ve saygılarımızla,

Ali Durmuş, Acısu Köyü İnternet Sayfası Danışmanı

Not: Acısu Köyü İnternet sayfamızın bir çok bölümünde, bu eğitim yazıya yer verilecektir.
Moderatöre Bildir   Logged
rabia
VIP
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 134


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Cuma, 29.Şubat 2008, 23:10:36 »

Yeniden merhaba...
Sadece yenilikleri görmek iiçin giriyordum siteye epeydir. Ama bu konu direkt olarak beni ilgilendirdiği için bir hayli de zorlanarak yazıyorum bu yazıyı... Umarım amacıma ulaşabilirim.
Eğitim ana karnında başlıyorsa, çocukların eğitimi de ana-babanın eğitimiyle başlamalı diyenlerdenim. Sanırım söylemek istediğim anlaşılıyordur. Diyorum ki, anne ve babaları eğitelim ki onlar da sağlıklı çocuklar yetiştirebilsinler. Rehber öğretmenlerden veya bu alanda başaılı olabilecek gönüllü diğer öğretmenlerden yararlanılabilinir.
Asıl konu, anne baba yetersizlikleridir, biliyorum ama bu konuda akadaşlardan görüşler de beklediğimi söylüyorum. Ben kendimi iyi hissettiğimde yine yazacağım.
Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
Sıtkı ÖZKURT
Administrator
******

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 54


Kurdoğun Sıtkı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Salı, 15.Nisan 2008, 09:35:39 »

Buraya Rabia hanim hariç katılmama sebeplerini öğrenmek isterim.

  • acaba başlığın sitede birçok yere dağıtılması konunun ilgisizliğine mi sebep olmuş olabilir, ki bu tanıtma amaçlıydı?
  • konu üzerine yeterli bilgi mevcut olmadığından mı?
  • veya sadece genel ilgisizlikten mi?
  • yoksa başka sebeplerden dolayı mı, ki bunları bilmek isteriz.

Sizlerin öneri ve katılımınızı bekliyoruz. Smiley
Moderatöre Bildir   Logged

rabia
VIP
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 134


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Çarşamba, 16.Nisan 2008, 19:11:14 »

Bu sorunun cevabını Sıtkı Beyden çok merak etmiyorsam ne olayım...
Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
ziraatci.M.DOĞAN
Gedikli
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 91


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Perşembe, 17.Nisan 2008, 11:44:45 »

1-Öğrencilerimizin daha istekli olmaları için öğrencilerimiz üniversitelere gezilere,eğitim konferanslarına götürülerek daha bilinçli olmaları sağlanabilir.Türkiye de çeşitli dallarda yarışmalara öğrenciler yönlendirilerek hazırlanmalarına olanak sağlanmalı.

2-Öğrencilerimiz liseye veya üniversiteye girerken iyi yölendirilmeleri gerekir.İnanıyorum ki bir çok öğrencimiz bilinçsiz veya istemediği lise ve üniversitete okuyor.Bu tür seçimlerde öğrencilerimizin daha bilerek hareket etmelerini sağlamalıyız.

3-Köyümüzden dısarda olup okuyan herkesden yararlanılmalıdır.Köyümüzde olupta üniversite bitiren herkesten yararlanılmalıdır.İnanıyorum ve tahmin ediyorum ki herkes elinden geleni yapacaktır.Köyümüzün okumuş insanlarıyla iletişim kurulmalıdır.Aynı şekilde maddi olarak ta yardım edebilecek insanlarımızda mevcuttur.

4-Baska yerdeki insanlarımız bulundukları yerdeki eğitim ve öğretim birimleriyle iletişim kurarak öğrencilerimizi 
bu yerdeki insanlarla tanısma ve eğitim gezisine(eğitim kampı)na götürebilir.Böylece daha etkili ve kalıcı bir öğrenme sağlanır.sosyal olarakta öğrenciler gelisir.

5-Köy derneklerimiz yukarda bahsettiğim işlemlerin yapılması için olanak arac gerec sağlayabilir.İnsanlara görev ve yetki vererek yönlendirebilir.İş adamlarımız da maddi olarak olanak ve destek vermeleri sağlanabilir.

Saygılarımla Ziraat Mühendisi Muammer DOĞAN
Moderatöre Bildir   Logged
şahinkaya06
Global Moderator
*****

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 211


DERVİŞOĞLU


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Perşembe, 17.Nisan 2008, 23:42:49 »

1-)Köyümüzdeki ilk okul hakkında değilde genel olarak ilkokullarda çocuklar küçüktür diye ezbere dayalı eğitim-öğretim veriliyor.Aslında çocuk küçük olabilir zekası o yaşta kendinden büyük olmalı..Onlara "iki kere iki dörttür" diye ezberletmektense,neden dört ettiğini,nasıl ettiğini verebilmek lazım bence..
2-)Lise ve dengi öğretim birimlerinde,öncelikle girişte kesinlikle sınav olmalı(eğitimini,öğretimini,zekasını,ilgi alanını ölçebilecek bir sınav)diye düşünüyorum.Zaten öncelikle ilkokul sorunu çözüldüğünde,bu sınava gelen öğrenciler başarılı olacaktır.Ve bu sınav doğrultusunda yerleştikten sonra,alanları dahilinde onların gözlerini açmak lazım,gelecekte onları neler bekliyor bilmeliler.Sınav sisteminde zorunlu sözlü uygulaması konulmalı ve bunun not olarak etkisi %50 olmalı.Böylelikle,ezbere değil öğrenerek geçmek zorunda kalacaklardır.
3-)Lisans ve üstü öğretim birimlerinde ise;en büyük bozuk sistem burda var bence,belkide bunun sebebi yada böyle görünmesinin sebebi alt yapı sistemi bozuk olunca son noktaya(lisan ve üstü)gelince karmaşa başlıyor..Hayatında hiç makine görmeyen adam,benimle beraber makine okumaya çalışıyor..Çünkü,başka bölüm seçemiyor..Özellikle sistemde denetleme kapalı.Öğretim görevlisi sınıfa girdiğinde ona kimse dersmi işliyorsun gırgırmı yapıyorsun diye soramıyor!Bir hukuk okuyan öğrenci,dört yıl sonra hukuk mezunu oluyor.Ama nasıl?Boş mu?Dolu mu? Soran yok!Avrupada bildiğim kadarıyla,dört yıla dört yıl daha okuyor hukukçular..Bir sayısal dersten yüz üzerinden on veya yirmi alıyorsun..O dersi çaneğrisi dedikleri sınıf ortalamasıyla geçiyorsun..Ne öğrendin?Hiiiiiiç!Sadece bişeyler karaladım,hocada on puan vermiş geçtim.
Acele bir eğitim sistemine ihtiyacımız var,bu konuda ne kadar yazsakta bitiremeyiz..Türkiye olarak,genç nüfusumuzla gurur duyuyoruz ama yetiştiremedikten sonra sayı hiçte önemli değil!
Saygılarımla-- H.Şahinkaya.
Moderatöre Bildir   Logged

dervişoğlu hüseyin şahinkaya
"Bugün ölecekmiş gibi ahirete,hiç ölmeyecekmiş gibi Dünya'ya çalışın"
ALLAH CÜMLEMİZİ SALİH KULLARINDAN EYLESİNN.
Hasan (karadeniz)
Gedikli
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Cuma, 18.Nisan 2008, 18:46:25 »

Ben, kendim egitimci olmadigim icin, konular hakkinda yorum yapmam uygun olurmu, olmazmi bilmiyorum.
Cocuklu bir aile oldugumuz icin, yillardir cocuklar sayesinde, egitim konusunda bir cok tecrubelerimiz olustu..Basta okul-aile isbirliginin cok onemli oldugunu yasayarak ogrenenlerden biriside benim. Bu sayede cocuklar ve ogretmenlerinden cok seyler ogrendim ve onlara cok seyler borculuyum..
Tecrubelerim gosterdi ki; okul-aile isbirligi, bir bakima ana karninda baslamasi gereken ve ana babalardaki yetersizlikler sonucu olusan boslugun doldurulmasi acisinindan bence de cok onemli.
“Acisu da egitime nasil katkida bulunabiliriz?” Bu konuda bilgim olmadigi icin bir sey diyemiyorum. Bilgimiz olunca yine yazariz, gerekirse destek veririz..Selamlar. H.demirdag
Moderatöre Bildir   Logged
cagatay_61
Müdavim
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 210


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Cuma, 18.Nisan 2008, 19:22:43 »

Köyümüzün aslında çok büyük avantajı var. Bu avantaj nufusunun az olması. Bir çok okulda sınıflar yetmiyor, sıralara 3 li hatta dörterli oturtuluyor. Buna liselerde dahil. Bizim bu yüzden liselerimizde dahil olmak üzere şanslı olduğumuz bir gerçek ama bunu ne yazık ki değerlendiremiyoruz.

Arkadaşlar eğitimin zaten ailede başladığı hakkında bilgi vermişler, bunu önemini bahs etmişler.. Ben bu ailedeki eğitimin Ahlaki değerler hususunda yetersiz olduğunu düşünüyorum. Bir hikaye anlatılır Ben sana Vali olamazsın demedim, Adam olamazsın dedim gerçekten çok büyük bir söz. Okumak sadece diplomayı ele almak değildir, bu diplomayı güzel ahlakla süslemek gerekir. Eğitim Bilim+Gönüldür.. Eğitimde işte o zaman başarılı olabiliriz..

okulumuzda sosyal faaliyetler önem verilmeli..

Spor, Gezi, Tanıtım..

Öğretmenelr çocukalrı lise ve üniversiteye götürmeli, gerekirse okullarda görüntüllü olarak sunum yapılmalı..

Çocukları eğitim ve öğretim hakkında bilinçlendirmeli... Gelecekte ne olmak istediklerine ve yeteneklerine göre öğretmenleri önderliğinde seçim yapmaları ve o idealleri doğrultusunda çalışmalılar.

Ortaöğretim Kurumları Sınavlarını, türü sınavlara hazırlamalı ve bu konularda bilinölendirilmel. çocuk niye bu sınavlara girdiğinin bilincinde olmalı.

Bilişimden fazlasıyla yararlanmalı, çocukların bu konularda dikkati çekilmeli..

Aile ile sürekli temasta bulunulmalı ve çocuklara değer verildiğini çocuklara hissetirilmeli, çocuk başarısız olsa dahi; Oğlum bugün Öğretmenin ile görüştüm çok zeki olduğunu söyledi, biraz daha düzenli çalışırsan çok daha başarılı olacağına inanıyor gibi cümlelerle, çocuk kendine değer verildiğini, önemsendiğini bilmeli ve aile de çocuğunu desteklemeli.. Biz sana güveniyoruz, sözü bile yeter...

Çocuk asla başka bir öğrenci ile kıyaslanmamalı.. Bak sen bilmem kimin çocuğuna o Takdir aldı da sen niye teşekkür aldın? böyle davranılırsa çocukta o kişiyi geçme hırsı yerine  acizlik duygusuna kapılabilir, bu da o kişiye karşı nefret, duymasına sepeb olur ve kendi öz güvenini kaybeder...

şimdilik bu kadar Wink
Moderatöre Bildir   Logged

ALLAH cc TÜRK İSLAM ALEMİNİ KORUSUN VE YÜCELTSİN
rabia
VIP
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 134


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Salı, 29.Nisan 2008, 01:31:54 »

Benim asıl merak ettiğim, bu eğitim konusunda, somut olarak, köy kapsamında bir şeyler yapmak planlanıyor mu? Yoksa, sadece burada konuşup, fikir alış-verişi mi yapıyoruz? Bilelim de ona göre konuşalım ama değil mi?

Ben ısrarla eğitimde başarı isteniyorsa, anne babaların bilinçlendirilmesi gerektiğini savunuyorum. Çünkü, eğitim, okul, aile işbirliğinde olursa başarı gelir diye düşünüyorum. Bunu derken de, aklıma hemen geliveren örnekler var: Öğretmenlerimiz, konuşmalarımızdaki aksanlı söylemleri düzeltmek için o kadar uğraşırlardı ki anlatamam. Biz de düzeltmeye çalışırdık, çünkü öğretmenin söylediğini yapmak bizim için olmazsa olmazlardandı. Gelin görün ki, düzeltmeye çalıştığımız ağzımızla eve geldiğimizde dalga geçilmesi bizi müthiş üzerdi. Aşağılandığımız bile olurdu, "dünkü...." , "vay, sevsinler kibarlığını" yollu eğlence konusu olmak hiç de hoş değildi. Bu kez, okulda farklı, evde farklı konuşmak zorunda kalırdık ki, bu durumun değiştiğini pek düşünmüyorum. Bir de, şimdiki çocuklarda, bizim zamanımızdaki gibi bir özen de görmüyorum. ( Derecik Lisesinde çalışırken son sınıf öğrencileri çivinin eşanlamlısı olarak "muk" yazmışlardı da beni şok etmişlerdi. Hatta, "yari acuk gösterin" ifadesindeki yanlışı da bulamamışlardı: acuk:azıcık. Hatta orada gözlemlediğim şey, bize evde yapılanı, onlar okulda birbirlerine yapıyorlardı.)
Bir diğer örneğim ise ebeveynlerin çocuklara olan güvensizliği...
Çalıştığım ilköğretimlerden birinden tipik bir örnek sunayım: Çocukları Tema Vakfına üye yapacağım. Onlara dedim ki, "bunun için asla ailenizden para istemeyeceksiniz. Harçlıklarınızı biriktireceksiniz. Beslenmenizi evden getirip yiyeceksiniz, çarçur etmeyip, ne biriktirirseniz onu vereceksiniz. Bu bir kampanyaydı, verdikleri para miktarınca meşe palamutu dikilmesine katkı sağlayacaklardı.
Çocuklarımdan bir çoğu bu noktada sıkıntı yaşadı da, birinin sıkıntısı diğerlerine oranla farklı. Verdiğim günde çocuklar az-çok paralarıyla geldiler. Zaten palamutlar sınıf adına dikilecek; üyelik sınıf adına yapılacak yani. Çocuklarımdan biri iki gözü iki çeşme ağlıyor. "Ne oldu, niye ağlıyorsun" diye sorduğumda, annesinin biriktirdiği paraya el koyduğunu anlattı bana. "Peki sen annene durumu anlatmadın mı" diye sorduğumda da, ağlaması daha bir şiddetlendi; "bana inanmıyor ki" diye yakındı. Ardından da ekledi; "Biz, o kadar parayı ağaç dikmeye veremezmişiz..." "Parayı sen biriktirmedin mi" diye sorduğumdaysa, "Örtmenim, ben o günden beri atari bile oynamıyorum, annemin el koyacağını bilsem, oyunumu oynardım bari" diye yakınmasını sürdürdü.
Tenefüste annesinin beni beklediğini gördüm. Kadın çocuğa inanmamış, kalkıp okula kadar gelip, gerçeği benden öğrenmek istemişti. Tabii önce babasına uğrayıp, soyulup soyulmadığını da sormuş adama... Gerçeği öğrenmesine rağmen, çocuğun biriktirdiği paranın bir kısmını verdi, düşünebiliyor musunuz... Hatta bana vermek istedi, ben almadım. Çünkü bütün çocuklar yaptıklarıyla gurur duyarak getirip veriyorlardı birikimlerini. Uğur, annesinden aldığı parayı bana getirdiğinde, "Örtmenim ben herkesten çok biriktirmiştim ama annem hepsini vermedi bana" diye yine gözleri sulanıyordu.
Dersine girdiğim dört sınıfta da aynı yöntemi uyguladım; en yüksek katılım benim sınıflarımdan oldu ve öğretmenler bunu nasıl başardığımı sordular, çünkü onlar çocuklardan para alamamışlardı. Hatta ben aileleri zora sokmadan başarmıştım bunu, dahası aileler çocuklardan yararlanmışlardı; verdiğim süre de yalnızca bir aydı... (Sınıflarımın arasında rekabet olmasın diye (Çünkü bağışlanan para karşılığında alınan sertifika, yıl sonuna kadar sınıf panosunda teşhir ediliyordu), topladığım paraları da eşitlemeyi ihmal etmemiştim. Çok çocuğa para iadesi yapmıştım, çaktırmadan, "sen çok biriktirmişsin, al bu senin, harca kendin" diyerek verdiğim paraları almak istemeyen, "kendi adıma üye olamaz mıyım" diye soran çocuklarım olmuştu. Öte yanda, katılımı sağlayamayan öğretmenler... )
Ailenin eğitimdeki yeri tartışılamaz... O nedenle önce onların anne-baba olarak eğitilmeleri gerekir diyorum.
Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
kurdoglu
Çaylak
*

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 9


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #9 : Cumartesi, 03.Mayıs 2008, 11:05:31 »

Uzun bir aradan sonra herkese merhabalar..
Eğitim konusuna çok  önem verdiğimden düşüncelerimi paylaşmadan edemeyecegim. Herkes güzel şeyler yazmiş. Herkesin düşünceleri çok guzel. Burada eğitimle öğretimi gece ile gündüz gibi (bir bütün olsalarda) ayrı tutumak gerektiğini düşünüyorum. Belki sözel zekası güçlü olanlar daha ileri teoriler tanımlayabilir;  ama sahip olduğum matematiksel zekanın bir ürünü olan mekanik düşünce;  eğitimin,  çocuk doğmadan çok daha öncesi, hatta anne ve baba adayları evlenmeden, beslenmeleri ile başlar, diyor. Legal olarak, müspet manada doğru beslenme bireyin anotomik ve metafiziki yapısında birebir etkili etkili olduğu için ilişki içeriside olduğu insanlarıda müspet veya menfi manada doğru orantılı olarak etkileyecektir. Bireyin buna dikkat edebilmesi, ancak konuyu idrakı ile mümkündür. Belki konu başlığının açılmasında ki amaç başka. Ama eğitime başlanacaksa, başlanacağı segment ilköğretim değil, anne-baba adayları olmalı. Çünkü çocuklar  okula başladığı yaşta (öğretimcilerin affına sığınarak söylüyorum) eğitimin %95 i anne-baba tarafından verilmiş oluyor,  öğretim başlıyor. Türkiye genelinde olduğu gibi, Acısu köyünde de  bunun daha çok önem arzettiğini düşünüyorum. Türkiye'nin geleceği için bu çok önemli.
Hiç unutmadığım bir chın atasözü var.
"bir yıl ürün almak istiyorsan tarlanı bakımlı güzel ek;
eğer on yıl  ürün almak istiyorsan ağaç dik;
ama çok daha verimli, yüzyıllarca ürün almak istiyorsan insanları eğit ."
Moderatöre Bildir   Logged
Ali DURMUŞ
Administrator
******

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #10 : Çarşamba, 07.Mayıs 2008, 00:23:24 »

HERKESİN YAPABİLECEĞI MUTLAKA BİR ŞEY(LER) VARDIR
Nasıl bir eğitim istiyoruz, değerlendirmesi

Yeniden merhaba,

Nasıl bir eğitim istiyoruz, adlı yazımızın reaksiyon süresi doldu ve söz verdiğimiz gibi, 1 Mayıs 2008 tarihinden sonra yazımızın devamını sizlerle paylaşmak, değerlendirmek istiyoruz.

Aslında gönül isterdi ki, daha çok Acısulu eğitimciler, eğitimseverler uygulanabilir fikirleriyle, görüşleriyle bu konuya katılabilsinler. Çünkü sözkonusu olan, köyümüz ve çocuklarımız için yapılabileceklerdir. Kısacası konunun özüne bakmak lazım. Bu arada, bu konuya çeşitli fikir ve görüşleriyle katılan herkese çok teşekkür ediyoruz.

Efendim, eğitim
konusu belki herkesin ilgisini aynı düzeyde çekmeyebilir. Ya da, bir çok insanın farklı sebepleri olabilir. Konumuzu görüşmeye açarken, öngördüğümüz çok açık ve net. Soruların hepsine yönelik görüş maalesef mevcut değil. O nedenle, biz de konuyu sadece köyümüzle ilgili bölümünü ele almak istiyoruz.

Bizim yapmaya çalıştığımız, bir tür eğitim kampanyasıdır. Öncelikle ilgi duyan insanlarla konuşmak, paylaşmak ve sonrasında hep birlikte somut kampanya ya da projeler geliştirmek. Sloganımız bellidir: Her şey köyümüz ve çocuklarımız için ve herkesin mutlaka yapabileceği bir şeyler olmalı. Bu kamuoyu hizmetimizde, 5 soru ile insanlarımızın nabzı yoklanmıştır. Görüşleri sayfamızın forum köşesinde genişçe okumak mümkündür. Köyümüz insanının eğitim konusuna ilgisi, düşüncesi, fikirlerini sorguladık bir anlamda. Daha iyi bir gelecek için neler yapılabilir, sorusuna yanıt aramaya çalıştık.
Böyle bir köy sayfası maalesef her köyün yok. Bu anlamda, köyümüz Acısu, oldukça şanslı bir köy. Böyle bir sayfada köyümüzle ilgili her konuda olduğu gibi, en önemli bulduğumuz eğitim konusunda da bir şeylerin yapılması gerekmez mi? Tabiki her zaman havadan sudan konuşmak, yazmak olmaz. Biraz da ciddi konulara değinmek gerekmez mi? Hep birlikte köyümüzü, insanlarımızı ya da geleceğimizi daha iyi seviyelere ulaştırabilmek için herkesin yapabileceği mutlaka bir şeylerin olduğuna inanıyoruz. Yoksa Muhtarlık vardır yapsın, Okulumuz vardır yapsın, köy derneğimiz vardır yapsın mantığıyla, bu tür toplumsal konular kısa zamanda istenilen hedefe ulaştırmak oldukça zordur. Toplumsal konularda, kamuoyunun, halkın nabzı da tutulması, yeterli desteğin alınması çok daha isabetli olacaktır.

Kampanya başlatmak, projeye yönelik çalışmalar yapmak oldukça zordur. Bu konu ile ilgili geçmişteki bazı etkinliklerin örnek olması bakımından, bizim 16-11-2007 tarihli “2002 Acısu Mini Kronolojisi” köşe yazımızı tavsiye ediyoruz. Aslında birlikte, işbirliği ve dayanışma içinde yapılan etkinliklerin, düşünüldüğü kadar da zor olmadığını biliyoruz.

Böyle bir genel girişten sonra, konumuzun içeriğine somut olarak dönelim. Bütün reaksiyonlara, görüşlere ayrı ayrı yanıt vermek mümkün değil. Ancak somut olan bazı görüşlere değinmek istiyoruz. 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, köyümüz ile ilgili bölümü ele almak istiyoruz. Acısu İlköğretim Okulu, öğrenciler, sınıflar, araç gereçler, sıra ve sandalyeler, eğitimin kalitesinin yükseltilmesi, olanaklar, tanıtım, Acısulu öğretmenler. Eski mezunlar, veliler, öğrenciler, öğretmenler, Okul Aile Birliği, Acısu Köy Derneği, Muhtarlık, işadamları vb… okulumuz için neler yapılabilir ve nasıl yapılabilir?

Okuldaki öğretmenler bu konuda herhangi bir görüşte, fikirde bulunmadılar. Onları anlayışla karşılıyoruz,  çünkü onlar şu anda okulda hizmet veriyorlar. Belki de bu konuda merakları var. Keşke onlar da bir şeyler yazsalardı, ya da bize de iletselerdi, çok iyi olurdu. Çünkü herkesin mutlaka değerli bir görüşü olacaktır. Bunları paylaşmak çok hoş olsa gerek.

Bir örnek: 2002 okul açılışı, kampanyalarından biliyoruz. Ayrıca düğünlerde içerde yıllardır kullanılan 3’lü sıralarda yemek yeniyor. Orada hem sıralar, hem oturaklar yani sınıf her şeyi ile ortada. Bu durum eski mezun ve eğitimci olarak bizi çok üzüyor. Yani eski mezunlar birer sıra, sandalye yaptıramaz mı? Çok rahatlıkla, evet. Ama bu çalışmaların kordinasyonu yerinden yapılması daha etkili olacaktır.

İşte o nedenledir ki, öncelikle köyümüzün sayfasında bu konuları dile getiriyoruz. Birer güzel projeye dönüşmesini yürekten arzuluyoruz. Öğrencilerimiz adına destek istiyoruz. Bu konularda insanlarımızın duyarlı olacağını düşünüyor, herkesin mutlaka yapabileceği bir şeyin olduğunun altını çizmeye çalışıyoruz.

Ziraatçı M. Doğan ve Çağatay kodlarındaki arkadaşların somut görüşleri mevcut: eğitim kurumlarıyla iletişim, gezi, spor, tanıtım, konferanslar, okul seçimi, bilişimden yararlanma, sınavları. Oldukça güzel fikirler ve hepsini hiç zorlanmadan uygulamak mümkün. Rabia ve Kurdoğlu daha çok ana babanın eğitimdeki yerine parmak bastılar. Sevgili Hasan’ın (Hollanda’dan) eğitim konusunda, herkes gibi yapabileceği mutlaka bir şeyler vardır, diye düşünüyoruz. Acısu eski mezunlarından Gedikli için de, sadece emekli eğitimcilerden değil, genç yaşlı herkesin bir fikri, bir önerisi, yapabileceği bir şeyi olmalıdır, öyle değil mi?  Herkese yanıt vermedik, amaç zaten o değil. Herkese yazılarından dolayı, tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Ayrıca şunu çok açık ve net söylemek gerekir: Artık köyümüz sayfasında, köyümüz ve köyümüz insanının daha iyi bir gelecek için farklı fikir ve görüşleri dile getirmek gerekir. Bu fikirler zamanla konuşulur, tartışılır ve bir gün somut adımlar atılır. O nedenle, köyümüzü daha ileri seviyelere götürebilecek fikir ve görüşlerinizi her zaman yazmanızı arzu ediyoruz.

Bir örnek vermek gerekirse: Değerli Akçaabat Belediye Başkanı, Hollanda ziyareti sırasında konuştuk ve sonrasında yanılmıyorsam 81 farklı konuda projeye dönüştürülebilecek fikir, görüş, resim ve bilgi iletmiştik kendilerine. Çok teşekkür ettiler ve bunların bir kısmını uygulamakta oldukları, bir kısmından da yararlandıkları, projeye dönüştürdüklerini söylediler. Zaman zaman iletişimimiz sürüyor. Niye olmasın? Bir düşünün, Şinik Belediye Başkanı Sevgili Ahmet Marufoğlu’nun Raşı Sırtı Küçük Sanayi projesini…

Zaman bilim ve iletişim çağıdır. Her fikirden yararlanmak gerekir. En iyisini sadece ben bilirim mantığı, artık eskilerde kaldı. Bir belediye gidip başka belediyenin hayata geçirdiği güzellikleri görüp yararlanabilir, bir köy, bir dernek, bir okul da böyle olmalıdır. Yani düşünmek, paylaşmak, inanmak ve uygulamak gerekiyor.  Biraz daha üretken olmak, biraz daha ileriye yönelik düşünmek gerekmez mi?

Ne, nasıl yapılabilir?
Bu konuda görüş bildiren arkadaşların görüşleri ışığında, konuya belirli bir perspektif çizmeye çalıştık. Artık somut adımlar atmak gerekiyor. Bir konuya takılıp kalmak istemiyoruz. Çünkü köyümüz için daha yapılacak çok işler var olduğunu düşünüyoruz. Bunları dile getirmek, yönetimlere, derneklere yardımcı olmak istiyoruz. 

Somut önerimiz şöyle: Köyümüzdeki eğitime destek olmak, daha da ileiye taşımak için öncelikle bir Çalışma Grubu oluşturmak mümkündür. Çalışma Grubu’nda kimler olmalı, en azından:
1-   Okul Yönetiminden (müdür ya da müdür yard.)
2-   Bir öğretmen
3-   1 veli (Okul Aile Birliği başkanı, sekreteri)
4-   Muhtarlıktan 1 kişi
5-   Köy Derneğin’den 1 kişi
Oluşan bu çalsma grubu, yukarıda yazdığımız notlardan da yararlanarak, köyümüzdeki ilköğretim okulu için, iç malzemeleri, eğitim, öğrenciler vs… ve veliler için neler yapılabileceğini konuşup bir rapor hazırlayabilir. Bunu bir ya da birkaç uygulanabilir kampanya ya da projeye dönüştürebilir. Projenin bir başlangıç ve bitiş tarihleri belirlenir. Örneğin Ramazan sonrası ya da Aralık 2008 düşünülebilir. İnternet sayfamızda bu gelişmeleri sürekli dile getiririz. Projeyi hep birlikte izlemek, başarıya ulaştırmak şansımız olur. Gelecek yıllar için, yani uzun vade için yeni projeler geliştirilir.

Burada öncelik öğrencilerin olmalı ve ana baba için de ayrıca periyodik etkinlikler düzenlemek mümkündür. Gerekirse eğitim bir paket olarak da ele alınabilir ve ilgili herkes için iyileştirici etkinlikler planlanabilir.

Ne dersiniz? Acısu İlköğretim Okulu, Muhtarlık, Köy Derneği, Okul Aile Birliği, veliler, öğrenciler, öğretmenler, eski mezunlar, eğitimseverler bu çalışmayı gerçekleştiremez mi?

Gelecek yazılarımızda, bir başka konu ya da konuları sizlerle paylaşmak dileğiyle.

Ali Durmuş
Akçaabat Acısu Köyü İnternet Sayfası Danışmanı

Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

© Akçaabat-Acısu.Com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM