Akçaabat-Acısu Köyü Forumu
Duyurular: Akçaabat-Acısu.Com Forumuna Hoşgeldiniz!
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Pazartesi, 01.Aralık 2008, 21:44:26


Kullanıcı adınızı ve parolanızı


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: öss sistemi nasıl olmalı?  (Okunma Sayısı 1402 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
cagatay_61
Müdavim
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 210


Üyelik Bilgileri
« : Pazar, 20.Ocak 2008, 02:49:06 »

değerli arkadaşlar, bu konuyu eğitim dışında veya öss dışında açmamın ayrı bir nedeni var, herkes problem üretiyor ama çözüm arayan yok.. çözüm ürettiğimizi sanıyoruz ama yeni bir problem ürettiğimizi fark etmiyoruz..

şuan gündemde olan türbanı da bu konuya küçükten dahil edebiliriz...

hep beraber çözüm yolu arayalım ne dersiniz, ben küçükten başlıyorum..

öss gerekli bir durum... ülkemizin eğitim koşullarını göz önüne aldığımızda bir eleme sisteminin olması gerektiğine sanırım hepiniz katılıyorsunuz...

peki ilk sorun nedir? katsayı sorunu değil mi? meslek ve imam hatip liselerinin önündeki katsayı sorunu..

örneklerle olması gerekenleri ben izah etmeye çalışayım..

Ticaret lisesi mezunu bir öğrenci; muhasebe, işletme, ekonomi, ticari matemaik, bilgisayar, pazarlama gibi dersleri görüyor ama ne yazık ki muhasebe öğretmenliğinden hariç hiç bir yeri ayzamıyor, daha doğrusu isteyen tıp ta yazar ama kesilen puanlar sonucu kazanmak imkansız..

Meslek liselerinden mezun olan öğrencilerin hepsi yukarda vermiş olduğum örnekteki gibi kendi alanlarında özel dersler alıyorlar....

şimdi soruyorum; meslek lisesinin metal işleri bölümünden mezun olmuş bir öğrenci puanı yetse dahi kesinti olmadığını varsayarak, tıp gibi bir bölümde okuyabilir mi veya okuması doğru mu?

bu aynı şekilde hepsi için geçerli....

meslek lisesinde veya ticaret lissinden mezun olanlara, kendi ilgi alanları olan bölümlerdeki katsay farkının kalkması gerekir... mesela, muhasebeden mezun olan bir öğrenci; işletme, iktisat, ekonomi, mailey gibi bölümler puanı kesilmeden girebilmeli, diğer alan dışı olan yerlerde puanı kesilmeli...

metal, mobilya, torna tesviye ve bilgisayar gibi bölümler içinde aynısı gerekli... bilgisayar bölümünden mezun olan bir öğrenci ne yazık ki öğretmenliği tercih edebiliyorken, bilgisayar mühendisliğini tercih edemiyor!!! elektirk bölümünde okuyan bir öğrenci elektrik öğretmeni olurken elektrik mühendisi olamıyor...

herkes kendi alanında özgür olmalı... bir mobilya bölümü mezunun kalkıp ben doktor olacağım demesi abes kaçar... ilk önerim bu..

çözüm yollarınızı bekliyorum...

bir örnek kendimden vereyimde öyle kapatayım madem; ben ticaret lisesi muhasebe bölümü mezunuyum... ea diğer bir alanım.. ama bu eğitim  sistemindeki katsayı zulmu yüzünden, işletme, iktisat maliye ekonomi gibi alanlara gidemedim... 24 tercih hakkımda yanlızca bir yere puanım kesilmeden gidebiliyordum, Gazi Üniv. muhasebe öğret. almış olduğu öğrenci sayısı 80.... sadece Akçaabat ticaret lisesidne yılda 80 kişi mezun oluyor... diğerlerini de siz tahmin dersiniz artık..

gel gelelim kazandığım bölüme, Otomotiv Öğret... tamamiyle sayısal... sınıftaki tek ea ve ticaret lisesi mezunu benim... benim için bambaşka bir dünya... ne diyeyim... muhasebe artık bir hobi benim için... şimdi sevöek zorunda olduğum otomobillerim var.... achtung Smiley
Moderatöre Bildir   Logged

ALLAH cc TÜRK İSLAM ALEMİNİ KORUSUN VE YÜCELTSİN
cagatay_61
Müdavim
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 210


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Pazartesi, 21.Ocak 2008, 22:40:30 »

sürekli öss ve eğitim sistemini tartışıyoruz ama bu sorunu çözmek için kimseden bir öneri sunmuyor.. haklısınız biz ne kadar öneri ortaya sunsakta yök veya milli eğitim bakanı bizim öneriyi alacak değil ya achtung



Moderatöre Bildir   Logged

ALLAH cc TÜRK İSLAM ALEMİNİ KORUSUN VE YÜCELTSİN
cagatay_61
Müdavim
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 210


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Pazartesi, 21.Ocak 2008, 23:55:13 »

Memleketin gençliği ile öğretmenleri karşı karşıya bulunuyoruz, öğretmenler bir görüşle memur sayıldıkları için siyasetle uğraşamazlar diye prensip ifade olunur. Bu itibarla bütün devlet memurları siyasettle uğraşamaz yani memur ve öğretmenlerin görevleri o kadar çok ve önemlidir ki bütün hayat ve zamanlarını buna ayırsalar ancak resmi görevlerini yerine geetirmiş olurlar..
                      Atatürk ün yurt gezileri, Hazırlayan Mehmet Önder, İş Bankaları yayınları ANKARA 1975 s.15

Bu  yazıyı okuyunca, siyaseti siyatçilere bırakmaya karar verdim, rougi
Moderatöre Bildir   Logged

ALLAH cc TÜRK İSLAM ALEMİNİ KORUSUN VE YÜCELTSİN
vampire
Çaylak
*

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Çarşamba, 30.Ocak 2008, 04:42:34 »

açtığın konu ile söylenebilecek çok şey var ancak öncelikle sorunların bir kolunu oluşturan soruna dikkati vermek lazım öss sistemi nasıl olmalı sorusu yanlış kanatimce çünkü böyle bir sistemin olması yanlış bunun yerine eğitim sistemimiz çocukları kaç yaşında eğitmeye başlayacak ve eğitecek insanlar eğitimi kendi karınlarını doyurmak için kullandıkları bir araç olarakmı görecekler ?

Şu anda öğretmen vasfına haiz olmuş çoğu insan sadece kağıtlar üzerinde öğretmen onun haricinde öğretme yetisi ve yeteneğine haiz değiller böyle bir durumda össyi değiştirmek hiç bir şey ifade etmez yıllardır yap boz tahtası oldu eğitim sistemi komple değişmedikçe sorunlar çözülmez
Moderatöre Bildir   Logged

I'm a Software Engineer For Java
rabia
VIP
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 134


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Cuma, 01.Şubat 2008, 22:57:06 »


Sistemde temelden yanlışlar olduğu kesin... Bu konuyu burada konuşmak, sanırım sadece yüreğimizin şişliğini alır, sorunlar baki kalır.
Herkesin lisede aldığı eğitim doğrultusunda yerlere gitmesi doğru... Tabii konuyu açan arkadaşımızın sözünü ettiği benzer veya ilgili yerlere gitmeleri de sağlanmalı. Ancak ben, olayın diğer boyutuna, şu "katsayı zulmü" dedikleri boyutuna değinmek istedim.
Bizim zamanımızda katsayı falan yoktu. Ben, Öğretmen lisesi, Dil-Edebiyat bölümü mezunuyum. Hiç bir artı olmadan bu bölüme girdim. İyi de bir puanla girdim. Ama sınıfımızda, Edebiyat bölümü mezunu, iki kişiydik biliyor musunuz. 37 kişiden, ikisi Dil-Edebiyat mezunu. Bölüm, Türk Dili ve Edebiyatı... Kimler yoktu ki! Çoğunluk Fen Bölümü mezunları da, End. Meslek, Yapı bölümü mezunu mu arasınız, İmam-Hatip mezunu mu? Kız meslek, Çocuk Gelişimi mezunu bile vardı sınıfımızda... Ve böyle bir sınıfta, Edebiyat dersleri inanın işkence gibiydi. Hele Yapı bölümü mezunu arkadaşımızla ders yapmak... Anlatılmaz bir işkence...
Ve okulu bitirebilenler, kii yanlış haturlamıyorsam, 17 kişi, hepimiz öğretmen olduk; hem de Edebiyat Öğretmeni... Dersleri hiç ciddiye almayan, sürekli dalga geçen arkadaşlarımız ne yazık ki, devletin onlara "eğit" diye verdiği çocukların dil-edebiyat zevklerine yazık ettiler. O nedenle bu katsayı olayı çıktığında en çok sevinenlerden biri bendim. Ancak, bu konuda da çok büyük aksaklıklar olduğunu biliyor ve görüyorum. Umarım bu konuda yetki sahibi olanlar da görür ve bu konudaki sorunları çözerler... Tabii kapıları ardına kadar açarak değil ama End. Mesl. Bilgisayar bölümü mezunu bir genç, bilgisayar mühendisliğinde de artı puan almalı... Düz lise mezunundan avantajlı olmalı. Bildiğim kadarıyla, ara eleman muamelesi yapılıyor onlara.
Benim kızım Anadolu İletişim Meslek lisesini kazandığında ki çocuğun en çok istediği şey, gazeteci olmaktı, o zaman öğrendik ki, bu çocukların okuldan aldıkları eğitimle, tercih edebilecekleri okulların puanları farklı... Okul mezunlarından Basın-yayını kazanan yok gibi bir şey; direkten dönmüştük yani...
Umarım bu çelişkiler kısa zamanda farkedilir de, çocuklarımız daha fazla eziyet çekmezler...
Moderatöre Bildir   Logged

R.Maltaş
vampire
Çaylak
*

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #5 : Perşembe, 14.Şubat 2008, 00:26:01 »

Cevabın ve devamında açıklamaların için teşekkürler.

Öncelikle Lisede herkesin aldığı eğitim neticesinde bir yerlere gitmesi veyahut gidebilmesi yanlış . Neden ? Aslında yüzlerce sebep sayabilirim ancak 2 tane basit ve açıklayıcı sebep bence yeterli olacaktır bakışım açısından . Bizler yada benim eğitim segmentindeki arkadaşların aldığı eğitim veyahut klişe bilgiler bana ve yahut bir başkasına birşey kattımı hayır . Haa sadece okuma yazmayı öğrendim , bunu atlamayalım . Onun haricinde hayatıma ışık tutacak bir bilgi bir deneyim aktarıldımı ve yahut böyle bir şeyle karşılaşan oldumu pek zannetmiyorum milyonda bir ihtimal . Mesela İngilizce eğitimi okula başlıyoruz oda başlıyor neredeyse velhasıl uni. 1. sınıfa kadar (ortak alan dersi) ingilizce alıyoruz peki adımızı yaşımızı ve saati söylemekten başka bir şey becerebiliyormuyuz o ingilizceyle hayır . O zaman aldığımız eğitimle bir yerlere kanalize edilebilme olanağımız sıfır haa yalanda bir sistem oluşturulur ki şimdiki gibi evet senin bilgin bu işin temeline uygun denilir okumaya devam edilir . Sonuç koca bir sıfır sadece bu yalan sistemin cahil bakışları tarafından takdire şayan sayılacak sonuçlar oda sıfır başka bir şey değil başka bir şey olsaydı devlet ve millet olarak şu anki dışa bağımlı durumda olmazdık . Basit bir oranlama . Gelelim diğer örneğime Düz liselerde 3 alan var malum sayısal sözel eşit-ağırlık . Sayısalı seçen misalen uzay mühendisi olabiliyor kazanırsa yada Fındık fıstık hesaplarını yapabilirse 3 saatlik bir sınavda bu adam uzayıda fet'h eder dünyayıda diyebiliyoruz peki sonuç nerede hani herşey doğruydu hani sonucu hani başarılı gençler milyonda bir başarılı biri çıktı diye sistem doğru veyahut azda doğru denemez zaten milyonda bir başarılı olan adamın hamuru başarı . Onun haricinde orta ve alt düzeydeki bir beyine sıradışı düşünmeyi bakmayı yorumlamayı nerede kim öğretiyor hiç kimse hiç bir yerde öğretmiyor öğretmedide bu zihniyetlede öğretemeyecek .

Katsayı ZÛLMÜ , Kesinlikle bir zûlüm . bu su götürmez bir gerçek madem insanları berbat bir şekilde kategorize ediyorsun ve ikinci defa ideolojik saplantılar neticesinde gençlere acımadan hayallerini hayatını düşünmeden bir daha , bir daha ayırıyorsun ve bunun adına çağdaşlık diyorsun ve kalkıp YÖK toplantılarında hükümetlerle atışıyorsun . Yapacak bi bu kalmış ne yazıkki kimse işini yapmıyor YÖK ünilerle uğraşacağına oradaki berbatlıkları düzelteceğine siyasetle uğraşıyor ve gençleri yok ediyor kesinlikle yok ediyor . Sen bilimi savunacaksın aydın düşünmeyi savunacaksın ve kalkıp gençleri koyun gibi güdeceksin bunun adı hem kel hemde fodul olmaktır .

Üniversite veyahut eğitim sistemimiz tamamen kanser olmuş durumda ki kanserde ya hep ya hiç vardır . Ya bu sistem hepten değişir yada ufak haplar alarak işkenceye devam edilir . Ben kesinlikle ama kesinlikle ufak,sadece göz boyayacak,insanları kandıracak değişimlere karşıyım . Ciddi temelden başlayarak değişim şart aksi halde gençler boş boş sokaklarda dolaşacak ondan sonra bir tv mikrofon uzattığında şurayı bitirdim işsizim laflarını söyleyecek .

Bir gence ne olacağı yada ne olabileceği aff edersiniz amma eşşek kadar olduğunda söylenmez ."Ağaç yaşken eğilir" diye bir atasözümüz var . Bu sözü anlamak çokmu zor ? Değil

O halde ufak değişimler değil baştsan aşşağıya kim nederse desin kim ne uydurursa uydursun bu yapılmadığı sürece büyük bir başarı sağlanamaz . Afaki başarıların kimseye bir faydası olmadığı geçmişimizde yatmaktadır . 
Moderatöre Bildir   Logged

I'm a Software Engineer For Java
Hasan (karadeniz)
Gedikli
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Pazar, 17.Şubat 2008, 15:07:42 »

Arkadaslar kendim egitimci olmagimdan her konuda ahkam kesmeninde iyi olmadigini bildigim halde yinde arastirdiklarim arasindan uygun buldugum yazilarla sizlerin goruslerine renk katmayi istiyorum. Sizlerin yazilarinizi okudum..Bastan ogrtemen konusuna deginilmisti.. egitim ve egitimci.

“Eğitim sisteminin değişmesi, eğitime yeni teknolojik olanaklarla donatılmış etkileşimli sınıflar ve bilgisayar ve ağ altyapısı donatılmış okullar sunulması, iyi ve etkin bir eğitimi ancak kolaylaştırır. ancak tüm bunlar yeterli değildir. Eğitim ortamının fiziksel koşulları elbette önemli, ancak asıl önemlisi insan! Eğitimdeki insan faktörü ise öğretmen! Eğitim için en önemli etken, öğretmendir. Bu yüzden, eğitimde herhangi bir reform söz konusu olduğunda, öncelikle işe öğretmenden ve öğretmen yetiştirmekten başlamak gerekir. Her bir yeni adımda da “biz şimdi nasıl bir öğretmen istiyoruz?” sorusunun sorulması gereklidir. Öncelikle öğretmenin bilişsel, duygusal ve bilgisel yönden etkin olması sağlanmalı ancak ondan sonra onun yapılandıracağı eğitimin başarısı beklenmelidir…bence.

“Oğretmenin bilgiyi, sınıftaki farklı bireylerin ve grupların anlayabileceği, bulabileceği şekilde yeniden ve yeniden toparlayabilicek kadar sabırlı ve özverili olması gerekmektedir. Öğretmen farklılıklara kızmadan, farklılıklarla birlikte yaşabilecek ve nesnelliğini yitirmeyecek kadar olgun ve sabırlı olabilmeli ve bu özelliklerini öğrencilerine de aşılayabilmelidir. Ogeretmen bu yonu ile hem ogeretendir, hemde surekli ogrenendir..
Öğretmen bir yandan güçlü bir savaşçı olmalı, bir yandan da barışçı olmalıdır. Öğretmen bir yandan değişmezliği ve genel geçerliği ve bunun çerçevesinde geleneği, kültürü verebilmeli, diğer yandan da değişimi, sorgulamayı verebilmelidir.
Günümüz öğretmenlerinin en büyük sorunu belki de eğitimin değişen yapısına ve işlevine ayak uydurmaya çalışmak şeklinde özetlenebilir.
Bir yandan öğretmeni “bilen” konumundan alan ve bilginin başka kaynaklardan edinilmesini kolaylaştıran teknolojik gelişmeler, diğer yandan öğretmenin sınıf içi alan, zaman ve bilgi kullanımını kısıtlayan etkenler, öğretmenin geleneksel otorite koltuğundan inmesine neden olmuştur denilebilir.
Bir diğer yandan, gelişen kopyalama ve çoğaltma teknikleri ile bir örnekleştirilmeye çalışılan ders örnekleri ve ders anlatım teknikleri öğretmenin biricik ve özgün yapısını da baltalamaya, tüm öğretmenleri ve eğitim sistemlerini birbirine benzetmeye, tektipleştirmeye çalışmaktadır.

Artık öğretmen tıpkı televizyondaki reklam filmleri gibi.. renkli, hareketli ve gülmece öğeleri ile süslü, rahatlatan, kısacık, çarpıcı ve kalıcı dersler anlatması gereklidir.

Eskiden ‘ne söylediğimiz’ önemliydi..gitgide ne söylediğimiz değil, ‘nasıl söylediğimiz’ önem kazanmaya başladı. Şimdilerde ise, ne söylediğimiz ya da nasıl söylediğimiz değil, ‘söylerken nasıl göründüğümüz’ daha önemli görünmekte.”
Ben siradan bir insan olarak butun bunlari cok iyi anliyor ve cook dikate aliyorum.

Selamlar sevgiler..
Moderatöre Bildir   Logged
cagatay_61
Müdavim
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 210


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Cuma, 25.Nisan 2008, 00:37:01 »

Hasan Abi vermiş olduğunuz bilgilerden dolayı size teşekkür ediyorum.. aslına biz eğitim sistemimizi her hafta formasyon derslerimizde tartışıyoruz, malum bir bölgede sürekli devlet, eğitim sistemini eleştirmek için can atan bir sınıf yapımız olduğu için bu konuda zenginim aslında...

ve Vampir arkadaşımızın dediklerine de katılıyorum ama günümüz şartlarında öss gerekli, ama eleme sistemi yanlış... ilk önce öss siteminde elem sistemi değişdirilmeli, ardından, üniversitedeki eğitim değişdirilmeli, vampir arkadaşımızın dediği gibi, sadece kağıtta öğretmen oluyoruz.. bir üniv. öğrencisi geleceğin öğretmeni kopya çeker mi? çekiyor ama, ve geleceğin öğretmeni olacak achtung

şimdi mezun olacak öğretmen adaylarımızı en iyi şekilde yetişdirmliyiz ve onlarda ilk okul çağından  itibaren çocukalrı en iyi şekilde yetişdirmeli, ardından bir kaç dönem geçince zemin tamamiyle ahzırlandığında öss gerkirse kaldırılmalı veya katsayı düzeltilerek eleme yaplılmalı.. sonuçta herkes okuyacak diye birşey söz konusu değil...

bu eğitim sisteminin en iyi şekilde düzltilebilmesi için uzun bir zaman ve milli eğitim bakanlığının, Milli Eğitim Sistemini benimsemesi lazım.. eğitimimiz milli olmalı...
Moderatöre Bildir   Logged

ALLAH cc TÜRK İSLAM ALEMİNİ KORUSUN VE YÜCELTSİN
Hasan (karadeniz)
Gedikli
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Cumartesi, 17.Mayıs 2008, 12:53:00 »

Bende tesekkur ederim Cagatay… Asil tesekkuru o bilgilerin sahibine etmek lazim.
Turkiye deki gelismeleri elbetteki benden daha cok biliyorsunuz. Egitimin icinde olan sizlersiniz. Örnegin; formasyon derslerinizin oldugunu ben bilmiyordum, en azindan onu ogrenmis oldum.
Arkadaslarin yorumlarini okuyunca; Turkiye deki egitim konusunda herkes asaga yukari ayni seyleri dusunuyor… Dedigin gibi, gelecegin ogretmeni hic kopya cekermi. Cok haklisin.
Selamlar...

Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

© Akçaabat-Acısu.Com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM