Akçaabat-Acısu Köyü Forumu
Cumartesi, 22.Kasım 2008, 11:54:22 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı ve parolanızı
Duyurular: Akçaabat-Acısu.Com Forumuna Hoşgeldiniz!
 
  Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
  Mesajları Göster - Hasan (karadeniz)
Sayfa: [1] 2 3 ... 6
1  ACISU KÖYÜ ve ACISULULAR / Acısu Köyü / Ynt: Bölücü! : Perşembe, 20.Kasım 2008, 15:06:30
Bölucu dediniz de; bu neyin nesi, neyin bölucusudur diye bir an durdum. Sonra, yaziyi okuyunca anladim neyin ne oldugunu.
Bana kalirsa bizim deremiz bolucu deyil, birlestiricidir…bakmayin onun öyle köyu ikiye bolerek aktigina. Oradan akmayipta Essek meydanina dogru akacak degil ya. biggrin
Dusunuyorum da; 30 yil once, bizde ayni şeyleri dusunuyorduk.
Buraya bir elektrik santrali kurulamazmi…bu sular bosuna akiyor,  diye fikir yuruturduk,  kendi aramizda. Sanirim ayni fikir yurutmeler hala devam ediyor.
Kurulur, neden kurulmasin...
Ama; simdiler küresel isinmadan dolayi, yazin sular cok azaliyor..  bilmem yeterli su olurmu. Balukli göletinin suyunun da bosuna aktigini soylemek mumkun.
Elektrik enerjisi uretmek icin illada sudan yararlanmak gerekmiyor artik. Ruzgardan, gunes enerjisinden de yararlanmak mumkun.
Bizim oralarda ruzgar var… yeterli gunes de var. Küresel isinmadan dolayi Güneş daha cok ISITACAGINA  göre, bunlardan da yararlanmak mumkun.
Avrupa’lilar son  yillar bunlara cok kafa yoruyorlar.
2  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Ynt: Sigara Yasagi : Salı, 29.Temmuz 2008, 11:10:48
Tabiki sigaraya hayir. Hic kimse sigara icilsin demedi ki.
Sonra sigara yasagi sadece Turkiye de degil, tum dunya da yasaklandi.
Turkiye‘de AB ye uyum kriterleri dogrultusunda uygulamaya gecmistir. Bu durum bizim burada da ( Hollanda) ayini sekilde isliyor. Kapali alanlarda sigara icme yasagi getirildi.
Calistigimiz is yerinde de durum ayni. Kantinde icme bolumu vardi, orayida yasakladilar. Ama kim dinler… tiryakilikten vaz gecmek veya bir insani vaz gecirmek o kadar kolay degilki. Hani o kadar kolay olsaydi. Milyonlarca insan nikotin denen beladan kurtulmus olurdu.
Arastirdigim kadariyle Osmanli doneminde de bir takim onlemler alinmis. Hatta baş kesmeye varan sert onlemler alinmissada yine onune gecilememis. Yani bu is o kadar kolay degil.
Bir yandan sigara fabrikalari calisacak, bir yandada sigara ölümcüldür diye paketin uzerine yazacak… celiskili bir durum degilmi sizce de.
Hollanda’da esrar icmek bile serbest; bunlarin onunu almak icin cocuklara ana okulundan baslayarak, ozel egitimli insanlar gelip, haftada bir dersler veriyorlar.

Ben, benim cocugun okuluna gitmistim bir ara aile toplantisi icin; bir seferinde okulun bahcesinde bazi genclerin sigara ictigini gordum.
–   Bunu ogretmenlerden birisine sordugumda, gulumsedi
–   dogru, haberimiz var, dedi...
–   yasakladik, bu seferde tuvalette icitiler,  dedi
–   biraz azalmissa da bir hayli zor, diye yakindi.
–   Cocuklarin genclik donemlerine gecislerde, arkadas guruplari arasinda daha cok oluyormus sigara aliskanligi gibi diger kotu aliskanliklar... Bir birlerinden cabuk etkileniyorlarmis bu yaslarda. Malumunuz hepimiz genclik gecirdik.
–   Ben kendi cocuklarima icmeyin diye bir sey dayatmiyorum. Ama onlara sorsan yinede benden cekiniyorlar. Bu durumda hic hosuma gitmiyor tabii. Ama henuz sigara kullandiklarina dair bir belirti gormedik, bu zaman kadar.
–   Icerseniz zararlarini gorursunuz ilerde, diyorum. Cunku bizim buyuklerin bize nasil tavrandigini biliyorum. Surekli korku temelinde oluyordu butun bunlar. Bu yuzden icmemeleri yonunde daha cok öz guven vermek lazim, diye dusunuyorum

Bizim eve yurume 5 dakika ilerde esrar alinip satilan, icilen yerler var. Bizim cocuk isterse oradan alip icebilir.
Cocuk dedigim 18 yasini gecti. Bu sene Atheneyim dedigimiz 6 yillik lisenin son sinifina gecti, bitirirse seneye dogrudan universiteye gidecek. Okulu bitirebilirse tabii.
Bu seneler icinde cokca meslek degistirdi.. kendi aklinca ve sonunda “Kriminoloji” denen, benim hic duymadigim bir bolumu secmeyi dusunuyor. Toplumsal suç ve suçluluğu inceleyen bir bilim daliymis. Ileride is bulurmu bulamazmi diye hic bir bilgim yok.
Sen bilirsin diyorum. Biz yapacagimizi yaptik, yapiyoruz; bundan sonrasi size kalmis bir sey…sigarami icersiniz, rakimi icersiniz, esrarmi icersiniz, size kalmis. Butun bunlari yapmazsaniz bizleri cok sevindirirsiniz. Bunlari yapmamak o denli zor bir sey degil, diyorum.
Sizlerin basarilari bizleri cok mutlu edecegini hic bir zaman unutmayin diyede zaman zaman hatirlatiyorum…
Hollanda da dogmus buyumus bir Turk genci olarak butun bunlari basarmak zorundasiniz, diyorum. bu Turkiye de yetisen gencler icin de gecerli.
Sirf kendi cocuklarima degil; gordugum, taniyip tanimadigim tum Turk cocuklarinin basarmak zorunda olduklarini dusunuyorum. Cunku tek kurtulus kurtulus degildir. Bu biraz ezberci bir slogan olsa da, dogruluk payi cok.
Sigara icenlere; acisakta acimasakta, saglik harcamalarini odesekte odemeskte; onlari gozden cikardim.. geriden gelenler icmesin diyedir, butun bu cabalar.

Benim bastan anlatmak istedigim, ulkemizde yapilacak yiginla isler varken, halkin dikkatlerini baska yonlere cekmeye kimsenin hakki yok, mantigi yonundeydi.

Simdiden basladi bile, eflasyon, devalüasyon derken IMF…dunya bakasi.
Zaten ekonomik zorluklar icinde olan halkimiz bu olaylar karsisinda dahada fakirlesiyor. ileride bunun faturasini hukumetle muhalfet bir birlerinin uzerine atacalar.. yok efendim sizin yuzunden oldu gibisinden, bir birlerini suclayacaklari kesin.
Yani su anda gelisen olaylar ileride siyasi bir malzeme olarak karsimiza gelecek. Halk ne alemde dusunen yok ya.
Yani; tozu dumana katip gitmek varken, tozu dumani yutuyoruz; tozu dumana katarak gidenlerin arkasndan.
Evet; Turkiye toz duman icinde…herkes gibi benimde uzuldugum olaylar bunlar.
Bekleyip gorecegiz: demekten oyle biktim usandim ki; bu kelimeyi bir daha kullanmak istemiyorum, ne goreceksek gorelim artik… mezara kadar bekleyemem, diyorum kendi kendime.
Su anda Turkiye de gelisen olaylar hakkinda bir sey yazip soylemeye gerek yok. Cunku her kafadan bir ses cikiyor.
Bir takim korku duvarlari orulmus, paronayak bir durum dogdu.
Yasal olmayan yollardan; telefon dinlemelerden alda, daha neler neler… herkes kendinden suphe eder oldu –acaba bende dinleniyormuyum- diye.
Hakkaten biraz muz cumhuriyetinemi donduk, ne?  Yoksa bu surec yasanmasimi gerekiyordu..!

Biraz dikkat ettim de; medya da herkesin bir yazar cizer takimi var. onlar aciklama yapiyor, atip tutuyorlar.. bizde bilgi sahibi oluyoruz. Bu nasil istir anlayamadim.
Ama; gercek yurt severlerin, demkrotlarin, aydinlarin, gercek milli duygular tasiyan sahsiyetlerin boyle gizli kapakli, -derin devlet- gibi islerle isileri olmaz, diye dusunuyorum. Olmamali… Onlar soyleyeceklerini her zaman acik acik soylemislerdir. Bedeli her ne olursa olsun, bundan sonrada soyleyeceklerdir. Gercek yurt severleri susturmak o kadar kolay degildir.

Ama; ortada buyuk suclamalar var.. ben derim ki; elma ile armutu bir birine karistirmadan, pirincin tasini iyi ayiklamak lazim…eger ortada suclular varsa tabii.
Baska ne diyelim; bekleyip gorecegiz…! Hay Allah, otobus duraginda otobusu 10 dakika beklemek bile SIKIYOR ken beni, yinemi bekliyecegiz… Ya sabir.
Mahsuni Serif’in dedigi gibi;
Dura dura bir hal oldum erenler
Bilmem aglasammi aglamasmmi…diyerek bitireyim bagri. Yoksa bu yazi bitmyecek.
Evet SiGARA ya hayiiiir. Grübel



3  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Sigara Yasagi : Cumartesi, 24.Mayıs 2008, 18:13:53
Sonunda sigarayida yasakladilar. Cok iyi oldu. Devlet vatandasini dusunerek ‘icmeyeceksin” dedi. “Kardesim bu sagliga zarali.”
Devletin vatandasini dusunmesi sevidirici oldu… Devlet vatandasini dusunuyormus meger. Zehir iste bu, bir duman almak omurden bir o kadar alip goturmuyormu.
Sigara dumani sagliga zararliymis… Iyi de kardesim, sagliga zararli olmayan ne yok ki.
Hormonlu meyve-sebzeleride yasaklasaniza. Satanlari bulup cezayi kessenize.
Sanki arabalardan zehir kusan eksoz dumani sigaradan dahami iyi… kesin onlemler alsaniza.
Yada şu fabrika bacalarindan cikan nadir?
Akar sulara birakilan artik zehirler.! Hani sorumlular nerde. Sorumlulari bulup unutamiyacaklari bir ders versenize…
Sigara icmek yasak, iyi guzel anladik… koca ozan tabakasi bile delindi de kimse bu kadar onlem almadi bunun icin.
Dunyanin dengesi bozuldu da kutuplarda buzdagi kalmadi…
Aha, bugun yarin ortalik yangin yerine donecek diyorlar…olurda susuz kalirsaniz kime ceza keseceksiniz… ben size ne diyeyim arkadas.
Devlet bizi yinde dusundu, saol varol devlet baba.
Sigaranin zararlarini dusundugun gibi, issizler ordusunun geleceginide dusunursun artik bundan boyle.…
Tersanelerde isciler ölüyor arka arkaya… birde oraya ugrasaniz… onlarin halini bir sorsaniz. Neler oluyor Istanbul tuzla tersanelerinde diye bir ogrensek…yok yav o is sizin isiniz degil, nasil olsa Ugur Dundar bey var.!
Ha simdi aklima geldi, sahiden sigara dumani zararli da, bir mayis bayramlarinda kadinlarin, cocuklarin, genclerin uzerine atilan gaz bombalarindan cikan duman cokmu yararli. O dumanda zehir yokmu.
Hani duman yasakti.? biggrin


4  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Dil ve Edebiyat / Ynt: şiirlerle trabzon... akçaabat... acısu... koryana... : Perşembe, 22.Mayıs 2008, 00:03:14
Selâm Trabzon'uma
Dört köşe kalesine
kargalaklı yalısına
Maranzul incirine
dutuna, karayemişine
yokuşuna, inişine selâm!

Selâm Trabzon'uma!
Dizi dizi küleklerine
Evleklerine, mereklerine
Anderin kaybanası enüklerine selâm!

Selâm Trabzon'uma!
Dolamaç dolamaç yollarına
Tel tel kuymağına
Hamsili kayganasına, bazlamasına
Kumuluna, kanzilisine,
Zanusuna, zinosuna, ziziline selâm!

Selâm Trabzon'uma!
Trabzon'un uşağına
Kaytanına, kuşağına
Zıpkasına, mintanına, kukulasina
Çülkisine, çapulasina
Horonina, kemençesine, yayına
Funduğina, misirina, çayına selâm!

Selâm Trabzon'uma!
Gönülde yaşatıp göremediğim
Yoluna bakıp gidemediğim
Hali nicedir bilemediğim
Damına, tarabasına,
Ağasına, marabasına.

Karakaşlısına, gözü yaşlısına
Erine, yiğitine, kocamışına
Sakalı tel tel, saçı yeni bitmişine
Yedisinden yetmişine
Yürek dolusu selâm!

 M. GOLOĞLU
5  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Dil ve Edebiyat / Ynt: Bir yazar-Bir eser : Çarşamba, 21.Mayıs 2008, 23:36:26
Yasama dair iyi kotu bir seyler dedikten sonra; Mıgırdiç Margosyan'nun “Söyle Margos Nerelisen” eseri hakkinda hic bir sey soylememek olmaz tabii.
Yazarlarda yaptiklari isler icabi verdikleri eserlerin de bir sanat eseri olduklari gercegi vardir. Iste bu yonu beni cok ilgilendirdi…
“Söyle Margos Nerelisen” Eserin, doğumuyla başlayan yaşantısının anımsayabildiği ve anımsayamadığı ama tahminleyerek kaleme aldığı anılarından oluşan bu kitabı: “Söyle Margos Nerelisen” de yazar; gercek sanatcilarda oldugu gibi, duyulmayanı duymus, görülmeyeni görmustur. Mıgırdiç Margosyan'nun buradaki sanatci tanimina nede guzel uyum saglamis oldunu goruyoruz. En azindan bana gore oyle…“Söyle Margos Nerelisen” eserinde ben bu gercekleri bir daha gordum. Bu yuzden Rabia Hanima tesekkur ediyorum bu eserle bizleri tanistirdigi icin…
En cok guldugumuz kismi ise; “Vee dünyaya geldiğime geleceğime daha ilk günden beni bin pişman eden bu acımasız yaratıklara, yedi göbek önceki atalarına varıncaya kadar "tarihteki ilk küfür" diye adıma tesçilli ciyaklamamla kalayı basmaz mıydım?
--INGAAAAAAAAAAAAAA!!!
Ben, avazım çıktığı kadar "ıngaaaa" diye kalaylayıp, küfür yağdırırken, onların bir birine dönerek, birbirlerini kucaklayarak sevinç çığlıkları atmalarına ne demeli?”

Yav bu bundan baska turlu, nasil anlatilirdi…Bence anlatilamazdi.
Elinize saglik Rabia hanim butun bunlari bizlerle paylastiginiz icin…
Aslinda dunyada var olan, var olmayan her sey; ama her sey kitaplarda yaziyor. Kutupaneler kitaplarla dolu. Bizlere dusen sadece o kitaplari aralayip sayfalarini cevirip ve okumak dusuyor.
Ah! SU TELEVIZYONLARI KAPAMAYI BIR OGRENEBILSEK… diyorum yinede…

6  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Artan yicecek SIKINTSI : Cumartesi, 17.Mayıs 2008, 13:23:33
Bu aralar basinda SIK SIK, dunyada giderek artan bir yiyecek SIKINTISININ varliginin gundemde oldugunu goruyoruz.
En azindan canak antenle Turkiye baglantili yurt disindakiler, Turkiye’deki yiyecek fiyatlarinin olagan ustu artisindan, pirinc yerine bulgur yenilmesi gibi harika bir oneriden bu gelismeleri izliyorlar.

Bati dunyasi, artan petrol fiyatlari karsisinda daha ucuz akar yakit bulabilmesi icin bu ulkeleri yeni tarim uretimine zorluyorlar. “Ucuz biobenzin” kulanilacak… Kuraklik gibi iklim degisiklikleri de bunun uzerine gelince, az gelismis ve gelismekte olan ulkelerde tarim uretimi ve fiyatlar tam bir krize donusuyor.
Ama icinde yasadigimiz Batili zengin ulkelerde boyle bir SIKINTI yok! Hatta, tuccarlari avuclarini ovusturuyorlar, daha cok kazanma firsati doguyor diye.

Uzun lafin kisasi artan petrol fiyatlari, konut kredilerinde ortaya cikan kriz ile borsalarda kagit uzerinde vurgun yapanlarin gelirlerindeki bozulmadan dolayi, adina kuresel denilen Batili sirketlerin yayilmaci doymayan emelleri, gelismekte olan ulkeleri bir kez daha vuruyor ve acliga zorluyor.
Aclik ise yeni bir savas nedeni olabilir. ( Hollanda/Haber)

7  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Eğitim ve Öğretim / Ynt: öss sistemi nasıl olmalı? : Cumartesi, 17.Mayıs 2008, 12:53:00
Bende tesekkur ederim Cagatay… Asil tesekkuru o bilgilerin sahibine etmek lazim.
Turkiye deki gelismeleri elbetteki benden daha cok biliyorsunuz. Egitimin icinde olan sizlersiniz. Örnegin; formasyon derslerinizin oldugunu ben bilmiyordum, en azindan onu ogrenmis oldum.
Arkadaslarin yorumlarini okuyunca; Turkiye deki egitim konusunda herkes asaga yukari ayni seyleri dusunuyor… Dedigin gibi, gelecegin ogretmeni hic kopya cekermi. Cok haklisin.
Selamlar...

8  ACISU KÖYÜ ve ACISULULAR / Acısulular (Koryanalılar) Genel / Ynt: Eleştiri-Özeleştiri : Pazartesi, 12.Mayıs 2008, 17:49:52

Evet, bencede guzel bir dusunce. Isteyen, elestiri ve ozelestirilerini buraya yapar artik. Isteyen tabi. Bir sey insanin icinden geliyorsa yapacak, gelmiyorsa zoraki olmuyor…
Rabia hanim, denecek ne varsa hepsini soyledi saydi. Gercekten de oyle ‘bu, budur bu’ anlayisi hele bu zamanda gecerliligini yitirdi. Biraz daha kollektif, dusuncelere acik olmak gerektigini dusunuyorum bende. Bizler yanliz yasamiyoruz bu dunyada ve herkes bizim gibi dusunmek zorunda degil.
Ben kendimi pek elestirilere kapali tuttugumu sanmiyorum. Yoksa ordan oylemi gorunuyor, onuda bilemem.
Duygusallik yokmu? Var.
Ama asiri duygusalliga oyle bakmiyorum. Asiri duygusallik baska bir sey… tedavi edilmesi gereken bir olay bence.
Sonucta; alinganlik, küskünlük artik cagimiza uymuyor.
Benim icin onemli olan biraz daha ozverili davranmak. Sadece burasi icin degil, guncel yasamimizda da biraz daha ozverili olmam gerektigine inaniyorum.
Dunyada buyuk basarilar elde etmis insanlar bile, bir cok alanlarda ozveri-fedakarlik ederek cokca basarilara imza atmislardir, diye dusunuyorum. Dunya bunun ornekleri ile doludur.
Tabi ki, her seyide ozverilerle kazanamiyoruz; bir yerden sonra verilen fedakarlik insanin kendi ozunu yitirmesine de neden olabiliyor.!
Yani, sonucta; ben, her ne arar isem kendimde ariyorum; en buyuk savasi kendimle veriyorum…Ben farkinda olmadan, beni yoneten bilinc altindaki olumsuz dusuncelerden kendimi soyutlayarak yasamaya cabaliyorum… Elestiriyorum, elestirdigim gibide elestirilere acik durmaya calisiyorum… Boyle olmasi gerktigine inaniyorum.
Butun bunlar bir ozelestiri olarak kabul gorurumu.? O nuda bilmiyorum…
9  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Ates Düstügü Yeri Yakiyor.! : Pazartesi, 12.Mayıs 2008, 00:00:26
Gectigimiz ayin sonunda Afganistan’dan gelen bir haber, Hollanda’nin gundemine bomba gibi dustu. Haber kisaca soyleydi: Hollanda Genel Kurmay Basakan’inin 23 yasindaki oglu askerlik gorevini yaptigi Afganistan’da bombali bir saldiri sonucu sehit olmustu…

Nasil boyle bir olay olabiliyor demeyin; bir baba, hemde genel kurmay baskani olan bir baba, hicmi boyle bir seyin olabilecegini dusunmuyordu…
Gelebilecegi en yuksek yere gelmis; tum yetkiler elinde, bir ulkenin ordusunun baskomudani olmus ve goz gore gore tek oglunun Afganistanda savasmasina izin verebiliyordu.
Hollandali askerlerin Afganistan disinda da askerlik yapabilecekleri yerlede var. Hollanda Antilleri gibi… aga pasa, rahat plajlarda askerlik yapardi.! Amaa, o oyle yapmadi…!

Gecen aylarda yine Afganistan da onemli bir olay yasanmisti. Ingiltere velihati Prens Charles’in kucuk oglu Afganistana gitmis; oradaki Ingiliz askerleriyle birlikte on hafta boyunca cephede savasmisti. Sonra Ingiliz askerlerin guvenligi goz onunde bulundurularak geri cagrilmisti. Ama on hafta yinede orada kalmisti.
Hic olacak islermi bunlar demeyin. Oluyor iste…

Bunlari duyunca aklima bizim sehitlerimiz geldi. Yani Mehmetcik…Mehmetcik’lerimiz.
Sonunda bir sehit haberide Akcaabat’tan geldi. Ne hikmetse ailede tanidik cikti. Televizyonda baba Yasar’I gorunce icim ciz etti. Bu arkadas bana yabanci gelmiyor dedim… Her sey bir telefonun ucunda… ogredimki gercekten Yasar.
Akcaabat’ta yillar once ne zaman gorse “gel otur haburiye bakayim, bi cay icirmeden birakmam seni” diyen Yasar.
Ne zaman cocuklari buyutmuslerdi... Buyumuslerdi de asker olmuslardi. Zaman ne cabuk geciyor diye gecti icimden... Simdi Gokhan buyudu asker oldu ve sehit dustu. inanasi gelmiyor insnain.
Hollanda’li ve Ingiliz sarayinin ozel kisilerinin ogullari gitip savasin ortasinda askerlik yaparken, hatta sehit duserken bizdeki ozel kisilerin cocuklari ne yaparlar, ne ederler diye dusunmeden edemiyoum..Özel kisilerin cocuklarinin anneleri oldugu gibi, siradan Gokhan gibi genclerinde anneleri var… Televizyondan gordum anne Esma’ya da icimiz paracalandi… Ates dustugu yerı cok kotu yakıyor.

Burada hollanda genel kurmay baskaninligi ile Turkiye Genel Kurmay baskanligi arasinda bir karsilastirilma yapmayiniz lutfen…Turk Genel kurmay Baskan nin boylesi bir durumda gozunu kirpmadan gerekeni yapacagina dair inancimiz sonsuzdur…

Anlatilmak isteneleri sizler benden daha iyi bildiginizi tahmin ettigimden daha fazla aciklama yapma geregi duymuyorum.


10  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Dil ve Edebiyat / Ynt: Amin MAALOUF-SEMERKANT : Pazartesi, 05.Mayıs 2008, 01:12:09
Omer hayyami tanimaz olurmuyuz. Onu dunya taniyor zaten. Biz istesekte istemesekte kitaplari Turkiye de satiliyor sanirim. bizim donemimizde oyle idi...
Omer Hayyam hakkinda benim yuzeysel bilgilerim var o kadar...
 
11  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Dil ve Edebiyat / Ynt: Bir yazar-Bir eser : Pazartesi, 05.Mayıs 2008, 00:33:00
Birazda hayattan; yasama dair bir seyler yazayim dedim, kendi kendime.

Ama bir sorun var; bu yaziyi hangi bolume koyacagimi kestiremedigimden en uygun yer olarak buraya sectim… Cunku herkes kendi kafasina gore baslik actikca, hangi basligin nerde oldugu bulamaz oldum. Nasil olsa birileri cikip fikrini soyleyecek…

Ugarasip gidiyoruz, dogduk dogali cabaliyoruz.
Cabaliyoruzda ne oluyor.? diye dusunmeden edemiyor insan.
Herkes calismak zorunda; oyle ki, ailece hep birlikte calismak zorundasiniz. Yoksa yetmiyor, yetistiremiyor insan.
Bu “yetmiyor, yetistiremiyor” sozunu duymayan, demeyen, yakinmayan yoktur. Hangi donemde olursa olsun; bizden oncekilerde yetisitiremiyordu, bizde yetistiremiyoruz. Yani, zaman degisiyorsada bu kavramlar hic degismedi nedense.
Her donem, herkeste ayni dert; yetistiremiyoruz oluyor.
Cocuk var, cocugun okulu, giyecegi var.
Birde bitmek bilmeyen istekleri…  Yemek icmek var.
Ama, son zamanlar biraz daha farklimi oldu dersiniz, gecen donemlerden… Bilhassada koyden sehire veya avrupaya gocenler acisindan. Bence biraz degil, bir hayli fakli oldu. Varlik icinde bir yoksulluk oldu desek yanlismi olur bilmiyorum. Herhesin konumu fakli tabi.
Bana gore, sorumluluklarimiz daha cok artti, ev kirasi-ipotek, elektrik, su-gaz parasi, banka taksitleri. Bir de kredi kartlarmiz, bir degil, iki uc, dort tane. Sonrasi malum…
Hele son zamanlar moda olmus; Marmaris’e tatile gitmekte var. Komsular gitmis, gelip anlatiyorlar. “biz gitmesek olmaz“ deyip, dert edenler var.
Birde araba... benzini, sigortasi, vergisi, tamir isi var.
Eskisi gibi degil artik, yurume yok, yurumeyi unuttuk adeta.
Yurumek gariban isi oldu.
Ha, birde cep telefonlarimiz olacak. Bir degil, iki tane. Her iki ayda bir degisen modellerini bulup almakta var.
Yani kisacasi saymakla bitmez, var da var.
Sonucta, herkes calismak zorunda.
Sabah kalk, aksam gel. Dogrusu bu…
Aksam gelincede yorgun dusuyor insan. 
Eve de kimse kimsenin halini soracak halde degil. Hele musafir agirlayacak durumda hic degil.
Boyle olunca, giderek komsuluk iliskileriniz soguyor, buz gibi kesiliyor.
Bu durum giderek en yakin akrabalarinizla olan iliskilere yansiyor ve uzak akrabalariniz hic akliniza bile gelmiyor, gelemiyor.
Her sey, butun bu iliskiler en yakinlarinizla dahi bitme noktasina geliyor.
Yorgun argin, koskoca apartmanlarda- evlerde, tek basina kaliyorsunuz; televizyon programlariyle bas basa.
Nasil olsa herkesin bir dizisi var. Herkes kendi dizisiyle mesgul. Yoruldukca daha cok yorulyorsunuz, posasi cikiyor insanin.
“Su televizyonu kapatmayi bir ogrenebilsek” diyorum kendi kendime.
Kafayi dinlesek. Bir kitap acip okumayi becerebilsek, daha iyi olacak ama ne care, bir kere bagimlilik yapmis; aynen sigara icki bagimliligi gibi, televizyonkolik olduk.
Butun bunlarin farkinda olmadan, ezilip gidiyoruz carklarin arasinda ve herkes birbirini sucluyor:
Gelmedi gitmedi, aramiyor, sormuyor… onunda burnu buyudu gibilerinden.
Insan ilskilerinden uzaklastikca uzaklasiyoruz - karahaber tez duyulur- sonunda bir yerde bitiyor yasam… Nokta.
Cunku bizler isciyiz; hem kafa, hemde kol- guc emekcileri.! Saniyoruz ki, ayri dunyalarin farkli  insanlariyiz. Oysa ki; ayni kaderbirligi icinde olan, ayni tren’nin farkli vakonlarinda yol alan yolculariyiz. Bizden oncekilerin gittigi trenin arkasindan yolumuza devam ediyoruz, farkindamiyiz…
Sizleri bilmem ama, kalabalik sehirler bize gore degil. Hele bana gore hic degilmis.
Bu kadar ev esyasi, olmazsa olmaz. Ama, biz farkinda olmadan o denli SIKIYOR ki bizi, koltuklar, vitrinler, beyaz esya vs… oyoy.
Oysa, bir masa bir sandalye, yerde kilim, iki minder; yani kucuk bir köy evi, kimin neyine yetmez ki.
Yeterde artar bile… o zamanlardaki mutlulk bu zamanda varmi? Varsada, benmi goremiyorum veya benmi yaniliyorum…
Bu dunya da dertler bitmez. Benim icin degisen bise yok. Ha Hollanda, ha Turkiye, ha Afkanista, hada Hindistan… nerede olursan ol dunyanin her yeri ayni, degisen bir sey yok.
Bir gercek var ki; ömür dedigimiz yasam Tren’i yoluna devam ediyor…   ....................................................................!
Ne mutlu butun bunlarin bilincide olupta yasayanlar..!
12  GÜNCEL-DÜŞÜNÇE (Serbest Kürsü) / Güncel / Ynt: Şu Sözcükler Tanıdık Geliyor mu? : Pazar, 27.Nisan 2008, 23:18:29
Arkadaslar, bu yastan sonra okulami baslasam ne yapsam.
Foruma yazi yazan dostlar bu onerileri lutfen ciddiye alsinlar... Sizin yuzunuzden bende benim yazdigim hatalari gorur oldum yaa. biggrin
Ornegin, noktalamalarda yan yana konulan noktalarin sayisini bilmeden sallayip gidiyordum. Demek oluyor ki, cumlelerin sonuna yan yana (…) üc tane nokta olmasi en ideal olanmis. “Cunki”degil “cunku” yazmak gerekiyormus. Ama ben onu oyle yazarken dusunmuyorum ki Cunki yazdigimi. “Cunku” dusunup, “Cunki” yaziyormusum meger. Hay Allah. Yani sizin de gozunuzden hic bir sey kacmiyor ha. Wallahi, siz ne derseniz deyin, yinede, Ismail T..ut’ten daha iyi konusup yazdigimizdan eminim.  biggrin
Ben yazarken cogunlukla konulara yogunlastigim icin, kendimi, kelime ve cumlelerdeki noktalama isaretlerine veremiyorum. Turkce’nin iyi yazilmasi ve okunmasi yonunde de iyi bir alt yapim olmadigi icin bir takim sorunlarla karsilasiyoruz haliyle…Sanirim bir cok arkadasda da durum ayni oluyor.
Neyse yahu sizde bizi boyle idare edin, gordugunuz gibi yavas yavas duzeliyoruz istee.  Puzzled
Saka bir yana; bu bilgileri veren arkadaslara tesekkur ederim….
 
13  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Eğitim ve Öğretim / Ynt: Nasıl bir eğitim istiyoruz? : Cuma, 18.Nisan 2008, 18:46:25
Ben, kendim egitimci olmadigim icin, konular hakkinda yorum yapmam uygun olurmu, olmazmi bilmiyorum.
Cocuklu bir aile oldugumuz icin, yillardir cocuklar sayesinde, egitim konusunda bir cok tecrubelerimiz olustu..Basta okul-aile isbirliginin cok onemli oldugunu yasayarak ogrenenlerden biriside benim. Bu sayede cocuklar ve ogretmenlerinden cok seyler ogrendim ve onlara cok seyler borculuyum..
Tecrubelerim gosterdi ki; okul-aile isbirligi, bir bakima ana karninda baslamasi gereken ve ana babalardaki yetersizlikler sonucu olusan boslugun doldurulmasi acisinindan bence de cok onemli.
“Acisu da egitime nasil katkida bulunabiliriz?” Bu konuda bilgim olmadigi icin bir sey diyemiyorum. Bilgimiz olunca yine yazariz, gerekirse destek veririz..Selamlar. H.demirdag
14  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Tarih / Ynt: FİLİSTİN&KUDÜS : Pazartesi, 14.Nisan 2008, 20:28:45
Bende tesekkur ederim.
Tarafsiz bir kurulus olmadigini gosterdi derken arkadaslarin biraz hakkini yemiyormuyuz. Herkesin bir gorusu var ve aciklamakta da serbest. Ayrica “bu gorusler siteyi baglamaz” diyede acikliyorlar..Bu iyi bir tavranis degilimi..Ama tabii yazip yazmamak herkesin elinde olan bir sey. Bende saygilar sunarim.
15  KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... / Tarih / Ynt: FİLİSTİN&KUDÜS : Pazartesi, 14.Nisan 2008, 00:29:49
           (elmas16 yazmisti)
abi, ok diyorum ...özür diliyorum ama yanlış anlaşıldığımı düşünüyorum
ben isim yazarak kişileri eleştirmek istemedim
neyse abi tekrar özür diliyorum sizden ve herkesten.....
-------------------------------------------------------------------------
Elmas hanim rica ederiz, herhesten ozur dilemeniz gerekmez..
Sayfa: [1] 2 3 ... 6
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!