YEMEK TUZLUYSA;Fazla tuzunu almak icin,1 adet patatesi soyup yemeginize dograyin ve bir kac dakika kaynatin,
YUMURTA KIRARKEN;Yumurtanin aki ve sarisinin birbirine karismamasi icin buzdolabindan cikarir cikarmaz kirin.
TAŞAN YEMEKLER;Yemegin tastigi yere hemen bolca tuz serpin. Ocak soguyuncaya kadar oylece kalsin. Soguduktan sonra kolayca temizlenir.
MAKARNANIN;haslama suyuna bir, iki bas sogan, havuc v.b.sebzeler koyarsaniz daha lezzetli olacagini göreceksiniz
YUMURTA;haslarken suyun ve yumurtanin üstüne serptiginiz bir tutam tuz, yumurtalarin catlamamasini saglayacaktir
PASTALARIN;üstüne koydugunuz muz, elma, armut gibi meyvelerin kararmamasi icin, meyveleri limonlu suya batirip kullanin
YOĞURDUN SUYU;birkac gün icinde kendiliginden ayrilir.Icindeki vitaminler suyuna gectiginden, yerken yogurdu mutlaka suyuyla karistirmalisiniz
SEBZE PİŞİRİRKEN;yemege ekleyeceginiz su sicak olmalidir. Yemeginiz daha lezzetli olacaktir.
SOĞAN KAVURURKEN;pisirmeye baslamadan önce biraz un serperseniz kararmasini önlemis olursunuz
PİRİNÇ PİLAVI YAPARKEN;suyuna, birkac damla limon suyu ilave edin. Bembeyaz olur.
YUMURTAYI PİŞİRDİĞİNİZ SUYU:elde etmek icin 15 dakika kaynatin. Kabuklarinin kolay soyulmasi icin kaynattigimiz kaba tuz atabiliriz. Suyunu da sakin dökmeyelim. Saksidaki ciceklerin en sevdigi su budur.
LAHANA;pişerken pek de hoş olmayan bir kokusu vardir. Bunu onlemek için, lahanayi pisireceginiz tencerenin icine, biraz ekmek ici koymak yeterlidir. Yemege karsmamasi icin, ekmek iclerini kücük, temiz bir torba icinde koymaniz, sonra alip atmaniz da size büyük kolaylik saglayacaktir.
LAVOBOYU TEMİZLERKENTuz lavabolarin temizlenmesinde cok iyi yardimcıdir. Kötü kokulari giderdiği gibi bastirilarak silince iyide temizler.
[/color]
|
1
: Cuma, 05.Mart 2010, 12:56:32
|
||
| Başlatan ziraatci.M.DOĞAN - Son mesaj Gönderen: ziraatci.M.DOĞAN | ||
|
2
: Cuma, 05.Mart 2010, 12:35:09
|
||
| Başlatan ziraatci.M.DOĞAN - Son mesaj Gönderen: ziraatci.M.DOĞAN | ||
|
ÖNERİLER
1.Her öğünde midenin 1/3'ünü rahat solumak için boş bırakmak 2.Bol sıvı gıdalar almak veya bol su içmek 3.Uyumadan önce 2.5 saat boyunca hiç bir şey yememek 4.Hacmi az fakat besin değeri yönünden yeterli gıdalar almak 5.Çok yavaş yemek (20-30 dakikaya yaymak) 6.Bol miktarda çiğneyerek yemek 7.Yapısal olarak zıt, çok sayıda farklı türde besinleri bir arada almamak 8.Sık atıştırmalardan kaçınmak. |
||
|
3
GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Ynt: Türk ulusunu işlemediği bir suçla itham eden bu tasarıyı kınıyoruz.
: Perşembe, 04.Mart 2010, 23:42:55
|
||
| Başlatan Musti - Son mesaj Gönderen: Musti | ||
|
Ermeni açılımının mimarı Abdullah Gül ile Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘ı bu başarılarından dolayı kutlamak gerekir (!).
|
||
|
4
GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Türk ulusunu işlemediği bir suçla itham eden bu tasarıyı kınıyoruz.
: Perşembe, 04.Mart 2010, 23:36:32
|
||
| Başlatan Musti - Son mesaj Gönderen: Musti | ||
|
AKPnin dis politikasi
komsularla sifir problem politikasi esittir komsulara teslimiyettir. AKPnin Israille güttügü dis politikasi, amerikada sözde ermeni soykirim tasarisinin gecmesine neden oldu. Bunun sorumlusu AKP degil, AKPyi secen, gercekleri görmekten yoksun olan TÜRK Milletidir. |
||
|
5
: Salı, 23.Şubat 2010, 10:12:11
|
||
| Başlatan şahinkaya06 - Son mesaj Gönderen: sumeyra89 | ||
|
TEŞEKKÜRLER
|
||
|
6
: Pazartesi, 22.Şubat 2010, 08:41:16
|
||
| Başlatan ziraatci.M.DOĞAN - Son mesaj Gönderen: ziraatci.M.DOĞAN | ||
|
Her yaz olduğu gibi bu yazda yaylamız,köyümüz heryerden insanların ziyaretine açık olacak.Gerek kendi köylümüz gerekse misafir gelenler yiyip gezdikten sonra neden çöplerini ormanın bir tarafına atarlar anlamıyorum .Sanki ormana atınca zarar vermıyorlar doğaya,sanki ormana atınca kimse görmüyor onları ya içleri rahat bir şekilde ye,iç,eğlen,kirlet arkana bakmadan çek git..seneye gene gel.yok öyle yağma..Köyümüz bir çok köye nazaran gercekten çok güzel.İNSANLAR DÜNYANIN Bİ UCUNDAN 2-3 TANE AĞACIN OLDUĞU ANTALYAYA gitmek için dünyanın parasını veriyor,biz ayağımızın altındaki cennetimizi kirletmeyelim,keyfini en iyi şekilde biz sürelim.Umuyorum köyümün güzel insanları bu tip olaylara fırsat vermezler ve gereken duyarlılığı gösterirler.''İNSANLARIN ARDINDA BIRAKTIKLARI KİŞİLİK KIRINTILARIDIR''
SAYGILAR |
||
|
7
: Pazar, 14.Şubat 2010, 22:52:52
|
||
| Başlatan Sıtkı ÖZKURT - Son mesaj Gönderen: Hasan (karadeniz) | ||
|
Yillar once benim internet baglantim yoktu. Dunya’ya acilan bu pencereye herkes gibi benim de merakim bir hayli coktu. Tandik arkadaslar, o zamanlar ballandira ballandira anlatirlardi internetin faydalarini. Bu yuzden benimde bir baglantim olsun, cagi yakaliyayim hesabina bende bir internet baglantisi olusturmustum… Tum dunya’ya acilir acilmaz bir de ne goreyim.. dunyaya acilayim derken, otuz santimlik bir monitorun karsisinda kalakalmisim…
Bu tabi isin espirili yani. Internetin yararlari oldugu gibi bir cok zararlari da var. Bu bir gercek… Bu gercegi kavrayamayanlar bu yuzyilin ortalarina dogru bunun sonuclarini daha iyi gorecekler. Almanya’da yapilan bir arastirmada, gelecek on yil icinde avrupa da buyuk bir genclik isyani yasanacagi sonucuna variyorlar. Bu neslin hizli bir iletisim ortaminda buyudukleri goz onune alindiginda bu hicte yabana atilir bir olay degil… Bu Turkiye icinde gecerli… Benimde icinde bulundugum nesilin bunu cok iyi anlamasi lazim… Bizim donemimizdeki iletisimle simdiki durum cok fakli. Bunu arkadaslar bilirler. Bizim donemimizde Acisu da, birakin TV yi… elktrik yoktu. Gaz lambasi kullanirdi herkes. Bir cogumuzun bir dagdan, diger dagin ardinda olup bitenlerden haberi dahi yoktu. Erkekler askere gittikleri icin degisik yoreler, insanlar tanima imkanlari vardi…askerden sonra yasamlarini koyde surdururlerdi. Kadinlarin ise bu imkanlari hic yoktu… 1960 lardan sonra bu durum degismye basladi. Yol yapildi.. 1980 lerde köyümüze elktrik geldi. Bu 40, 50 yil da –bena gore- cok hizli bir degisim- dönüsüm yasandi. Bu sadece Acisu icin degil, tum dunya icin boyle oldu. 1970 lerde yurt disindan bir mektup yazildiginda koye ulasmasi iki, üc haftayi buluyordu. 1980 lerde telefon devreye girdi. O zamanki telefonlar da bir alemdi…cevir cevir dur, ya duser ya dusmez…hatlar bozuk olurdu. Sonra duslu telefonlar cikti, biraz rahatlamsitik. Daha sonra cep telefonlari cikti hepten rahatladi millet. Evde oturup telefonu beklemek gerekmiyor artik; nerde olursan ol, istersen dumbi deresinde ol…herkes istedigi anda, istedigi insana ulasmasi mumkun. Sonra internet cikti…MSN den goruntulu sohbetler basladi. Bunu cep telefonu ortaminda da yapmaniz mumkun…Eh daha ne olsun. Yani daha 25 yil once neydi, bugun ne…Simdi ben bu yazilari yaziyorum, birazdan bir dusa basacagim dunyanin her yerine ulasacak… 20- 30 sene once bunu hayal etmek bile mumkun degildi. Simdi herkesin bir facebook’u var nette. Benimde kisa bir sureligine oldu ama durdurdum…Yine de zaman zaman acip bakiyorum…Akraba olanlar, eski tanidiklar, koyde komsu olanlar, hatta sitede komsu olanlar artik facebookta da komsu olmuslar. Bir baska duygu olsa gerek. Butun bunlar teknolojinin urunu. Insanlar kendilerini yanliz hissetmiyorlar artik. Eger icinize kapanik biriyseniz facebook size yardimci da oluyor. Facebook un kendi onerdigi kisilerle de arkadas olma sansiniz var. Sonra facebookta hersey bedava; vergi yok, gumruk yok…isin icinde parada olmayinca grev, isci haklari falanda yok. Istedigin herseyi paylasabiliyorsun. Herkese esit haklar sunulmus. Facebookta paylasmak icin uretmekte gerekmiyor; uretilmis olanlarida anlamak gerekmiyor… Her sey tikliyarak oluyor. TIK TIK her sey paylasiliyor, bu kadar basit…Filim, resim, siir, feslefe, tarih, sarki, turki, siyaset gibi akliniza gelen ne varsa tikliyarak cevrenizle paylasiyorsunuz; fazla emek vermeye gerek yok. izah edemiyecegim, anlayamadigim garip bir durum yani… Sanirim bu gidisle yazi sanati rafa kalkacak. Ama, tabi yillarca oyle veya boyle nedenlerle birbirini goremeyenler icin bir bulusma noktasi oldugu bir gercek. Herkese iyi facebooklu günler dileğimle… |
||
|
8
: Çarşamba, 10.Şubat 2010, 13:27:13
|
||
| Başlatan Sıtkı ÖZKURT - Son mesaj Gönderen: şahinkaya06 | ||
|
Değişen bir şey olmadığı halde 16 yıl sonra, saldırgan Ermenistan`la `sınırı açıp, ilişkileri normalleştirme` ısrarımız bizi de, kardeş Azerbaycan`ı da yalnızlığa sürüklüyor. Aliyev, gerek Azerbaycan`da, gerekse gittiği Brüksel`de; sınırın açılması Türkiye`nin kendi bileceği bir iş. Biz topraklarımızda işgal sürerken, Ermenistan`la ilişkilerimizi normalleştiremeyiz demedi mi? Bunun anlamı, Ermenistan`a karşı yürüttüğümüz ortak politika bitti demek değil midir? Böyle bir sonuç, kardeş Azerbaycan ve Türkiye için çok tehlikeli sonuçlar doğurmayacak mı?
Bu açık gerçeği görmek için haritaya bakmak yeterli olacaktır. Azerbaycan`ın komşuları; Türkiye, İran, Ermenistan,Gürcistan, Rusya. Bu komşulardan Gürcistan; Batıya dost, Rusya`ya düşman, kendi derdine düşmüş durumda. İran-Rusya Ermenistan işbirliği halinde. Türkiye`nin durumu malum. Batıdan gelen baskıların etkisinde, Ermenistan`a yaklaşıyor. Türkiye`nin komşuları; Azerbaycan, İran, Irak, Suriye, Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan. Deniz ötesinde; Romanya, Moldova, Ukrayna, Rusya, Kıbrıs Rum Yönetimi. Komşu diyebileceğimiz bu 13 ülkenin yarısıyla sorunlarımız var. Özellikle Irak, Yunanistan, Ermenistan ve Rumlarla sorunlarımız çok yönlü ve çok ciddi. Rusya, İran, Suriye ilişkilerimiz, artısı eksisiyle dikkatli yürütülmeye muhtaç. Bu tabloda gerçekten bir millet iki devlet ilişkisi kardeş Azerbaycan`la olanıdır. Bu ilişki hayati önemdedir. Bu katı gerçek dikkate alınmazsa, Azerbaycan Türkiye`den koparak, çok önemli milli meselesi olan Dağlık Karabağ ve işgal altındaki topraklarını kurtarmak için, Rusya`ya yönelmek zorunda kalacaktır. Bu yolda adımlar da atılmaktadır. Rusya, komşusu olmayan Ermenistan`ın Batıya kaymasını önlemek için sınırın açılmasını istemez. Bu bir. ABD`nin Ukrayna-Gürcistan ekseninden Ermenistan`a uzanarak Kafkasya`da üstünlük sağlamasına şiddetle karşıdır, bu da iki. Öte yandan Azerbaycan, ABD ve AB ile de iyi ilişkiler kuracak imkanlara sahiptir. Bağımsızlığından bu yana önemli adımlar atmıştır. Türkiye`nin desteğiyle güçlü bir orduya sahip olmuştur. Demokrasisi, Ermenistan`dan daha iyidir. Ekonomisi gelişiyor. Özellikle petrol ve doğalgaz da kilit ülke konumuna gelmiştir. Enerji ihtiyacı olan Batılılar için muhatap ülke durumundadır. Azerbaycan`ın bu politikası, hemen söylemeliyiz ki, tamamen milli hak ve çıkarına göre kendisi tarafından belirlenmektedir. Bunu takdir etmeliyiz. Türkiye`ye gelince, kendinin belirlediği, çıkarlarını gözeten milli bir politikası var mıdır? Mesela; sınırı açmada, ilişkileri normalleştirmede ne gibi bir yararı olabilir? Ermenistan saldırgan tutumundan bir adım geri atmadan, kendi koyduğu tedbiri niçin kaldırıyor? Bu Türkiye`nin milli yararlarının gereği olarak mı , yoksa büyük güçlerin dayatması gereği olarak mı benimseniyor? Üzülerek ifade edelim ki, Türkiye Batının çıkarları uğruna 16 yıllık siyasetini değiştiriyor. Bu kadar da değil. Sınır açılır, ilişkiler normalleştirilirse, bundan sadece kardeş Azerbaycan değil, Türkiye de, onarılması mümkün olmayan büyük zararlara uğrayacaktır. Sınırı açılan Ermenistan Batıyla bütünleşmesini hızlandırarak güçlenecek; ABD ve AB, Gürcistan ve Ermenistan hattından Türkiye`yi daha da kuşatmış olacaktır. Daha geçen gün Karadeniz Ekonomik İşbirliği toplantısında bir karar alındı. Buna göre, Karadeniz`de kıyısı olmayan Ermenistan, Karadeniz Çevre Otoyolu projesine dahil ediliyor. Böylece Ermenistan`a Trabzon limanından yer verilmesi de mümkün hale getiriliyor. Bu anlaşılmaz gelişmeleri izah için, komik gerekçeler üretiliyor. Efendim bu açılımlarla zor durumda olan Ermenistan yumuşayacak. Böylece toprak istemekten, soykırım iftirasından, kardeş Azerbaycan`ın topraklarını işgalden vazgeçecekmiş? Peki de, bugüne kadar biz yumuşadıkça Ermenistan, niçin sertleşti? Türkiye`nin direnci kırılıyor diye bayram etmedi mi? Sevr`deki büyük Ermenistan projesi gündemde. Ermenistan meselesinin emperyalist devletlerin projesi olduğunu sağır sultan bile biliyor.. Bunun için AB ve ABD; `soykırım` yalanını kabul edeceksin, `Ermenistan`la anlaşacaksın` diye `ensemizde boza pişiriyor.` Bütün bunları Türk Milleti bilmiyor mu? ALINTI Sadi SOMUNCUOĞLU |
||
|
9
: Çarşamba, 10.Şubat 2010, 13:23:23
|
||
| Başlatan Sıtkı ÖZKURT - Son mesaj Gönderen: şahinkaya06 | ||
|
Somuncuoğlu çok güzel açık bir şeklilde anlatmış gerçekten katılıyorum. Okumamıştım yeni okudum. Bazen ruh hali bir link tıklamaya bile üşenir oluyor. Göz önüne çıkarırsak belki bir kaç kişi daha okuyabilir.
|
||
|
10
: Çarşamba, 10.Şubat 2010, 13:12:53
|
||
| Başlatan Sıtkı ÖZKURT - Son mesaj Gönderen: şahinkaya06 | ||
|
Bu görüşe bende katılıyorum. TSK 'ya yapılalan psikolojik saldırılar hız kesmezken, bu oyunda iktidar lehine sonuçlanacak diyordum, şaşırdım. TSK bunları haketmiyor. Senaryoyu yazanda,oynayanda,yönetende aynı kişiler bunları halkın farketmesini diliyorum
|
||




