Akçaabat-Acısu Köyü Forumu
Cumartesi, 22.Kasım 2008, 11:20:33 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve parolanızı
Duyurular: Akçaabat-Acısu.Com Forumuna Hoşgeldiniz!
 
  Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
  Mesajları Göster - wolf_man_z
Sayfa: [1] 2 3 ... 6
1  ACISU KÖYÜ ve ACISULULAR / Acısu Köyü / Ynt: Bölücü! : Dün 15:05:54
EVET FİKİR GÜZEL
projede bulunur

bu proje yıllar önce TÜBİTAKa ait kocaman barajlar yapıp koca tarım arazilerini ziyan etmek yerine
küçük küçük barajlar yapıp aynı elektiriğe ulaşabiliriz mantığının bir sonucu oluşmuş projedir.
bakınca mantıklı çünkü koskoca atatürk barajında göl halinde yatan suyun bi rdeğeri yok elektrik olarak
sadece ana dinamodan geçerken elektrik değeri kazanıyor
sonra bülent ecevit bunu aldı beğendi projeyi ve uygulamak için artvinde projeye girişildi.
küçük barajlar yapıldı herkes bilir

peki sonra neden bu barajlar durduruldu hiç kimse sordu mu???

ben söyleyeyim
biz sadece barajı yaptık
elektriği üretecek olan dinamoyu SIEMENS firmasından aldık
3 tane aldık 5 tane aldık
sonra baktı SIEMENS bunlar abartıyor
birden bu dinamoların fiyatı katlandıkça katlandı
dolayısıyla bir baraja yapılan masrafa değmeyeceği ortaya konuldu.
eğer profesyonel istiyorsak bu baraj dinamolarının yani suyun çarparak elektrik üretimini gerçekleştiren
aygıtın sadece sıemens tarafından yapıldığını ve ülkemize de çok pahalı şekilde satılmakta olduğunu göreceksiniz

moral bozmak istemem ancak bu şekilde dinamolar bazı üniversitelerin mekanik alanlarla ilgilenen hocalarıyla görüşülebilir.

eğer bu konuda ciddi bir düşüncemiz varsa enerji çevre sistemleri ve endüstriyel araştırma merkezinden ve üniversitemiz hocalarından  Prof. Dr Ali Durmaz beyle bu konu hakkında aracılık yapabilirim
kendisi hakkında www.tayarge.com.tr veya www.gecer.gazi.edu.tr adreslerinden tedaylı bilgilere ulaşabilirsiniz

veya bizzat ulaşmak isterseniz özel cep numarası var

bu proje olabilir
eğer yukarıda okuduğum sadece bir hayal diye nitelendirilmiyorsa

bu konuyu takip edeceğim

inşallah dumbi deresindeki o yüksekten akan sular enerjiye dönüşerek köyümüzü aydınlatma şerefine nail olabilir

saygılarımla
paylaşım: zafer bostan
wolf_man_z@hotmail.com
2  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Eğitim ve Öğretim / Eğitim & İş Dünyası : Pazartesi, 17.Kasım 2008, 23:14:00
Artık ülkemizde herkes biliyor ki eğitimde belli bir seviyeye ulaşmak zor
bu zorluklar:
  • ilköğretimde aileye getirilen masraflar ve maddi durum Puzzled
  • lise yeni ortam( cul ortama uyum sağlamak- rougi içe kapanıp  yltype nete kapılmak- Grübel inek olmak)
  • lisede aynı şekilde maddi durum
  • lisede belli bir erginliğe ulaşan öğrencinin aile veya çevre tarafından kontrolü Cry
  • lise eğitiminde oluşmuş olan kişisel problemlerin danışılması (Genellikle Danışılmaması Cry)
  • lise eğitim sürecinde çevrenin etkisi ( Grübel Öss baskısı- cularkadaşlık ilişkileri vs)
  • maddi açıdan imkan varsa dersane ve  Cry midede sorunların başlangıcı (stresten dolayı)
  • Öss ( thumbup kazanmak yada  thumbdown kaybetmek)
  • kazanmak yeni heyecanlarla tanışmak farklı ortamlara girebilmek superb
  • kaybetmek öğrencinin kendisini yoketmeye başlama sürecinin en hızlı yaşandığı an (hiçbirşeyi başaramamak fikri Lips Sealed )
  • üniversite yeni ortam ( thumbsup ortama kapılmak- rtfm ortamda yönlendirici olmak-sosyal olmayıp  bam inek olmak)
  • maddi problemler girl
  • başarılar veya başarısızlıklar
  • çevre baskısı (SEN HALA BİRŞEY OLAMADIN MI?? mad  mad  mad  mad
  • Üniversiteyi bitirmek   thumbup 
  • iş dünyasında yerinizi aramaya başlamak
  • kamu sınavları ve ders çalışmak için oturmaktan sırtınızı hissetmemek mad2
  • sürekli kendinizi yenilemek geliştirmek zorunda olmak ve bunları sertifiki alarak yapmak zorunda olmak
  • en sonunda size uygun olan işe sahip olmak
  • eğer çok aşırı ortama uymuşsanız === bu durum işe girmeyip bunalım devri olabilir
  • eğer alanınızda iş bulmak çok zor bir olasılıksa torpil aramak ve daha çok çalışmak zorunluluğu
  • eğer inekseniz etraftan haberi olmayan ve haberiniz olsa bile hiç ortam bilmediğinizden bilginizi aktardığınız şey bir yazılı kağıdı olmayacağından işsiz kalmak ve küfretmek
  • ama üniversite bitmiş olsa bile üniversitede 1 dönemde okunan kitapları 1 ayda okumak gerekebilir
  • çünkü sınav belli bir konu üzerinde değildir...
  • çünkü sınav konusu hayattır
  • yapılabilecek tek şey tercih edilebilir olmak gayretidir
  • iş dünyasında tercih edilebilmek için tek şart bilgilerinizi en iyi şekilde değerlendirip yaratıcı olmaktır
  • önce bilgi sahibi olmak gerekir!!!
eğitim ve iş dünyasına atılmak bu basit basamaklardan ibaret
basit olan sadece bunları sıralamaktı...

sadece sıralamak ve okunduğu zaman çok basit ben bunları başarabilirim demenizi sağlamaktır.
kendiniz inanmazsanız başkalarını asla inandıramazsınız
kendinizi bilmezseniz başkalarının sizi bilmesini anlamasını bekleyemezsiniz
kendinizi tanımazsanız kendi tanıtımınızı yapamazsınız

önce KENDİNİZİ BİLİNİZ her yönünüzle (bilgi, karizma, yakışıklılık, güzellik, maddi, içgüdüsel duygular, beden hakimiyeti... vs)

hayatta ulaşabileceğiniz yeri daha önce hiç görmemiş olabilirsiniz
hayatta varmış olduğunuz noktaya tepeden düşmüş değilsiniz

ancak nereden geldiğinizi bilirseniz
nerede olduğunuzun farkına varmışsanız
nereye ulaşmak istediğinizi yukarıdaki gibi basamaklandırılmış şekilde bilirseniz
ve kendinizi çok üstün bir yaratık olarak görmüyorsanız
hayatta esnekseniz (üç günlük dünya dedikoduyla yalanla dolanla vakit geçirip insanları kırmıyorsanız)

hayat size gülümsüyor ve birşeyleri kazanıyorsunuz demektir
Başarılı olmak sizin için bir kalp atışı kadar uzak olsun

saygılarımla
paylaşım: Zafer BOSTAN
wolf_man_z@hotmail.com
3  DİĞER / Diğer Konular / KİŞİSEL GELİŞİMDE İŞ DÜNYASINA DAİR : Pazartesi, 17.Kasım 2008, 22:32:30
SİZİN İÇİN PUNTOSUNU ARTTIRDIM SONUNA KADAR OKUYABİLEN EMİNİM KENDİSİNE BİRŞEYLER KATABİLECEKTİR...


İş Dünyasındaki Duruşumuz...
Yaşam alanlarımızda büyük yer kaplayan bir bölüm iş dünyasında varolduğumuz alan, iş yaşam alanı.

Ailemizden, diğer yaşam alanlarımızdan daha çok zaman geçirdiğimiz bir bölüm. Günde 8 saat, haftada 5 gün toplam 40 saat, aylara yıllara vurduğunuz zaman bu sayıyı, iş dünyası içinde geçirmiş olduğumuz bu saatler sevdiğimiz eş ve dostlarımızla, ailemizle geçirdiğimiz saatlerden daha çok... Ömrümüzün kaç yılı iş dünyası içinde geçiyor?

İş dünyası içindeki duruşumuz, düşüncemiz, olaylara bakışımız, duygularımız nasıl?
İşe giderken mutlu musunuz? İşinizi seviyor musunuz? İş dünyasına bakışınız nasıl? Ekip ruhu taşıyor musunuz, şirket çalışanları ile aranızda uyum var mı? Yoksa hep ben diyen kişilerden misiniz? "Ben yaptım, benim başarım, ben olmasaydım olmazdı..." diye egonuzu mu şişiriyorsunuz? Takdir ve onay görüyor musunuz? Başkalarını takdir ediyor musunuz? İşsiz misiniz? İş bulmakta zorluk mu çekiyorsunuz?

Aslında iş dünyası içinde yer alırken kendinize dönüp de hiç "ben neredeyim, ne yapıyorum yapmak istediğim iş bu mu?" vs... diye sorular soruyor musunuz? Yoksa iş dünyası içinde kaybolmuş bir vaziyette "aman sus işim var mı var, mutlu da olsam mutsuz da olsam bir işim var." diyip kendinizle yüzleşmekten korkuyor musunuz? Sonunda kaybeden mi oluyorsunuz?
Belki de tüm bu soruları soruyorsunuz ve hep işinizi, patronunuzu, çalışanlarınızı gelirinizi suçluyor; "ben olsam, bana bir yetki verseler neler yapardım" diye söyleniyor, şikayet ediyor, olayları ve insanları mı suçluyorsunuz?

Bana gelen binlerce mail'de insanlar, kendilerine haksızlıklar yapıldığını, işlerini kapattıklarını, yaşama olan kızgınlıklarını, terk edilmelerini, parasızlıklarını, yaşamış oldukları olumsuzlukları hep başkalarını; eşlerini, patronlarını, işlerini vs... suçlayarak, kızarak kendi dışında herkesi yargılayarak sorunlarını bana anlatıyor... Benden onlara çok haklısınız dememi bekliyorlar... Demeyi çok isterdim... Çok eskiden olsa evet ama şimdi sadece kişinin kendisiyle ilgili diyebilirim... Hayata bakışıyla, kendini koymuş olduğu yer, kendine olan sevgisiyle ilgili diyebiliyorum... Keşke her insan, ağzından çıkan her söz gibi ak sütten çıkmış kaşık olsa, kendi değerine kendi mükemmelliğine sahip çıkabilse... Ne demem bekleniyor ki?

Evet herkes kötü, herkes sizin kuyunuzu kazmaya çalışıyor, hakkınızı yiyor, arkanızdan iş çeviriyor, bütün erkekler, bütün kadınlar aynı, bütün patronlar aynı, bir tek mükemmel olan sizsiniz, en başarılı olan sizsiniz, her şeyin en iyisini en doğrusunu siz bilirsiniz, kimse bilmez... Aslında bu yaşam sizden intikam almak istiyor, bu yüzden size acı çektiriyor, hatta yaşam size o kadar kötü davranıyor ki bir bakıyorsunuz en iyi zamanınız, en mutlu olduğunuz anlar çok kısa sürüyor, dünyada krizler baş gösteriyor, savaşlar çıkıyor, doğal afetler yaşanıyor ve yine siz haklısınız tabii ki dünya bu kadar kötüyken doğal olarak siz işinizi kapatıyorsunuz, işinizden atılıyorsunuz, parasız kalıyorsunuz, borç batağına giriyorsunuz, yaşamınızda bir sinir, bir öfke hatta sevgilinizden eşinizden ayrılıyorsunuz vs... vs... Zavallı ben diye kurban rolü oynanmaya, başkalarını suçlanmaya devam eden bir yaşam sürüyorsunuz... Yazık, siz bu yüzden mi bu dünyadasınız? Acı çekmek, işsiz kalmak, zavallıyı oynamak için mi? Vah vah... Hep birlikte ağlayalım o zaman... Bir de eş, dost, arkadaşlar toplanıp bütün bu yaşanan her olay irdelenip iyice abartılarak konuşuluyor, tartışılıyor; bir şekilde yaşadığımız olaylar karşısında haklı olduğumuz konusunda onay bekleniyor, biz suçsusuz... Suçlu herkes... Her insan... Yaşadığımız ülke... Dünya... Tanrı... vs... vs... diye düşünüyorsanız kendinize çok büyük bir yalan söylüyorsunuz...

Korkular, olumsuz duygu ve düşünceler, olumsuz inançlar,yalanlar ile dolu koca bir paket hazırlamışsınız, paketin üstüne kocaman BAHANELER PAKETİ diye yazmışsınız, istediğiniz an bu paketi açıyorsunuz, ihtiyacınız olan duyguyu alıyorsunuz yaşamınızda kullanıyorsunuz...

Her şey iyi giderken nasıl oluyor? Paranız var, işiniz harika, yaşam süper; sorumlusu kim tabii ki siz... Ne kadar mükemmelsiniz, ne kadar başarılısınız, siz harikasınız... Bunda kimsenin payı yok... Bir tek siz yaptınız... Ben yaptım, ben başardım diye dolaşmak... Bu hayatı ben yarattım demek ne kadar gurur verici... Ehh iyi şeylerin sorumluluğu başka kimseye kaptırılmaz tabii...

Kimsenin katkısı yok mu bu güzel yaşamınıza? Teşekkür edeceğiniz kişiler, takdir ettikleriniz, destek gördükleriniz, bir tek siz mi başardınız tek başınıza? Bravo size...
İyiler başarılar benden... Kötüler Allah'tan, dışarıdan...

Her yazımda size anlatmaya çalışıyorum iyi veya kötü, yaşadığınız her ne ise tüm sorumluluk size ait. Başkalarını suçlamak, yaşadıklarınızın ve yaptıklarınızın sorumluluğunu almamak kendinizden kaçış... Ben bunu anlatmaya hep devam edeceğim... Bu oyun size ait, siz yarattınız bu yaşamı, ama duygularınızla, ama düşüncelerinizle, korkularınızla, inançlarınızla yaratmış olduğunuz yaşam şu an sizin yaşadığınız ve söylendiğiniz ya da mutlu olduğunuz yaşam... Her şeyiyle size ait... Siz bir bina inşa eder gibi yaşamınızı inşa ediyorsunuz... Malzemelerinizse düşünceleriniz, seçimleriniz, duygularınız, davranış şekilleriniz... Binanın çatlamasına, kırık dökük olmasına, çökmesine neden olan düşüncelerinizi, korkularınızı bırakın... Ertelemeyin, şimdi bırakın... Hemen şimdi...

Yaşamınızda en ufacık bir olayda duvarların çatlamaması binanın yıkılmaması için kaliteli ve güzel malzeme kullanın ki binanız dünyada ne yaşanırsa yaşansın ayakta sapasağlam güvende ve huzur dolu olsun...

Bütün bunları size söylerken inanın ben de kendime hatırlatıyorum söylediğim her şeyi... Yaşadım biliyorum... Yukarıda saydığım her şeyi, korkular ile iş dünyasında bulunmanın ne demek olduğunu, olumsuz düşünce ve inançların nasıl gerçek olduğunu, altında olumsuz duygular içinde, öfke, kızgınlık ile yaşanan hırsın ve rekabetin başarı değil başarısızlık getirdiğini, ben yaptım demenin ne demek olduğunu insanın sahip olduğu bu egonun tüm yaşamını nasıl çökerttiğini, bahaneler paketini yanımdan hiç ayırmadığımı hep haklı olma ihtiyacının ne demek olduğunu biliyorum... Yaşadığım olaylarda farklı davrandığımda,
şunu da biliyorum bir insan kendine, yaptığı işe güvenince, işini sevgiyle yapınca, vermiş olduğu hizmeti büyük bir coşkuyla, zevkle, keyifle verince en önemlisi kendi değerine sahip çıktığında, kendine güvendiğinde işten atıldığı gün hem de kriz zamanı çok daha iyi bir paraya, daha iyi bir kariyerle aynı gün içinde başka bir işe başladığını biliyorum... Ne yaşarsam yaşayım muhakkak benim için hayırlısı oldu dediğimde, ben nerde olsam en güzel işte çalışırım paramı kazanırım çünkü ben yaptığım işi seviyorum ve iyi yapıyorum diyebilmenin inancı ile, hizmet etmenin yüceliğini merkezine aldığında nasıl yaşamında mucizeler yarattığını biliyorum... Bu yüzden iyi ve kötü diye bir şey olmadığını biliyorum... İşimden keyif almadığım zamanlarda, yaratıcılığımı kullanamadığım için mutsuz olduğum zamanlarda, ayaklarım işe geri geri geri giderken, parasız kalmayı bile göze alacak kadar kendim için, kendimi daha fazla mutsuz etmemek adına cesaretle adım atıp işten ayrıldığımda 2 hafta sonra harika bir iş bulduğumu biliyorum... Yaşadım hepsini... O zaman anlamıştım insanın kendisini mutlu etmek adına attığı her adımda nasıl destek aldığını, inancın ne kadar önemli olduğunu... Tabii bütün bunları yaparken ukalaca değil, kendini üstün görerek değil, egonu şişirerek değil, sadece kendi değerine sevgiyle sahip çıkıp, yaşama güvendiğinde, inancını koruduğunda gerçekleşiyor... İçindeki o muhteşem sesi, sana huzur veren o sesi takip etmek, en önemlisi harekete geçmek insana mucizeler yaşatıyor...

İş dünyasında rekabeti başkalarını yok etmek adına değil kendini şirketini büyütmek ve geliştirmek adına kullanmak gerektiğini,yetersizim demek yerine kendini yetersiz gördüğün konularda geliştirmeyi, gururu bırakıp yardım almayı öğrendim... Hırsını başkalarını ezerek değil daha iyi nasıl olabilirim, nasıl daha fazla yaratıcılığı kullanabilirim, nasıl daha iyi şeyler üretebilirim, ekibimle nasıl daha mutlu, verimli, zamanı daha iyi kullanarak en mükemmeli yaratabilirim demeyi öğrendim... Hedeflerimi nasıl keyifle gerçekleştirebileceğimi öğrendim... Başarıyı paylaşmayı, paylaştığın şeylerin daha da büyüdüğünü öğrendim... Rakiplerini kıskançlık ve hasetlikle izlemeyi değil, onları başarılarından dolayı takdir etmeyi, tebrik etmeyi... Ben nasıl daha iyi olabilirim, daha güzelini nasıl yaratabilirim sorusu ile mucizeler yaratmayı öğrendim... Başkalarından takdir ve onay beklemeyi bıraktığında, başkalarını, kendini takdir ettiğinde kendini kutladığında kendi değerinle sevgiyle var olduğunda alkışlanmayı, alkışlamayı öğrendim.

Bir insanın kendisiyle ilgili gerçek değerini ortaya koyan sevgi dolu düşünceler ile varolduğunda, kendisini sevdiğinde, yaşamı, insanları, yaşamayı sevdiğinde, güvendiğinde, inandığında, şükran duygusu içinde yaşadığında, cesaretle adım atabildiğinde, olumlu düşünce ve inançlar içinde olduğunda, yaptığı işe olan sevgisi büyük olduğunda karşısında ne bir insanın ne dünyada yaşanan krizlerin, depremlerin ve felaketlerin hiçbir şekilde zarar veremeyeceğini öğrendim...

Bütün zamanını geçirdiğin ve iş hayatının sana kendini gösterdiği bu iş yaşam alanında yapmış olduğun değişimlerle tüm yaşamını nasıl değiştirdiğini öğrendim...

Rekabeti ve hırsı, güç gösterisini, ihtirası, güvensizliği bıraktığınızda bunları olumlu bir şekilde kendinizi geliştirmek adına kullandığınızda, arkadaşlarınızla, eşinizle, ailenizle vs... rekabeti, hırsı, ispatı da bırakıyorsunuz... Bunu öğrendim... İşte o zaman anlayış giriyor, güven giriyor devreye... Yaşamı paylaşmanın keyfini çıkarıyorsunuz... Bir arada olmaktan mutluluk duyuyorsunuz... Çünkü sevgi giriyor yaşamınıza... İyi şeyleri hak ediyorum, başarıyı hak ediyorum, güzel şeylere layığım demeyi öğrendim... Düşüncelerimi yönetmeyi öğrendim... Seçimlerin bana ait olduğunu öğrendim.. Tıpkı ateş ile ısınabilir ya da ateş ile evini yakmayı seçebilirsin... Gibi..

Yaşamın her anında öğreniyoruz ama çoğumuz aynı düşünceler ve aynı davranış kalıpları ile yaşamı sürdürüyor fakat farklı sonuçlar elde etmeyi bekliyoruz... Tıpkı gül tohumu ekip papatya çıkmasını beklemek gibi... Bilincimizi, bakış açımızı, düşüncelerimizi yaşıyoruz yaşamımızda...

Cesaretle adım atmaktan, değişimlerden korkuyoruz, çünkü kendimizden, değişmekten korkuyoruz... Bugüne kadar oluşturmuş olduğumuz kimliğimizi kaybetmekten korkuyoruz... Halbuki o kimlik korkularla inşa edilmiş binayı gösteriyor bize... Ama biz göremiyoruz... Kendimize, yaşama güvenmiyoruz... Bu yüzden olduğumuz yerde sayıp duruyoruz... Değişimlere güvenmeyi öğrenmeli, değişimlerin iyi ve güzel olduğunu kabul etmeliyiz...

Şu çok önemli kurmuş olduğumuz her oyunda kazanmak istiyoruz... Ben haklıyım, haklı çıkmak istiyorum adına oyunlar kuruyoruz... Düşüncelerimiz yaşamımızda gerçekleştiğinde nasıl yani bu benim başıma nasıl gelir diye söylenmek yerine, işte düşündüm korktum sonunda kendime yaşattım demeliyiz... Sorumluluğu almalıyız... Korkabilirdin doğru ama bunu defalarca söyleyerek düşünerek başkalarıyla paylaşarak bu korkunu güçlendirmeseydin sadece bir olasılık olarak görebilseydin ve seçimini düşünceni değiştirebilseydin korktuğun şey başına gelmezdi... Çünkü evren bu şekilde hizmet ediyor... Çünkü sen haklı olmak istiyorsun...

Evrene hangi düşünceni verirsen onu alırsın... Bu yüzden beddua etme, dönüp dolaşıp başına gelir derler.

Kriz var işsiz kalırım, kriz var ödemelerimi yapamam şirketimi kapatırım, battım bittim öldüm dedikçe evren diyor ki: Çok düşündün, çok konuştun ve haklı çıkmak istiyorsun peki senin oyunun, öyle olsun... Beklenen son gerçekleşiyor, işte haklı çıktın ama mutsuzsun...
Bunu yaşamımızda kurduğumuz her oyunda yapıyoruz... Aşk evliliği öldürür, erkeklere güvenilmez, bu iş olmaz, kadınlar baskı yapar vs... vs... vs... ve sonuçta karşınıza haklı olmanız için bu tip insanlar, olaylar çıkıyor... İşte yaşam sizi bu kadar çok seviyor... Sizin için çalışıyor... O zaman değiştirin bunu... Yaşama, insanlara, kendinize yapıştırdığınız tüm olumsuz etiketleri çıkarın...

Kendinizi baştan yaratın, nasıl davranıyorsunuz, nasıl düşünüyorsunuz... Kendinizin farkında olun... Sen kimsin, neredesin, ne yapmak istiyorsun, hedefin ne, düşüncelerin ne, şikayet ediyorsan hayatından hangi dar kalıp ile bakıyorsun da büyüyemiyor hatta küçülüyorsun...
Yıkın binanızı baştan yaratın hiçbir şey için geç değil... Yaşamınızın sorumluluğunu alın,seçimlerinizi sevgiyle yapın zihninizi olumlu güzel düşünceler ile doldurun,kendinize yaşamınıza, işinize, eşinize dostunuza sevgiyle olumlu düşünceler içinde bakın... Bahaneler paketinizi bırakın, çünkü bu pakete artık ihtiyacınız yok... Hepsini oynadınız... Yaşadınız... Gördünüz... Niye hâlâ aynı döngü içinde sıkışıp kalmak isteyesiniz ki?

Yaşam amacınıza hizmet etmeyen, haklı olma ihtiyacı içinde kurmuş olduğunuz tüm oyunları bırakın... Ya da olumsuz düşüncelerle, aynı bakış açıları içinde, öfke, kızgınlık ile kurmuş olduğunuz oyunlarla dünyada, yaşamınızda daha çok kriz yaratın, haklı olma ihtiyacınızla egonuzu şişirin ve "ben demiştim" diyin... Kendinizi medyum gibi felaket habercisi gibi görmek hoşunuza gidiyorsa yine seçim size ait...

Her insanın parmak izi nasıl farklı ise her insanın hikayesi de kendine aittir... Ama yaşanan olaylardaki duygular hep aynıdır... Ben kendi yaşamımda kendi öğrendiklerimi paylaştım sizlerle... Davranış şeklimi, bakış açımı değiştirdiğimde, düşüncelerimi iyileştirdiğimde farkında olduğum duygularımı, yaşamımdaki değişimleri anlattım sizlere... Arayışım hep huzurdu... Şimdi nasıl huzurlu olunduğunu öğrendim...

İşimi severek yaptım tüm yaşamım boyunca... Reklamcıydım, mutluydum. Değişimler için cesaret gösterdim... Daha da mutlu oldum... En azından yapabildiğimin en iyisini yaparak, bir insana hediye edilen olumsuzu olumluya dönüştürmeyi öğrenerek, seçimlerimi hep sevgiyle yaptım, sınırlarımı kaldırdım, daha çok mutlu olmayı seçtiğimde kendimi yaşam koçluğu yaparken buldum... İnandım, güvendim; kendime ve yaşama... Şükran duygumu hiç eksik etmedim yaşamımda... Duygularıyla, seçimleriyle, hayata bakışıyla, yaşamın içinde varoluşuyla benden çok daha iyisini yapanlar var, benden çok daha iyisini yapacak olanlar var, ben de çok daha iyisini yapabileceğimi kendimi tam olarak gerçekleştireceğimi, içimdeki yaratıcılığımı, gerçek potansiyelimi en mükemmel haliyle kullanacağımı, çok daha mutlu olacağımı biliyorum...

Ve istiyorum ki her insan tam olarak gerçek potansiyeliyle kendini bu yaşamda gerçekleştirsin...Ve istiyorum ki o kadar iyi olalım ki bahane paketinden özgürleşip en saf halimizle an'da gerçekleştirelim tüm niyetlerimizi, dileklerimizi... Tıpkı aklınızdan bir dilim çikolatalı pasta olsa ne iyi olurdu derken kapının çalınıp bir arkadaşınızın size getirdiği pasta gibi... Hani deriz ya, keşke başka bir şey isteseydim... İşte isteklerimizin ve isteğimizin gerçekleşmesi için tam anlamıyla o saflık noktasında her şeyden arınmış özgürleşmiş bir halde sevgi dolu olabilmeliyiz.Yaşamınızın farkında olun, farkında olarak yaşayın... Seçimleriniz sevgi olsun... Güzel düşünceler ile, güzelliği görerek güzel sözlerle konuşarak tek kalpten sevgiyle var olalım bu güzel dünyamızda...

Lütfen yaşamınıza sahip çıkın... Kendinize sahip çıkın... Düşüncelerinize sahip çıkın... Değişin, dönüştürün... Cesaret edin... Adım atın... Coşku ile yaşayın... Şükran duyun yaşamınızdaki her şey için... Bir olun kendinizle... Yaşamınızla, yaşamınızdaki insanlarla her şey ile bir olun... Paylaşın yaşamı, sevgiyle tüm sevdiklerinizle...

Hepimiz en güzel yaşamı hak ediyoruz...
Bu dünya da, ışık ve sevgi dolu insanlarla bir arada olmayı hak ediyor.
Işıl ışıl parlayalım ve aydınlatalım dünyamızı...
Sevgi dolu, bolluk içinde, mutlu, huzurlu, sağlıklı, keyifle yaşanan bir dünya diliyorum...

Bu arada göstermiş olduğunuz ilgiye ve mail'lere çok teşekkür ederim...

Sevgilerimle, sevgiyle kalın...

Füsun Paşa
Livcon International Certified Coach

paylaşım: Zafer BOSTAN

wolf_man_z@hotmail.com
4  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Mizah / Ynt: e gülelim bari : Perşembe, 23.Ekim 2008, 11:11:45
ayıpsın hepsi gelir
5  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Ynt: Şehitlerimize Rahmet : Perşembe, 09.Ekim 2008, 11:27:13
teröristlerin isimlerinin açıklanmasının asla bir fayda getireceğini düşünmüyorum

terörü bitirmek için
artık türk bayrağının vurulan mehmetçiğin kanıyla tekrar tekrar kana boyanmaması için
yapılması gereken şey bilinçlendirmek...
korkutmak...

çok kürtle konuştum ve bana neden dağlara çıkma gereği duyduklarını sordum

geleceğin orada olduğunu sanıyorlar

paranın onlarda olduğunu sanıyorlar

ben sadece dış güçlerin kullandığı Türkiyenin kanını emmek yaralamak için çabalayan sülükten
farksız olduklarını söyledim

türkiyenin kendilerini ayırıp istanbulda ve ülkenin heryerindeki kürtleri sizin yanınıza dağlara sürse
açlıktan kardeş kardeşi pişirip yersiniz dedim

haklısın dedi

abisinin de bir zamanlar dağda terör örgütünde olduğunu utanarak söyleyerek....

yaptıkları salaklıkların ne kadar çok olduğunu anlayarak

ama bunu herkes yapmalı bilinçlendirmeli ki işe yarasın

yoksa sadece askeriye masraf yapmak zorunda kalır
kardeşlerimiz dağlarda 100 gün 200 gün kalır
ama çare değil

çare eğitim
vatan sevgisi
kürt isyanını çıkartan ve devlet olmayı hayal eden saidi nursi yerine atatürk sevgisini öğretmek

onlara insanlığı öğretmek çaredir

ölen teröristler ahmet mehmet ne işe yarar bunu söylemenin


saygılarımla ii günler dilerim
6  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Mizah / e gülelim bari : Perşembe, 09.Ekim 2008, 11:15:38
Adam gece yarısı karısını uyandırır:
- Sevgilim, aspirinin.
- Ama başım ağrımıyor ki...
- Harika!
-------------------------------------------------------------------------------
Koca evine elleri bir sürü kaset dolu olarak girer ve karısı:
- Niye bir sürü kasete para verdin, bizim evde teyp yok ki?
- Sen sütyen aldığında ben soruyor muyum?
-------------------------------------------------------------------------------
Koca eve zil zurna sarhoş girer ve karısına bakarak:
- Ne kadar çirkin olduğunu biliyor musun?
- Sende pis ve sarhoşsun diye cevap verir karısı.
- İyi de benimki sabaha geçecek!
-------------------------------------------------------------------------------
Kadın kocasına:
- Uzun zamandan beri bana sıcak bir kelime söylemedin.
- Cehennemd e yanasın.
-------------------------------------------------------------------------------
Eve zamanından erken dönen adam karısını yatakta en iyi arkadaşlarından
biri ile yakalar. Hiç bozuntuya vermeden ve soğukkanlılıkla silahını çeker ve
arkadaşını vurur. Kadın yatakta şöyle doğrulur:
- Bak bu şekilde davranmaya devam edersen hiç arkadaşın kalmayacak.
-------------------------------------------------------------------------------
İki erkek bir lokantada oturmuş pencereden bakıyorlardı, biri:
-Karşıdan karşıya geçen şu iki kadını görüyor musun biri karım diğeri ise metresimdir
-Allah sana uzun ömürler versin şimdi ben de aynısını söyleyecektim!
-------------------------------------------------------------------------------
Kadın aynada çıplak vücudunu seyrediyordu. Eşine:
- Görüntümü iğrenç buluyorum, yaşlı, buruşuk. Bir iltifata ihtiyacım var.
Eşi: 'Gözlerin iyi görüyor!'
-------------------------------------------------------------------------------
- Sadakatin tanımı nedir?
- Fırsat yokluğu!
-------------------------------------------------------------------------------
Adam yanında oturan kadına fısıldar:
- Şampanya sizi güzelleştiriyor
- Bir kadeh dahi içmedim.
- Ama ben onuncu kadehimdeyim...

"xing" patronlar sitesinden eklenmiştir
7  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Ynt: Ergenekon - Akp Kapatma Davası - Ekonomi : Salı, 29.Temmuz 2008, 10:44:20
GAZETELERDEN ROPÖRTAJLAR...
Doğu Perinçek cezaevinden VATAN’ın sorularını yanıtladı

Ergenekon soruşturmasında tutuklanan İşçi Partisi Genel Başkanı Perinçek, “6-7 Eylül, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül, Ergenekon operasyonu yanında çocuk oyuncağı kalır” dedi

Ergenekon operasyonu kapsamında terör örgütü kurma iddiasıyla 21 Mart’ta gözaltına alınıp, 24 Mart’ta Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ne konan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, VATAN’ın sorularını yanıtladı. Ergenekon örgütünün en tepe noktasında olduğu iddia edilen Perinçek’e, sorularımız görüş günlerinde avukatı Mehmet Aytekin kanalıyla iletildi:

Ergenekon ya da yeni adıyla “Agarta” operasyonu nedir?

Bunun yanıtını, İtalyan savcı İstanbul’a geldiğinde verdi: “Gladyo, ABD-CIA güdümlüdür. ABD, NATO ülkelerini bu örgütle denetim altında tutar muhaliflerini bu örgütle bastırır.” Amerika, Kuzey Afrika’dan Orta Asya’ya 24 ülkenin sınırlarını ve rejimlerini değiştireceğim diye ilan etti. Adına Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) dedi. Gladyo şu an Türkiye tarihindeki en büyük işini yapıyor ve Ergenekon operasyonu, Gladyo’nun kendisidir. Gladyo’nun Türkiye tarihindeki en kapsamlı ve en derin operasyonudur. 6-7 Eylül 1955, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 operasyonları Ergenekon Operasyonu yanında çocuk oyuncağı kalır. Yaşadığımız olay, 12 Mart ve 12 Eylül operasyonlarının devamıdır.

12 Mart ve 12 Eylül’ü Ordu yapmamış mıydı? Ergenekon Operasyonu, TSK’nın üst düzey komutanlarını hedef almıyor mu?

12 Mart ve 12 Eylül’ün Amerikan güdümlü paşalarını değil, Atatürk’ün generallerini! Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis’i de bir gladyo uygulamasıyla katletmediler mi? Bu kez başka bir Jandarma Komutanı ve Ordu Komutanı hapse atıldı. Türkiye’nin ve Türk ordusunun 1990’lı yıllarda yaşadığı yeni mevzilenmeyi anlamadan, hiçbir olayı açıklayamayız.

Türkiye’yi sarsan cinayetler sizle anılıyor?

ABD Türkiye’deki gladyonun operasyon merkezini de polisin içine kaydırdı. Polis içindeki yuvalanma, orduya karşı operasyon yapan bir örgüt haline getirildi ve bugün de işini yapıyor. İzliyor, dinliyor, topladığı bilgileri “Darbe Günlükleri” haline getiriyor Trabzon’da örgütlediği sözde haber elemanları ile Santoro Papazını ve Hrant Dink’i katlediyor.

Bütün bunları polis içindeki gladyo mu yapıyor?

Arkasında ABD var, en önemlisi bu. Bugün ABD’nin NATO ülkelerinde örgütlediği derin devleti bunlar oluşturuyor. Tayyip Erdoğan bizim saptadığımız tam 31 konuşmasında “ABD’nin BOP Eşbaşkanı” olduğunu ilan etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da bir bir saptadı bunu.
8  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Ergenekon - Akp Kapatma Davası - Ekonomi : Salı, 29.Temmuz 2008, 10:40:46
UMARIM SAÇMALAMAYIP BU KONUNUN KİLİTLENMESİNE NEDEN OLMAZSINIZ
bu makalede uzun süreden beri takip ettiğim ergenokon olayı hakkındaki oluşan görüşlerime yakın görüşler yakaladım ve belirtmek istedim
bir yazar makalesidir...

Ergenekon operasyonu, 2009-2012 arasında gerçekleşecek küresel siyasi, ekonomik ve ekolojik krizler nedeniyle devlet katında bazılarının kaçınılmaz gördüğü) kontrollü darbe/kriz yoluyla devleti ve milleti dönüştürme projesine zemin hazırlamaktadır ve bu yönüyle esas maliyeti gizlerken; Ergenekon soruşturması topluma sahte bir ferahlık ve demokrasi havası üfleyen bir klimadır.


En önemlisi, Ergenekon operasyonu, bütün sanıklar beraat etse bile başarıya ulaşacak şekilde kurgulanmıştır.

 

Soruşturmadan bağımsız olarak daha şimdiden devlet içindeki küresel planla asenkron kadroların tasfiyesi ve yeni sermaye dağılımıyla birlikte, yeni devlet dengelerinin kurulması misyonunda yol katetmiştir.


--------------------------------------------------------------------------------

Daha iyi anlamak için “Ergenekon” operasyonu ile soruşturmasını ayrıştırmamız gerekiyor. (Ayrıntılı analiz için bkz. Ergenekon’un Arkasındaki Mutabakatlar-Behiç Gürcihan”)


Tanımlamak gerekirse; Ergenekon operasyonu bir sarmaşıksa, soruşturma bu operasyonun çevresinde dolandığı budaktır.


Ergenekon operasyonunu “Yeni Devlet” yürütür; soruşturma ise bu devletin payelendirdiği birkaç güvenlik ve yargı bürokratı ile medya üzerinden yürür.

 

Ergenekon operasyonu, Yeni Devlet’in müttefikleri ile anlaştığı rota üzerinde buz kırma operasyonudur; soruşturma ise o kırılan buzların bazı rakı ve şerbetlere “demokrasi” adı altında meze yapılmasıdır.

 

Ergenekon operasyonunu kurgulayanlar,  tutuklananlar üzerinden esas hedefler ile pazarlık masasına oturup operasyonu ‘derinleştirirken’, Ergenekon soruşturmasında tutuklananlar üzerinden hedef dağıtılır, etki sığlaştırılır…

 

Ergenekon operasyonu, uzun vadede bir sermaye dağılımı operasyonudur. 28 Şubat benzeri…Tek fark, 28 Şubat sadece M tipi cemaatın operasyonuyken, bu kez M tipinin yanına F tipi de eklenmiştir.


Ergenekon soruşturması sonrasında ise olsa olsa birkaç kişinin banka hesabı şişecek; Çamlıca emlak piyasasında kıpırdanmalar yaşanacaktır.


Ergenekon operasyonunu yürütenler, İstanbul’un da, Ankara’nın da güç labirentlerine fazlasıyla hakimdir ve o yüzden kabuğu meyvesinden zor inceldiğinde soyulabilmektedir. İçeri alınanlardan bazıları Başbakan veya halef/selef genelkurmay başkanları arasında ‘mek parmak’ kaldığı halde, dışarıdakiler “demokrat”, içeridekiler “darbeci” olabilmektedir.

 

Tuncay Güney’in asıl hamilerinden birinin Fenerbahçe Orduevi’ndeki varlığına dokunulmazken, diğer paşaların ofisine ve koluna girilebilmektedir.

 

Post-modern Mahir Kaynak’a dönüşen Özden Örnek ve post-modern “entelektüel” Hilmi Özkök’ün el üstünde, diğerlerinin el altında tutulması bundandır.

 

Neticede, “Yeni Devlet” dünyanın en ahlâksız çıkar orjilerinin yaşandığı Ankara ve İstanbul’dan cımbızla seçtiği portreleri soruşturmayı yürütenlerin önüne atmıştır.

 

Albümün tamamı, operasyonu yürütenlerin elindedir; seçme fotoğraflar ise soruşturmayı yürütenlerin…

 

Ergenekon operasyonunu yürütenler, taktik ve stratejik hedeflerine ulaşıp ulaşmamakla ölçerler başarılarını; soruşturmayı yürütenler “kaç çete yakalandı, kaç kişi tutuklu,  kaç vaka çözüldü” şeklindeki adli istatistikleriyle…

 

Bu yönüyle Ergenekon bir suşi bardır. Soruşturma ise, ilgili ilgisiz farklı etlerin bol garnitürle dürümlendiği bir ocakbaşıdır.


Ergenekon operasyonunu yürütenler, Güler Kömürcü’nün kolundaki “Agarta swastikası”ile hangi işadamı  konseyine “sizi sobeledim” mesajını verdiğini çok iyi bilmektedir. Soruşturmayı yürütenler ise Agarta konusunda  Gobi çölündeki kervanlar kadar bihaberdir.

 

“Agarta” operasyonu, yürütenler açısından bir kilit kelime; soruşturmayı yürütenler açısından ise bir kilittir.

 

Medya; Ergenekon operasyonu ile soruşturma arasındaki tampon bölgedir. Bazen kontrolsüz bir şekilde daralan bu tampon bölgenin bekçileri niteliklerine göre ya soruşturmayı yürütenlerle, ya operasyonu yürütenlerle muhataptır. Şamil Tayyar, ne bilmediğini bilmeyen çapıyla soruşturmayı yürütenlerin; Yasemin Çongar, Pentagon-CIA ve tabii Genç Öncü-Moskova-Vera Tulyakova’nın sofrası günlerinin tecrübesiyle operasyonu yönetenlerin muhatabıdır.

 

12 Eylül darbesinin övücüsü Nazlı Ilıcak’ın Çiller’e “Bu vatan için kurşun atan da, yiyen de “ vecizini sunan Mümtazer Türköne’nin  “demokrat” olarak pazarlanabilmesi ancak bu travesti medya ortamında mümkündür.

 

Ergenekon operasyonunu yürütenler medyanın üst düzeyini ve patronları, soruşturmayı yürütenler muhabirleri ve köşe yazarları üzerinden yönlendirir.


Ergenekon operasyonu son günlerde Türkiye’de kozmik şekilde artan uyuşturucu operasyonları, PKK içindeki çözülme, Alman dağcıların kaçırılması (Alman devlet dengelerinde, Alman istihbaratını, Alman Emniyeti karşında zor durumda bırakan bir operasyondur.) İran- ABD eksenindeki gelişmelerden, hatta yıllardır nerede saklandığı bilindiği halde yakalanamayan Karadziç’in sonunda yakalanmasından bağımsız okunamayacak bir küresel operasyondur.


Ergenekon soruşturması ise; AKP içindeki dengeler (Çiçek-Fırat) ekseni; kapatma davası, Erdoğan- Başbuğ buluşmasından bağımsız okunamayacak bir yerel operasyondur.


Ergenekon operasyonu, 2009-2012 arasında gerçekleşecek küresel siyasi, ekonomik ve ekolojik krizler nedeniyle devlet katında bazılarının kaçınılmaz gördüğü) kontrollü darbe/kriz yoluyla devleti ve milleti dönüştürme projesine zemin hazırlamaktadır ve bu yönüyle esas maliyeti gizlerken; Ergenekon soruşturması topluma sahte bir ferahlık ve demokrasi havası üfleyen bir klimadır.


En önemlisi, Ergenekon operasyonu, bütün sanıklar beraat etse bile başarıya ulaşacak şekilde kurgulanmıştır.

 

Soruşturmadan bağımsız olarak daha şimdiden devlet içindeki küresel planla asenkron kadroların tasfiyesi ve yeni sermaye dağılımıyla birlikte, yeni devlet dengelerinin kurulması misyonunda yol katetmiştir.

 

“Demokrasi” üfüren Ergenekon klimasının önünde oturup ferahladığını zannedenler, küresel ısınmanın esas Ergenekon tsunamisinin çoktan yola çıktığının farkında olmayanlardır.


İllüzyon sona erdiğinde, illüzyonist sahnede kalmaya devam edecektir.

 

Daha da tecrübe kazanmış olarak…
9  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Ynt: ERGENEKON-PSİKOLOJİK SAVAŞ : Perşembe, 10.Temmuz 2008, 06:49:41
vampire kardeşim güzel noktalara değinmiştir saygı duyuyorum

öncelikle nokta dergisinin hangi kuruluşlara çalıştığını araştırmasını rica ediyorum

ergonokon da içeri alınan sinan aygünden ümit sayın gibi bazı isimlerin üniversitelerde vermiş
olduğu seminerlere bizzat katılmış birisi olarak

ergonokon diye adlandırılıp milletin gündeminde ciddi zaman alan sahte bir kurum ortaya çıkmıştır

bu kuruluşu finanse ediyor diye içeri alınan kişiyi gördük
sigortasını dahi ödeyemeyen bir adam çıktı

ne trajı komik ...

net görmek lazım

star, sabah, zaman, bugün vb gazeteleri ele alıp okuduğunuzda hepsinde de türkçemiz çok geniş ve
içerisinde çok eş anlamlı kelime barındırdığını görürsünüz
hep aynı şeyleri yazıyorlar....

taraf gazetesine bakarsanız ve hürriyet gazetesine dine ve askere karşı garip bir tutum içerisinde

akşam milliyet vb gazetelere bakarsanız somut deliller ve sessiz bir bekleyiş

cumhuriyet gazetesine bakarsanız ii prim yaptı ve vatanı seviyoruz koruyucusu biziz imajını zedelemedi
ama ne olduğunu ne olacağını söyleyen yok

gündemi bütün şekilleriyle takip edin arkadaşlar
netten veya gazeteden
tek bir kaynak örneğin nokta dergisi gibi şeyleri okuyup kalmayın


rezil olursunuz yani
sadece bir grubun borazanlığını yapmış olursunuz
onu zaten yapan o kadar çok kişi var ki
farkınız olsun
ne olacağını hep beraber göreceğiz

ama tek bildiğim birşey var

yıllar önce duyduğum bir cümleydi bu sanırım çok doğru söylenmiş bir söz

tarih 2002 ve ... tarihleri arasındaki türkiyeyi ve yöneticilerini çok acı yargılayacak
umarım biz çok şey kaybetmeyiz....

başkada bu konu hakkında şu anda söyleyecek birşeyim yok

eğer yazıyı tüm okumuşsanız teşekkürler
10  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Ynt: ERGENEKON-PSİKOLOJİK SAVAŞ : Perşembe, 10.Temmuz 2008, 06:39:11
Operasyon bence sahte değil gerçek ancak seninde dediğin gibi uykuda olan milletimizi dahada uyandıracak bir tetikleme gördüğüde aşikare ben bu aperasyona şöyle bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum

Nokta dergisinin darbe günlükleri diye bir haber çıkarması ve bunu kanıtlaması dahilinde başlayan ve koca nokta dergisinin kapanması ile olayın büyüyeceği sinyali aslında verilmişti

Bu aslında sarıkız darbesini planlayanların direktifleri ile devlet içinde devletleşmeye çalışan ve genelde ülkücüleri hep kendi rezilliklerini örtmek için kullanmaya çalışan yani kendileri haltları yiyor vatan sevdalısı ülkücüleri suçluyorlardı bu sefer öyle edemediler geçmişteki gibi .
vsvsvs

11  SİTEMİZ GENEL / Tanışalım / Ynt: İlk Selam : Perşembe, 10.Temmuz 2008, 06:32:36
bu formatı sevdim Puzzled

ad:            Zafer
soyad:       BOSTAN
kimlerden: Kasapoğulları (BOSTAN)
meslek:     ÖĞRENCİ
nerden:     ANKARA
doğum yılı:1986         

yeterli mi ki:D

12  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Tarih / TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI nın araştırması basın bildirisi : Perşembe, 12.Haziran 2008, 15:29:52
Türk Telekom ...........................................; Arap'ın.
Telsim ......................................................; İngiliz'in.
Kuşadası Limanı .....................................; İsrailli'nin.
İzmir Limanı ............................................; Hong Konglu'nun.
Araç muayene işi ....................................; Alman'ın.
Başak Sigorta .........................................; Fransız'ın.
Adabank ..................................................; Kuveytli'nin.
İETT Garajı ..............................................; Dubaili'nin.
Avea ........................................................: Lübnanlı'nın.
Petkim...................................................... ; Ermeni'nin. (Kazak'a sattık, dediler. Kazağı bi çıkardık....Ermeni...)
Rakı ..........................................................; Amerikalı'nın.
Finansbank ...............................................; Yunanlı'nın.
Oyakbank ..................................................; Hollandalı'nın.
Denizbank .................................................; Belçikalı'nın.
TEB ............................................................; Fransız'ın.
Cbank ........................................................; İsrailli'nin.
MNG Bank ..................................................; Lübnanlı'nın.
Alternatif Bank ..........................................; Yunanlı'nın.
Dışbank ......................................................; Hollandalı'nın.
Şekerbank .................................................; Kazak'ın.
Yapı Kredi'nin yarısı .................................; İtalyan'ın.
Turkcell'in yarısı .......................................; Finli'nin Rus'un.
Beymen'in yarısı .......................................; Amerikalı'nın.
Enerjisa'nın yarısı ......................................; Avusturyalı'nın.
Garanti'nin yarısı .......................................; Amerikalı'nın.
Eczacıbaşı İlaç............................................; Çek'in.
İzocam.........................................................; Fransız'ın.
TGRT(Fox) ..................................................; Amerikalı'nın.
Demirdöküm ...............................................; Alman'ın.
Döktaş ........................................................; Fransız'ın.
Süper FM .....................................................; Kanadalı'nın.

Sadece 4.5 yıl önce...Hepsi TÜRK'tü, TÜRK'ündü...
HEPİNİZİN BİLDİĞİ GİBİ ETİBANK DA ÖZELLEŞTİRİLECEK...
ASIL DEGERİ 9 (DOKUZ) TRiLYON DOLAR, DiKKAT 9 MiLYAR VEYA 9
MiLYON DEGiL 9 TRiLYON DOLAR... ABD SADECE 40 KIRK MiLYON (!) DOLARA
KAPATACAK. YAZIKLAR OLSUN....KAPTIRANA, VERENE, SUSUP SEYREDENE...
 
VE BOR İŞLETMELERİ ETİBANK BÜNYESİNDE...
LÜTFEN BİR DAHA OKUYUN VE LÜTFEN HERKESE İLETİN... ALTI ÜSTÜ
BİR MAIL GÖNDERMEKLE BU İŞ OLMAZ DİYE DÜŞÜNMEYELİM.
VATANINI SEVEN HERKESE GÖNDERELİM.
YAŞADIĞIN DÜNYAYI SORGULAYAMIYORSAN, BARİ ÜLKENİ SORGULA...
Önemli! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ..

Borla çalışan araba üretildi, Türkiye kIskaçta. Arabayı bor madeniyle
calıştıracak patentli 600 proje oldugu ortaya cikti. Turkiye, dünya
rezervinin yüzde 70`ine sahip ve uluslararasi teroristler Türkiye
uyanmadan bu kaynagi ele gecirmeyi planliyor.Bu maili çoklu yollayarak
en azindan bir toplum bilinci oluşmasina yardim edebiliriz...

Hazırlıyan
TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI

ben hiç yorum yapmadım sadece okuyan olursa diye bildirmek istedim...
13  TARIM / Ziraat / 1. tarim zirvesi ilgilenenlere duyurulur : Pazartesi, 09.Haziran 2008, 16:37:47
 

 
 
Sayın Zafer;
   
 
Active ACADEMY 1. Tarım Zirvesi 18 Haziran’da Antalya’da...

Tarım finansmanı ve sektörde risk yönetimi masaya yatırılıyor

Active ACADEMY 1. Tarım Zirvesi, Esente Organizasyon tarafından bu sene ilk kez 18 Haziran 2008 günü Divan Antalya Talya Otel'de gerçekleştirilecek.

        “Stratejik Sektör Tarımın Finansmanı” ana teması ile Divan Antalya Talya Otel’de 18 Haziran’da düzenlenecek olan ve tarım finansmanı ile tarım sigortalarının masaya yatırılacağı Zirve, iki oturumdan oluşacak. Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehmet Mehdi Eker’in açılışını yapacağı Zirve’ye, bankacılık ve sigortacılık sektörünün önde gelen isimleri de konuşmacı olarak katılacaklar.
 
        Zirve ile ilgili ayrıntılı bilgi için, www.tarimzirvesi.com adresini ziyaret edebilirsiniz.


--------------------------------------------------------------------------------

Kasap Sk. Eser İş Merkezi No:16 D:64 Esentepe, 34394 Şişli / İstanbul
Tel:(0212) 288 65 55 - Faks: (0212) 275 60 13
bilgi@tarimzirvesi.com
14  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Trabzon Yayla Şenlikleri ve Festivaller : Çarşamba, 28.Mayıs 2008, 18:57:44
bunu arkadaşlarım yolladı nereye koyacağımı bilemedim eminim doğru yerdir
düzenleyemedim kusura bakmayın

çıkmam gerek
sadece bildirmek istedim

iyi günler dostlarım

Trabzon Yayla Şenlikleri ve Festivaller ü
AĞASAR KÜLTÜR ŞENLİĞİ
YERİ VE TARİHİ : Şalpazarı - 09-10 Haziran
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Şalpazarı Belediye Başkanlığı
TEL : (462) 891 35 35

ULUSLARARASI AKÇAABAT MÜZİK VE HALK OYUNLARI FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Akçaabat - Temmuz
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Akçaabat Belediye Başkanlığı
TEL : (462) 227 13 00
FAKS : 227 13 11
E-MAIL-ADRESİ : akcaabat@akcaabat.bel.tr 

ORTAALAN ŞENLİKLERİ
YERİ VE TARİHİ : Şalpazarı – Temmuz 2.Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Ağırtaş Köyü Muhtarlığı
TEL : (462) 891 25 79
FAKS :   

ALACA YAYLASI ŞENLİKLERİ
YERİ VE TARİHİ : Şalpazarı - Temmuz 3.Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Gökçe Köy Muhtarlığı
TEL : (462) 891 31 47
FAKS :   

KARADAĞ HIRSAFA YAYLA ŞENLİKLERİ
YERİ VE TARİHİ : Düzköy - Temmuz 3.Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Çalköy Belediye Başkanlığı
TEL : (462) 813 70 03
FAKS : 813 74 51 

KADIRGA YAYLASI ŞENLİKLERİ
YERİ VE TARİHİ : Şalpazarı – Temmuz 3.Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Şalpazarı-Tonya-Gümüşhane
TEL : (462) 891 11 39
FAKS :   

KARADAĞ YAYLA ŞENLİKLERİ EKMEK KÜLTÜRÜ VE SANAT FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Vakfıkebir - Temmuz 2.Haftası – Ağustos 1. Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Vakfıkebir Kaymakamlığı - Belediye Başkanlığı
TEL : (462) 841 50 08
FAKS : 841 51 02
E-MAIL-ADRESİ : www.vakfıkebir.bel.gov.tr

III. ULUSLAR ARASI MAÇKA SUMELA KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Maçka – Temmuz
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Maçka Belediye Başkanlığı
TEL : (462) 512 10 06
FAKS : 512 20 56
E-MAIL-ADRESİ : info@macka.bel.tr 

KEŞAN KÜLTÜR VE BALIKÇILIK FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Çarşıbaşı - Temmuz
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Çarşıbaşı Belediye Başkanlığı
TEL : (462) 821 30 04
FAKS : 821 30 43
E-MAIL-ADRESİ : çarsibasibel@hotmail.com

KADIRGA YAYLA ŞENLİKLERİ
YERİ VE TARİHİ : Şalpazarı - Temmuz 3.Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : İlçe Halk Kütüphanesi
TEL : (462) 891 11 39
FAKS :   

ALACA YAYLA ŞENLİKLERİ
YERİ VE TARİHİ : Şalpazarı - Temmuz 3.Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : İlçe Halk Kütüphanesi
TEL : (462) 891 11 39
FAKS :   

SİSDAĞI ŞENLİKLERİ
YERİ VE TARİHİ : Şalpazarı - Temmuz 4.Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Geyikli Belediye Başkanlığı
TEL : (462) 896 70 01 – 02
FAKS :   

LİŞER YAYLASI SOĞUKSU ŞENLİKLERİ
YERİ VE TARİHİ : Maçka – Temmuz
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Ocaklı Köyü Muhtarlığı – Ocaklı Köy Derneği
TEL : (537) 565 28 82
FAKS :   

SÜRMENE KÜLTÜR SANAT VE DENİZ FESTİVALİ ÇAMBURNU ETKİNLİKLERİ
YERİ VE TARİHİ : Sürmene – Temmuz
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Çamburnu Belediye Başkanlığı
TEL : (462) 752 20 18FAKS : 752 20 30E-MAIL-ADRESİ : camburnubelediyesi@ttnet.net.tr  OF YAZ KÜLTÜR SANAT ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Of – AğustosDÜZENLEYEN KURULUŞ : Of Folklor DerneğiTEL : (462) 771 57 96FAKS : 771 57 96E-MAIL-ADRESİ : www.offolklordernegi.org  YEŞİLTEPE YAYLA ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Maçka - Ağustos 1.HaftasıDÜZENLEYEN KURULUŞ : Örnekalan Köyü Muhtarlığı Örnekalan Köyü Güzelleştirme DerneğiTEL : (536) 239 28 31FAKS :   AĞA KONAĞI ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Şalpazarı – Ağustos 1.HaftasıDÜZENLEYEN KURULUŞ : Üzümözü Köyü Vakfı TEL : (462) 891 11 51FAKS :   FINDIK, KARAYEMİŞ VE SANAT FESTİVALİYERİ VE TARİHİ : Arsin – AğustosDÜZENLEYEN KURULUŞ : Arsin Belediye BaşkanlığıTEL : (462) 711 30 25FAKS : 711 41 60E-MAIL-ADRESİ : basin@arsin.bel.tr FESTİVALYERİ VE TARİHİ : Köprübaşı – 03 Ağustos DÜZENLEYEN KURULUŞ : Köprübaşı Belediye BaşkanlığıTEL : (462) 671 40 08FAKS : 671 44 82E-MAIL-ADRESİ : koprubasi61@mynet.com  GÖRNEK MADUR YAYLA ŞENLİKLERİYERİ VE TARİHİ : Köprübaşı – Ağustos DÜZENLEYEN KURULUŞ : Beşköy Belediye BaşkanlığıTEL : (462) 674 32 00FAKS : 674 32 25 HAMSİKÖY, ÇIRALİ, DİKKAYA, GÜZEL YAYLA SÜTLAÇ FESTİVALİYERİ VE TARİHİ : Maçka - Ağustos DÜZENLEYEN KURULUŞ : Hamsiköy, Çırali, Dikkaya, Güzel Yayla Muhtarlıkları Hamsiköy Köyü Kalkındırma ve Dayanışma Derneği TEL : (212) 434 02 08 – (532) 274 70 08 – (537) 490 02 15FAKS :   DÜZKÖY YAYLA ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Düzköy - Ağustos 1.Haftası DÜZENLEYEN KURULUŞ : Düzköy Belediye Başkanlığı TEL : (462) 811 26 66FAKS : 811 22 40  KURTDAĞI YAYLA ŞENLİKLERYERİ VE TARİHİ : Çaykara - Ağustos 1.Haftası DÜZENLEYEN KURULUŞ : Kurtdağı Şenlikleri Kültür Derneği TEL : (532) 724 52 49FAKS :   DAĞÖNÜ KÖYÜ KUYMAK ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Hayrat - Ağustos 1.Haftası DÜZENLEYEN KURULUŞ : Dağönü Köyü Kültür ve Yard.Der. TEL : (212) 461 39 36FAKS : 461 39 36  ATASU AMBARLI YAYLA ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Maçka - Ağustos DÜZENLEYEN KURULUŞ : Atasu Belediye Başkanlığı Cinali ve Yüzüncüyıl İstanbul Köy Derneği TEL : (462) 553 64 16 – 553 64 25FAKS : 553 64 25E-MAIL-ADRESİ : atasubelediyesi@live.com  MATARACI İLAKSA YAYLA ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Maçka – AğustosDÜZENLEYEN KURULUŞ : Mataracı Köyü Kalkındırma ve Güzelleştirme Der.TEL : (462) FAKS :   IŞIKLAR BELDESİ KARAABDAL ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Akçaabat - Ağustos 2.HaftasıDÜZENLEYEN KURULUŞ : Işıklar Belediye BaşkanlığıTEL : (462) 254 20 30FAKS : 254 24 50E-MAIL-ADRESİ : isiklar@isiklar.bel.tr DURNALU YAYLA ŞENLİKLERİYERİ VE TARİHİ : Çaykara - Ağustos 2. HaftasıDÜZENLEYEN KURULUŞ : Karaçam Belediye BaşkanlığıTEL : (462) 638 40 76FAKS : 638 40 02  KUŞMER YAYLA ŞENLİKLERİYERİ VE TARİHİ : Bayburt - Ağustos 2. HaftasıDÜZENLEYEN KURULUŞ : Çaykara Şahinkaya Kuşmer Kültür Folklor Der.TEL : (462) 616 10 25FAKS :   BÜYÜK HARMAN YAYLA ŞENLİKLERİYERİ VE TARİHİ : Hayrat - Ağustos 2. HaftasıDÜZENLEYEN KURULUŞ : Birleşik Makililer Kültür ve Yard.Der.TEL : (212) 452 75 15 – 552 99 61FAKS : 552 99 61  ÇAYIRBAĞI YAYLA ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Düzköy - 19 Ağustos DÜZENLEYEN KURULUŞ : Çayırbağı Belediye BaşkanlığıTEL : (462) 814 30 15 – 814 30 19FAKS : 814 36 16 SULTAN MURAT YAYLA ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Dernekpazarı – AğustosDÜZENLEYEN KURULUŞ : Dernekpazarı,Çaykara Kaymakamlığı Çaykara, Dernekpazarı, Ataköy,Taşkıran Karacam Bel. Bşk.TEL : (462) 681 21 12FAKS : 681 27 80  SEVİNÇ KÖYÜ KARABTAL (SORSİ) YAYLA ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Maçka – AğustosDÜZENLEYEN KURULUŞ : Sevinç Köyü MuhtarlığıTEL : (535) 826 63 15FAKS :   TONYA TEREYAĞI KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİYERİ VE TARİHİ : Tonya - 24-26 Ağustos DÜZENLEYEN KURULUŞ : Tonya Belediye BaşkanlığıTEL : (462) 881 30 10FAKS : 881 30 36 E-MAIL-ADRESİ : tonyabelediyesi@hotmail.com ÇOBAN DERNEĞİ YAYLA ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Düzköy - 27 Ağustos DÜZENLEYEN KURULUŞ : Alazlı Köyü MuhtarlığıTEL : (462) 815 41 59 – (533) 248 75 71FAKS :   İZMİŞ ŞENLİĞİYERİ VE TARİHİ : Şalpazarı - Ağustos 4.HaftasıDÜZENLEYEN KURULUŞ : Şalpazarı Kaymakamlığı – İlçe Halk KütüphanesiTEL : (462) 891 11 39FAKS :   HAYRAT BULUŞMASIYERİ VE TARİHİ : Hayrat - Ağustos 4.HaftasıDÜZENLEYEN KURULUŞ : Nuhoğlu VakfıTEL : (216) 311 87 30FAKS : 311 71 56E-MAIL-ADRESİ : fnuhoglu@yahoo.com AYKUT BELDESİ FESTİVAL YAYLA ŞENLİKLERİYERİ VE TARİHİ : Düzköy - EylülDÜZENLEYEN KURULUŞ : Aykut Belediye BaşkalığıTEL : (462) 254 30 91FAKS : 254 30 91E-MAIL-ADRESİ : www.aykut.bel.tr ULUSLAR ARASI TRABZON KÜLTÜR SANAT FESTİVALİYERİ VE TARİHİ : Merkez – EylülDÜZENLEYEN KURULUŞ : Trabzon Belediye BaşkanlığıTEL : (462) 322 46 01FAKS : 321 08 01E-MAIL-ADRESİ : www.trabzon.bel.tr
15  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Ynt: Sigara Yasagi : Çarşamba, 28.Mayıs 2008, 18:50:39
ya elalemin cebinden çıkanla uğraşmak yerine o insanların cebine koyacak birşey bulsalar?
 Grübel Grübel Grübel Grübel

sigara içmek yasakmış

hayır heryerde rahatlıkla içiliyor

bir sorunla karşılaşan olmadı
Sayfa: [1] 2 3 ... 6
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!