Akçaabat-Acısu Köyü Forumu

KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-EĞİTİM vb... => Din => Konuyu başlatan: şahinkaya06 üzerinde Çarşamba, 18.Temmuz 2007, 20:06:03



Konu Başlığı: en büyük günahlar
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Çarşamba, 18.Temmuz 2007, 20:06:03
Allah'a şirk koşmak
Allah'a baba demek
Haksız yere öldürmek, intihar etmek
Yetim malı yemek
Faiz yemek
İçki içmek
Savaştan kaçmak
İftira etmek
Namuslu kadına zina isnat etmek
Ana ve baba hakkına tecavüz etmek
Yalan yere yemin etmek
Yalan yere şahitlikte bulunmak
Zina etmek
Livata yapmak (arkadan ilişkide bulunmak)
Sihir, büyü yapmak
Hırsızlık yapmak
Allah'ın rahmetinden ümit kesmek
Kumar oynamak
Yol kesmek
Söz gezdirmek, çekiştirmek
Rüşvet almak ve vermek
Harem-i Şerifte günah işlemek
Domuz eti yemek
Besmelesiz kesilen hayvanın etini yemek ve kan içmek
ALLAH bizleri bu günahlardan uzak eylesin...


Konu Başlığı: Ynt: en büyük günahlar
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Çarşamba, 18.Temmuz 2007, 20:25:40
Büyük Günahları Doğuran Altı Günah

--------------------------------------------------------------------------------

Bu günahlardan sakınmakla hemen hemen bütün günahlardan kurtulmak Allah’ın izni ile kolay olur.



1-Gıybet



Gıybet yüzünden dünya ve ahirette çeşitli fesad ve fitneler meydana gelir. Günümüzde insanlar buna çok fazla müptela olmuşlardır. Bundan kurtulmanın en kolay yolu, lüzumsuz yere kimsenin iyilik ve kötülüğünü konuşup dinlememek, kendi işleriyle meşgul olmaktır. Konuşmak gerektiğinde, kendi eksikliklerinden bahsetmelidir. Yapılacak işleri o kadar az mıdır ki, kişi başkalarından bahsetme fırsatı bulabiliyor?



2- Zulüm



Zulüm mal, can yahut dille olur. Mesela başkasının az veya çok  hakkını yemek veya birine haksız  yere eziyet etmek veya bir kimseyi rüsvay etmek, şerefi ile oynamak gibi..



3-Kibir



Yani kendisini büyük görüp başkalarını hakir görmektir. Zulüm, gıybet, kin, haset ve gazab bir çok hastalıklar kibirden türerler.



4-Kızmak



Kızdıktan sonra pişman olmadığımı hatırlamam. Çünkü kızgınlık anında akıl kuvveti mağlup olduğundan, o anda yapılan iş  muhakkak aklın tersine olur..Ağza yakışmayan sözler sarf edilir. Ellerle yapılmayacak işler işlenir. Kızgınlık geçtikten sonra bunların telafisi mümkün değildir. Bazen insan kızgınlıkla yaptığı işler yüzünden  bir ömür  boyu sıkıntı ve acılara gömülür.



5- Şehvet



Mahremi olmayan bir erkek ve kadınla herhangi bir gayr-i meşru ilişki kurmak da bu günahlardandır. Mesela bakmak, gönül eğlendirmek için konuşmak, ıssız ve tenha yerlerde namahremle oturmak, onu memnun edebilmek için, onun tabiatına uygun olarak kendi şekil ve davranışlarını değiştirmek veya konuşmasını kibarlaştırmak ve yumuşatmak gibi..



6-Haram ve Şüpheli Yemek



Bu günahlardan biri de haram ve şüpheli yemeklerdir. Bütün nefsani karanlıklar ve bulanıklıklar bundan meydana gelir. Çünkü yemek, besin olarak aza ve damarlara yayılır. Besin nasıl ise, azalardaki tesiri de o çeşit olur. Ve buna göre azalardan ameller meydana gelir.


--------------------------------------------------------------------------------

Kaynak:
Dünyada ve Ahirette  Amellerin Karşılığı, Mevlana Eşref Ali Tahanevi,Bahar Neşriyat-İst-1997,


Konu Başlığı: Ynt: en büyük günahlar
Gönderen: hamsi_gözlü üzerinde Salı, 04.Eylül 2007, 16:28:43
ALLAH'ım hepimizi günahlardan korusun haramdan uzak tutsun


Konu Başlığı: Ynt: en büyük günahlar
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Salı, 04.Eylül 2007, 23:02:11
Aminnn..ALLAH razı olsun..


Konu Başlığı: Ynt: en büyük günahlar
Gönderen: cagatay_61 üzerinde Salı, 29.Ocak 2008, 14:23:44
YÜCE ALLAH'a ŞİRK KOŞMAK

Şirk: Allah Teala seni yarattığı ahlde O'na ortak koşman, onunla beraber başkasına ibadet etmen, tapmandır. Bu taptığın şeyler insan, güneş, ay, peygamber, şeyh, cinli, yıldız, kral veya başkaları olabilir.

Bu konuyla ilgili olarak Yüce Allah şöyle buyuruyor:

''Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bundan başkasını dilediğinde bağışlar'' (Nisa: 48)

''Elbette kim Allah'a ortak koşarsa Allah O'na cenneti kesinlikle haram kılar. O'nun barınağı ateştir ve zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.'' (Maide 72)

''Muhakkak ki şirk büyük bir zulumdür.'' (Lokman: 13)

Kim Allah'a ortak koşar sonra da müşrik olarak  ölürse o kimse kesinlikle cehennemdedir. Nitekim Allah'a inanan birisi de mü'min olarak ölürse -her ne kadar azap edilse de- Cennete girecektir.

Allah Resulu Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

''Dikkat edin, size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi?: O Allah'a şirk/ortak koşmaktır.''

Yine Allah Resulu Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

''Helak edici 7 günahtan sakının.'' buyurmuş ve onlardan biri olarakta şirki saymıştır.

Yine Allah Resulu Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

''Kim dinini değişdirir (mürted olur) se O'nu öldürün.''  buyurmuştur.

Allah Resulu Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

-''Dikkat edin! Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi? dedi.'' (Bunu üç kere tekrarladı.)

Sahabiler:

- Evet ey Allah'ın Rasulu,
dediler, Rasulullah (sav):

''Allah'a şirk koşmak ve anne babaya karşı buyurdu gelmektir.''  -yaslandığı yerden doğrularak- şöyle dedi:

''-Dikkat edin, yalandan sakın.'' Ebu Bekir (ra)diyor ki:

''-Keşke sussa,'' demek zorunda kaldık.''

Buhari-Müslim


Konu Başlığı: Ynt: en büyük günahlar
Gönderen: elmas16 üzerinde Salı, 04.Mart 2008, 07:55:13
KURAN,ayetlerinde     BÜYÜK GÜNÂHLAR (KEBÂİR)

 

Allah'ın emirlerine aykırı davranış, kötü amel, isyan, karşı gelme, suç, kabahatlerin büyükleri. İslâm literatüründe bu tür fiillerin bir kısmı büyük günah, bir kısmı da küçük günah olarak adlandırılır. Bu tabirin geçtiği ayetlerde şöyle denilmektedir: "Eğer size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi ağırlanacağınız bir yere sokarız. " (en-Nisâ, 4/31)

"Büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar, kızdıkları zaman onlar, affederler." (eş-Şurâ, 42/37)

"O (muhsin ola)nlar ki günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar işleyebilirler... " (en-Necm, 53/32).

Aynı ifadenin geçtiği hadislerden bir kısmında ise Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

Abdullah b. Mes'ud anlatıyor: Rasûlullah'a "Allah indinde en büyük günah nedir?" dedim. "Seni yaratan Allah'a Şirk koşmandır." buyurdu.

"Bu gerçekten pek büyük, bundan sonra nedir?" dedim. "Seninle beraber yemek yemesinden, tüketici olmasından korkarak evlâdını öldürmendir. " dedi. "Ondan sonra nedir?" dedim. "Ondan sonra komşunun hanımı ile zina etmendir" buyurdu.

Yine Abdullah b. Mesud'dan değişik bir senetle aynı hadis rivayet edildikten sonra şu ayetin nazil olduğu ilâve edilmiştir.

"Allah'ın (halis) kulları o kimselerdir ki, Allah'tan başka ilâha dua etmezler; Allah'ın haram kıldığı nefsi öldürmezler; meğer ki hakla ola. Zina da etmezler. Her kim de bunları yaparsa ağır cezaya çarptırılır. " (el-Furkan, 25/68).

Abdurrahman b. Ebû Bekr, babasından, şöyle dediğini rivayet ediyor:Rasûlullah (s.a.s.)'ın yanında idik. Üç defa şöyle buyurdu: "Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi? Allah'a Şirk koşmak, anaya babaya itaatsizlik etmek ve yalancı Şahitliği yapmak... " (Buharî, Edeb 6; İman, 16)

Başka bir hadiste, büyük günahlar, "el-Mubîkât: helâk edici" kelimesiyle ifadelendirilerek şöyle buyurulmuştur: "Yedi helâk edici Şeyden kaçının." Bunlar nedir yâ Rasûlallah diye sorulunca: "Allah'a şirk koşmak; sihir yapmak; Allah'ın haram kıldığı halde bir kimseyi haksız yere öldürmek; yetim malı yemek; faiz yemek; düşmana hücum anında harpten kaçmak: namuslu, kendi halinde mümin kadınlara zina iftirası atmaktır" buyurdular. Diğer bir hadiste ise: "Büyük günahlar dokuzdur: Allah'a şirk koşmak; haksız yere adam öldürmek; temiz bir kadına kötülük isnat etmek; zina yapmak; düşmana hücum esnasında firar etmek; sihirbazlık; yetim malı yemek; müslüman ana babaya asî olmak; emredilenleri yapmamak ve yasakları yapmak sûretiyle aileye karşı doğruluğu terketmektir. " Diğer hadislerde yukardaki maddelere faiz yemek, hırsızlık ve şarap içmek de ilâve edilmiştir. (Buhârî, Vasâya 23; Müslim, İman 141-146; Ebû Davûd, Vasâya 10)

Kebâir kelimesiyle ifade edilmediği halde, yukardaki hadislerde bildirilen fiillerin dışında bir çok suçlar daha vardır ki, onlar İslâm âlimlerince, ayet ve hadisler doğrultusunda, büyük günah kabul edilmiştir: Bilerek ve kasten İslâm'ın şartlarını terketmek; içki içmek; kumar oynamak; hırsızlık yapmak; adaletten ayrılmak gibi. İslâm âlimlerinden bir kısmı genel hatlarıyla "büyük günah"ları şöyle tarif etmişlerdir:

İbn Abbâs'a göre: "Allah'ın yasak ettiği her şey büyük günahtır. Ayrıca büyük ve küçük günah arasındaki fark şudur: Allah'ın Cehennem, gazap, lânet, veya azap gibi ifadelerle sona erdirdiği her günah büyüktür. Diğerleri küçüktür." Hasan Basrî de buna yakın bir ifade kullanmıştır.

Ebû Amr İbn Salâh'a göre: "Büyük ismi verilecek şekilde büyük olan ve mutlak surette büyüklükle vasıflanan her günah büyüktür." Buna göre büyük günahların bazı alâmetleri vardır.

"Şer'i cezayı icab ettirmek; Cehennem azabıyla tehdit olunmak; yapana fasık denilmek; lâ'net olunmak."

Cumhûr-ı ulemaya göre; günahlar büyük ve küçük olmak üzere ikiye ayrılır. Beş vakit namaz, Ramazan orucu, hac, umre, abdest gibi hayırlı amellerin kendilerine keffaret olabileceği günahlar "küçük günah"; bu tür ibadetlerin keffâret olamadığı günahlar ise "büyük günah"lardır. Mesela: "İki umre, aralarında yapılan günahlara keffarettir. (Ahmed İbn Hanbel, II, 461). "Kabul edilmiş bir hac, o yıl ki hatalara keffarettir. " (Ahmed İbn Hanbel, II, 348), "Şehidden akan ilk damla kan, onun bütün günahları için keffarettir." (Ahmed İbn Hanbel, IV, 300), "Allah, cuma'yı kılanın iki cuma arasındaki günahlarını örter." (Ahmed İbn Hanbel, V, 181). Hadislerde, başka ibadetlerin kendilerine keffaret olduğu bildirilen cinsten günahlar küçük günahtır. Ancak herhangi bir ibadetin, kendisi hakkında keffaret kabul edilmediği günahlar ise büyük günahlardır. Meselâ: hiç bir ibadet adam öldürmeye, zina yapmaya, içki içmeye ve benzeri günahlara keffaret olarak kabul edilmez; bunlara ancak Şerîat'ın, haklarında takdir ettiği cezalar tatbik edilir.

Hz. Ömer'le İbn Abbas (r.a.) "İstiğfarla büyük günah, ısrarla da küçük günah kalmaz" demişlerdir. Yani (Şerîat'in verdiği cezalar tatbik edildikten sonra) istiğfarla büyük günahlar affedilir. Fakat küçük günahlar ısrarla işlenmeye devam edilirse, onlar da büyük günah olur. Bu ifadelere göre büyük günahlara sayısal açıdan sınır koymak mümkün olmaz.

Büyük günahların başında gelen ve en büyük günah olarak kabul edilen "şirk"in küfür olduğu muhakkaktır. Diğer günahların, onu işleyen mümin bir kulu imandan çıkarıp çıkarmayacağı hususunda İslâm Kelâm âlimleri ihtilaf etmişlerdir.

Özetle, Şerîat'ın hakkında tehdit edici bir nass (korkutucu bir delil) tahsis ettiği veya büyük günah olarak bildirdiği bir günahı işleyen hakkında Ehl-i Sünnet mezhebinin görüşü şudur: Büyük günah mümini imandan çıkarmaz ve onu küfre sokmaz. Ancak böyle bir mümin asi sayılır. Ameller imandan bir cüz (parça) değildir. Ancak işlenen günahı helâl saymak, onu hafife ve alaya almak, kesinlikle küfürdür.

Mu'tezile mezhebinin görüşü: Büyük günah işleyen ne mümin, ne de kâfirdir. O fasıktır ve iki menzil arasındaki bir menzildedir. Bu mezhep, imanı kalbin tasdiki, dilin ikrarı ve amellerin yapılması şeklinde tarif ettikleri için; büyük günah işleyenleri mümin kabûl etmemişlerdir. Ancak kâfir de kabul etmemişlerdir. Çünkü, Peygamber (s.a.s.) asrında ve takip eden dönemlerin hiçbirinde büyük günah işleyenlere, dinden çıkanlara verilen ölüm cezası verilmemiştir. Eğer kâfir olsalardı, imandan sonra küfre gitmenin cezası olarak öldürülmeleri gerekirdi. Bu yapılmamıştır, onun için bunlar iman ile küfür arasındadırlar. Bunlara "fâsık" denir.

Haricîlere göre; büyük ve küçük günah işleyen kimse kâfir olur. İslâm'ın, yapılmasını emrettiği ameller imanın bir parçasıdır. Yani amel imandan bir cüz'dür.

Hasan el-Basrî'ye göre; büyük günah işleyen kimse "münafık"tır. Kalben inanmadığı halde dıştan inanmış gibi görünenlere münafık denildiği halde Hasan Basri nifâkı; imanı gizleyip büyük günahı işlemek suretiyle küfrü açığa çıkarmak, şeklinde kabul etmiştir.

Haricîlerden bir fırka olan el-Ezârika'nın görüşü: Büyük günah işleyen kimse "müşrik"tir. Çünkü böyle kimse hem Allah için, hem de Allah'tan başkası için amel etmektedir. Yaptığı büyük günah ile Allah'tan başkasını (nefsini veyahut şeytanı) ona ortak koşmuştur.

Yukarda belirlenen bütün görüşler, sahiplerince bir takım delillere dayandırılmıştır. Biz bunlardan sadece Ehl-i Sünnet'in deliline bakacağız. Diğerleri için akaid kitaplarında geniş malûmat verilmiştir; oraya bakılabilir.

1. Delil: İman, kalp ile tasdiktir. Mümin'in imandan çıkması için kalbindeki tasdikin değişmesi gerekir. Hangi beşerî zaaflardan kaynaklanırsa kaynaklansın, işlenen büyük günahlar, tasdiki değiştirecek mahiyette olmadığı sürece işleyenini imandan çıkarmaz. Kalpteki tasdiki değiştirme ise ancak yapılan günahı helâl sayarak veya o hükmü alaya alarak meydana gelir. Şer'i hükümlerle alay etmedikçe, hafife almadıkça ve helâlleri haram, haramları da helâl kabul etmedikçe; kalpteki tasdik değişmemiş olur. O değişmedikçe de kâfir olunmaz.

"Allah, kendisine şirk koşulmasını affetmez. Bunun dışındaki (günahları) dilediğine affeder. " (en-Nisa, 4/116) ayeti, ancak şirkin affedilmeyeceğini, diğer günahların ise -eğer Allah dilerse- affedebileceğini ifade etmektedir. Eğer büyük günahlar da küfür kabul edilseydi, ayetin ikinci bölümünde "ma dûne zâlik = bunun dışındakiler.." ifadesinin kullanılmasına gerek kalmazdı.

2. Delil: "Asi" denilen büyük günah sahiplerinin gerçekte mümin olduklarını belirten bir çok ayet vardır:

"Ey iman edenler, şarap, kumar, dikili taşlar, şans okları, şeytan işi pisliklerdir. " (el-Mâide, 5/90)

"Eğer müminlerden iki zümre birbirleriyle savaşırlarsa.. " (el-Hucurât, 49/9)

"Ey iman edenler, yürekten, hâlis (samimi) bir tevbe ile tövbe ederek Allah'a dönün. " (et-Tahrim, 66/8)

"Ey iman edenler, öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. " (el-Bakara, 2/178) Ayetlerde görüldüğü gibi büyük günah işleyenlere "Ey inananlar" diye hitap edilmiştir.

3. Delil: Mümin bir kimse öldüğü zaman cenaze namazı kılınır ve müslüman kabristanına defnedilir. Asr-ı saadetten bugüne kadar büyük günah işlemiş ve tövbe etmemiş olsa bile (gizli halleri Allah'a ait olmak üzere), ölen her müslüman için, günahkâr veya günahsız ayrımı yapılmaksızın cenaze namazı kılınmış ve müslüman kabristanına defnedilmiştir. Peygamber'in tatbikatı böyle olmuştur ve İslâm âlimleri bu konuda icmâ* etmişlerdir.

"Kendisine emanet edilemeyen kimsenin imanı yoktur. "Zina eden kimse, mümin iken zina etmez, mümin iken hırsızlık yapmaz, mümin iken içki içmez... " (Buhârî, Mezalim 30; Müslim, İman 100,104; Ebû Davûd, Sünnet, 15; Tirmizî İman, 11). Şeklinde varid olan hadisler, büyük günah işleyenlerin kâfir olduklarına delil değil; ancak imanlarının kâmil olmadığına delildir. Kâmil bir iman, büyük günahların işlenmesine engeldir.

Hepsi bu kadar olmamakla birlikte aşağıda sıralayacağımız suçlar, İslâm'da büyük günahlar olarak kabul edilmiş ve bunlardan bir kısmına İslâm hukukuna göre bazı cezalar takdir edilmiştir:

" Allah'a şirk koşmak, içki içmek, kumar oynamak " (el-Bakara, 2/219); haram aylarda harbetmek (el-Bakara, 2/217); bakmakla yükümlü olduğu yetimin malını kendi malına katarak O'nun rızası olmaksızın yemek (en-Nisa, 4/2; İsra, 17/34); fakirlik korkusuyla kendi çocuğunu öldürmek (İsra, 17/31); insanlar arasında fitne çıkarmak (el Bakara 2/217); faiz yemek (el-Bakara, 2/275); Allah'tan başkasına ibadet etmek (İsra,17/23); ana-babaya isyan etmek (İsra,17/23), akrabaya miras hakkını vermemek (en-Nisa, 4/7, 13; İsra, 17/26); malı gereksiz yere israf etmek (İsra, 17/27); zina yapmak (İsra 17/32; en-Nisa, 4/15-16); haksız yere adam öldürmek (İsra, 17/33); ölçü ve tartıyı tam yapmamak (İsra, 17/35); kibirlenmek (İsra, 17/37); iffetli kadına zina isnat etmek (en-Nisa, 4/23); tesettüre riayet etmemek (en-Nur, 24/31 ); yalan yere yemin; Peygamber'e (s.a.s.) yalan hadis uydurmak (Peygamber'e yalan yere hadis uydurmak, büyük günah olmanın ötesinde, küfür sayılabilir. Çünkü şerîat'ın temel kaynaklarından ikincisi "sünnettir". Sünnete yalan isnat etmek; bazı konularda İslâm'ı temelinden yıkabilir); insanları diliyle çekiştirmek; kaş göz hareketleriyle alay etmek (Hümeze, 104/1 ).

Cengiz YAĞCI

nde günahlar nasıl anlatılmış.........


Konu Başlığı: Ynt: en büyük günahlar
Gönderen: elmas16 üzerinde Salı, 04.Mart 2008, 08:02:31
günah işleyenin durum .......... Ehl-i Sünnet'in Genelinin Görüşü  [değiştir]Ehl-i Sünnet'in genel görüşü büyük günah işleyenin, günahı küfür cinsinden olmadığı sürece, günahkar bir Mümin olduğu yönündedir. Ehl-i Sünnet büyük günah işleyen Mümin'i fâsık olarak tanımlar fakat Ehl-i Sünnet'e göre fısk küfür ile iman arasındaki üçüncü bir mertebe değildir. Fıskın üçüncü bir mertebe olmadığını, eğer gerçekten üçüncü ve arada bir mertebe olsaydı kişide ne iman ne de küfür bulunurdu bu da çelişkili bir durum olurdu şeklinde tenkit ederler. Bu görüşe göre fasık kafir veya münafık ile denk değildir; zira kafir Mümin'in zıddıdır, küfür de imanın, büyük günahın değil. Ayrıca münafığın da küfrünü gizleyen olduğunu, küfür ile ilgili olduğunu ve büyük günah işleyenin, işlediği günah küfri olmadığı sürece küfre denk olmadığını belirtirler. Ayrıca kişinin hem günahkar hem de Mümin olabileceğini fakat aynı anda hem kafir hem Mümin olamayacağını ortaya koyarlar.

Ehl-i Sünnet'e göre büyük günah işleyen kişi günahkar Mümindir, ona dünyada bir Mümin gibi davranılır; yani örneğin cenaze namazı kılınır, Müslüman mezarlığına gömülür[4]. Ahirette de bir Mümin'dir; günahının cezasını çeker veya Allah dilerse bu günahı affeder, ama sonunda iman etmiş olduğu için cennete girer[5].

Ehl-i Sünnet kelamcıları, büyük günah işleyenin Mümin olduğuna, kafir olmadığına, kişide iman ile küfrün aynı anda bulunamayacağına dair görüşlerini çeşitli ayet ve hadislerle desteklemişlerdir.

Bu konuda kaynak gösterilen ayetlerden biri, örneğin, Hucurât suresi, 9. ayettir (49/9). Bu ayet şöyledir:

"Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, âdaletli davrananları sever."[6]
Bu ayette birbiriyle savaşan iki inanan yani Mümin zümreden bahsedilir, bu kişiler savaşıyor olmalarına rağmen Mümin olarak nitelendirilmiştirler. Buna göre Ehl-i Sünnet kişiler büyük günah işliyorlarsa dahi Mümin olabilirler sonucuna varmıştır. Benzeri ifadeler taşıyan ve Ehl-i Sünnet'in günah işleyenin durumu konusundaki görüşüne dayanak olmuştur diğer ayetlerden bazıları şunlardır: Mümtehine suresi 1. ayet (60/1), Saff suresi 2. ayet (61/2) ve Tahrîm suresi 8. ayet (66/8).

Ehl-i Sünnet'in büyük günah işleyenin durumu hakkındaki görüşünü desteklemekte kullandığı bir başka kaynak da hadislerdir.

Bu hadislerin en tanınmışı Ebû Zerr el-Gifârî'den rivayet edilmiştir. Bu hadise göre İslam peygamberi şöyle demiştir:
"Allah'tan başka tanrı yoktur. Muhammed onun elçisidir, diyen ve bu sözü üzerine ölen hiçbir kimse yoktur ki, cennete girmemiş olsun." Buna karşılık Ebû Zerr: "Zina yapsa, hırsızlık etmiş de olsa?" diye sorar. Peygamber de: "Evet, zina yapmış, hırsızlık etmiş de olsa" diye cevaplar. Ebu Zerr bu sorusunu üç kez daha tekrarlar, her seferinde aynı cevabı alır. Dördüncüsünde peygamber şöyle cevap verir: "Ebu Zerr bu durumdan hoşlanmasa bile cennete girer".[7]
Sonuç olarak Ehl-i Sünnet büyük günah işleyenin Mümin olduğu görüşündedir