Akçaabat-Acısu Köyü Forumu

DİĞER => Diğer Konular => Konuyu başlatan: şahinkaya06 üzerinde Cumartesi, 09.Haziran 2007, 23:32:56



Konu Başlığı: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Cumartesi, 09.Haziran 2007, 23:32:56
       Selamlar..küçüklükten beri hep büyüklerimizden dinlediğimize bakılırsa bizim insanımızın anlatacak çok güzel anıları olur..bu bölümde bunları paylaşırız diye düşündüm..
       mesela ben küçükken sene yaklaşık 93 yada 94 tam hatırlamıyorum ama okula gitmiyordum o zamanlar..bursada oturuyoruz..beni tanıyanlar bilir zaten ben hasan çavuşun ahmetin oğlu turdutun oğlu hüseyin şahinkaya.bu bile komik oldu tekerleme gibi..neyse bursada o yıllarda rahmetli dedem hacdan gelmişti bana bir hediye getirdi.Hediye de pille çalışan mavi bir araba ama uzaktan kumandalı,otuz santim kadar duvara çıkıyordu tekerleri ilginçti..tabi çocuğuz bırakmıyoruz..babam her gün iki tane büyük pil almaktan artık kızdı.daha iki gün olmuştu dedem geleli ben neredeyse on tane pil bitirdim..eski büyük bir televizyonumuz vardı o zaman,babam arabayı aldı onun arkasına sakladı.ben tabi yetişip alamıyorum.sonra herkes dedmi ziyarete gelenlerin yanına gitti.bizim evde bi ben varım..arabayı almaya çalıştım alamadım.tabi ağlıyorum da..bende çocuk aklımla,kibrit aldım dedim ki perdeleri yakıp televizyonu yakarsam arkasından arabayı alırım..çaktım kibriti taktım perdeye..ev yanıyor tabi hemen büyüdü alevler camlar patladı.halı yanıyor,televizyon yamulmauya başladı,yanında radyo yanıyo,halı tutuşuyo derken içerisi sıcak olunca baktım bu olacak gibi değil dışarı çıktım izliyorum..o arada en küçük ablam gördü dedemlerin oradan oda benden en fazla 4 yaş büyük..koştu geldi.."lan ne yaptın sen",bende "evi yaktım" dedim.ablam da hemen koştu herkese söyledi misafirlerde dahil herkes seferber oldu söndürdüler.ben kenarda gülüyorum.dedem rahmetli "lan oğlum ne yaptın "dedi."dede arabamı vermediler,televizyonun arkasına koydular ben onu alıcaktım" dedim.babam bıraksalar yere vuracak beni ama dedem "bırak uşağı rahat has etti,sende saklamasaydın" dedi.dayaktan da yırttık öyle..sonra yanan eşyaları çıkarıyolar.hepsi çıktı ben yine arabayı arıyom.babam dedi "aha al sok gözüne".bi baktım arbamda yanmış.evden çok ben ona üzüldüm :biggrin:
       sonra orda bulunanlar bana adım hüseyin olduğundan heralde "lan saddam seni,ne yaptın lan" falan derken büyüyene kadar ailem hariç çok kişi ban saddam diyordu.şimdide bazı kişiler hala diyor..hayatımda hiç unutamadığım karelerdendir. :biggrin:
 AMAN HA GENÇLER SAKIN ÖRNEK OLMAYAYIM...DEDEM OLMASAYDI   İYİ DAYAK YERDİM ONA GÖRE.. :biggrin:


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Çarşamba, 04.Temmuz 2007, 16:34:04
Selamlar..yine ben millet..sizinle bir anımı paylaşıcam yine..okul yıllarımdan bir günüm sadece..
   Ders inkılaptı o gün,kulakları çınlasın gıcık bir bayan hocamız var başımızda :biggrin: hiçta sevmiyoruz.sıra arkadaşım recebe dedimki "recep gel kaçalım".recepte ya devamsızlık var ne olacak dedi.bende "ya sevk alalım,hastayız diyelim hemde belki yalandan raporda alabiliriz" :biggrin:
  recepte "olur" dedi.biz dersten çıktık..müdür yardımcısının yanına gittik,hastayız çok kötü öyle bir halimiz var sevk istedik.inandı :biggrin: ilk tehlikeyi atlattık.
sonra,sağlık ocağına gittik.önce recebi aldı doktor bende yanında.doktor sordu "neyin var?"
recep "karnım ağrıyor,midem bulanıyor,başım ağrıyor" falan başladı saymaya sırf rapor koparmak için heryeri ağrıyor recebin :biggrin:
doktor sırtına tutuyor kulaklığı nefes al,acıyormu evet falan derken..doktor şaşırdı "olum sen nerdeydin ceryandamı kaldın" falan diyor "sende bişey gözükmüyor ama heryerim ağrıyor diyorsun" dedi.recep "ya çok kötüyüm ben halsizimde "deyince.doktor tamam dedi.bana sen bekle salonda dedi.bende bekliyorum ama kapı açık ona bakıyorum yine.baktım doktor dediki."olum senden bişey anlamadım ama ban sana bi iğne yapayım bişey kalmaz" deyince recep bana ben ona baktık ikimizinde gözleri açıldı.recep tabi yatıyor,yapacak bişeyi yok.iğneyi yedi sesi salona kadar geldi :biggrin: sonra doktor diğer öğrenci gelsin dedi ben kapıdan çıktım 120 yle kaçıyorum :biggrin:
sevk kağıdım bile orda kaldı..kaçtım sonra recebi bekledim.baktım recep bir eli kalçasında yan yan geliyor."ne oldu la" dedim."ya durup duruken iğne yedik hep senin yüzünden derse girsek bişey olmayacaktı" ded ama ikimizde gülmekten kırılıyoruz :biggrin:
o gün en karlı bendim ama bugün öyle demiyorum.gençlere diyorumki aman he dersten kaçmayın mutlaka bişey gelir başınıza biz sadece bu değil her kaçmamızda bişey olmuştur..iyisimi derste durun dinleyin en güzeli..SAYGILAR..i


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: hamsi_gözlü üzerinde Salı, 04.Eylül 2007, 16:20:25
mrb izninizle bende bi anımı sizinle paylaşayım :biggrin:


bi gün okuldan çıktım eve geliyordm arkadaşlarla gelirkende yolda gördüğüm köpekleri severdim  :)sokakta  bi köpek vardı ufak tefek bişiy ama sürekli havlardı o gün nedendr bilinmez sessizdi bende gittim sevdm tam arkamı döndüm arkadaşları yanına gidiyodum kii.... :biggrin: :biggrin:birisi köpeğe taş attı ve köpekte beni ısırdı :'( :'(valla iğneler filan bıkmıştı ama yinede olsun ben bu köpek sevdasından geçemedim bu olaydan 2 hafta sonra okula 2 köpekle birlikte gittim gitmez olaydım öğretmenim çok kızdı bana 3 hafta tenefüse çıkmama cezası verdi valla o olaydan sonra akıllandım artık köpek görünce gözlerimi kapatıyorum   :biggrin: :biggrin: :biggrin:


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Cuma, 02.Kasım 2007, 09:32:26
Selamlar..bu sefer ankaradan bir anımı anlatıcam..Bir arkadaşımızın biri bir gün kampüse takım elbiseyle geldi.Matrak bi arkadaşımızda bunu gördü;--yaa ver biraz takılayım veririm falan.tabi arkadaşız sonuçta.Verdi ona takımı.bir kaç gün giydikten sonra geri getirdi.takımın sahibi olan arkadaş takımı giydiğinde pantolonun bacakları diziyle-topuğu arasında kaldı :biggrin: :biggrin: --la bu ne diyince..diğer arkadaş,--senle ben birmiyim çok uzundu öyle giyemezdimya kısalttırdım onu :biggrin: :biggrin: deyince biz yine koptuk tabi.. :biggrin:


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: By_Doganbey üzerinde Cuma, 02.Kasım 2007, 14:43:44


        HÜSEYİN'İM BAKIYORUM DA SİZİN ÜNİVERSİTEDE BAYA AKILLILAR VAR.ACELE MEZUN OLUN DA ŞU DEVLET İŞLERİNE DE Bİ ELATIN ''ekonomi-enflasyon'' FALAN.BUNLARI ANCAK SİZ HALLEDERSİNİZ   :biggrin:


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Perşembe, 08.Kasım 2007, 21:43:06
eyvallah canım kuzenim abicim hallederiz  :biggrin:


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: elmas16 üzerinde Çarşamba, 14.Kasım 2007, 13:03:58
selam arkadaşlar bende bir anımı anlatayım..biz aileden gelen ve allah,ın emri olan islam çerçevesinde yetiştirildik .elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz inşallah.biz 4kardeşiz.3kız 1erkek..enküçük erkek kardeşim ünüversteye gidiyor ilk yılında baram tatiline gelmişti...kardeşim peygamber efendmiz(sav)sünneti olduğu işin hafif sakalı vardır..namazlarını aksatmadan kılar elinden geleni yapar yani anlıcanız....çok mütevazidir sessiz sakin herkese yardım etmeyi sever yaşlılarla sohbet etmeyi büyük avantaj gibi görür vede çoooookkk yakışıklıdır :)gelelim meseleye.bayram tatilinde bize süpriz yaptı ve ankaradan geldi birden kapıdan içeri girdi..herkes şaşkınlık içinde ona bakıyor oda anneme ;ana ben geldim sarılsana; diyo,ama ne annem nede  biz yerimizden kalkamıyoruz annem sapsarı ben gözlerim açılmış bir şekilde ablam bakıyo boş boş kimse sarılmıyo çocuğa tabi o gülüyo özlemedinizmi be ne bakıyonuz diyo..özledik aslında onu ama sorun neydi biliyonuzmu :-* (yok)ben söylim kardeşimin kulanda  küpe vardı o yüzden herkes şok olmuştu.. :biggrin:.ve annem ağlamaya başladı,,,,OLUM NE OLDİ SANA  NEDIR BU HALIN..DERKEN KARDEŞİM KAHKAHALARLA...annecim şaka şaka deyip küpeyi alıverdi kulandan hemen .napacanız diye merak ettiim gelirken aldım ..dedive bizde büyük bir nefes çektik  sonra üstüne çullandık artık her gelişinde yine bir süprizyapıcakdiye her an hazırlıklıyız........ :biggrin: :biggrin: :biggrin:


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Çarşamba, 14.Kasım 2007, 18:55:09
 :biggrin: :biggrin: :biggrin:


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: eğitimci üzerinde Pazar, 06.Ocak 2008, 12:42:41
bu bölümü yeni keşfettim ve çok gerekli buldum   :-[aslında bende bir anımı anlatmak istiyorum ama kalp kırarmıyım yanlış anlaşılırmıyım diye korkuyorum ama bizim insanımız anlayışlıdır diyerekten anlatmaya başlıyorum...8 yaşındaydım Acısu köyü ilkokulu 2.sınıfa gidiyorum öğretmenim Halil ibrahim Tosun(İsmail öğretmenin oğlu kendisini çok severim ve saygı duyarım çoğu kişi tanıyordur)bi gün hayat bilgisi dersinde ibrahim hoca 'kışa nasıl hazırlık yaparız' diye sormuş.bende parmak kaldırıp 'öğretmenim ormandan odun keseriz,eve getiririz' demişim. öğretmen tekrar sormuş niye eve getiririz?benden şu cevabı beklemiş yakıp ısınmak için ama ben malum o zamanların meşhur odun hırsızı vardı köyümüzde bende bundan esinlenerek 'öğretmenim odunlarımızı adamın birisi çalmasın diye eve getiririz' demişim...umarım yanlış anlaşılmam sadece anı olarak paylaşmak istedim kimseyi yermek ya da etiketlemek değil amacım...


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Pazar, 06.Ocak 2008, 19:28:57
 :biggrin: bence çok güzel bir anı :)


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: rabia üzerinde Pazartesi, 14.Ocak 2008, 01:12:13
Şahinkaya, dur sana da bi sataşayım... Hani, sen anılarından sonra, uyarıyorsun ya hep, "aman haa" diye... "Ben ettim siz etmeyin"... Yok arkadaş, sen yaptınsa, biz de yaparız... Nedenini niye söylemiyorsun, niye yapmamalıyız, kim hatalı gerçekten, niye ilan etmiyorsun? Öğretmen olacaksın sen, değil mi? Yani, "gıcık bir öğretmen" olursan, çocuklar yine de kaçmasınlar, oturup, boğula boğula dinlesinler öyle mi? Yok arkadaş, ben kaçarım... Ya da itiraz ederim öğretmene.( Bu arada, hiç okuldan kaçmadım, sıkıldığımda itirazımı dile getirdim... azarlandığım da oldu, rahatlatıldığım da) Bu anıdan ders alacak olan çocuklar değil, öğretmenlerdir, yanılıyor muyum?
Amaa asıl senin şu arabanı almak için evi ateşe vermen var yaaa... Ve ardından, "Sakın siz yapmayın, dedem olmasa...." demen... Onların dedesi yok mu? Kurtarır... Bırakalım, yaksınlar... Var ya, o tavsiye yerine şunu desen, "ev yanınca araba da yanıyormuş, sakın siz denemeyin..." Nasıl, daha akılcı değil mi? Ama orada kusurlu olanlar, sen kusura bakma, dede ve babadır. Çocuğu eğitmeden yasaklayan, ya da anlamadan dinlemeden çocuğu arkalayan aile büyükleri... Yani, o anıda da ders alması gerekenler çocuklar değil, büyüklerdi değerli kardeşim... Sen en masum olandın...
Bu konularda düşün, tart tartış ama sonuçtan da beni haberdar et olur mu?


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Pazartesi, 14.Ocak 2008, 02:16:32
Öncelikle merhaba rabia abla.Anladığım kadarıyla konu dahilinde bi yazı yazmaktansa,yazılara sataşmayı daha uygun buluyorsunuz.Yada ileride böyle bir anınız olsun diye yapıyorsunuz.Size cvp vericem ancak konu dahilinde yazılar,yazalım.Ben anımda bahsettiğim evi yaktığımda baya küçüktüm hatta yaşımı hatırlamıyorum tam anlamıyla.
Yazımın sonunda evet uyarıyorum espirili bir şekilde..dediğin doğru!!Ama malesef gençliğin internetin olumsuz yönünü kullanmayı daha çok tercih ettiği için,benm burdaki yazdıklarımı okumakta ancak sizlere kalıyor birazda aklı başında gençliğe belki..Birde yani örnek olunacak bir durum göremiyorum,birisi benim anımdan etkilenipte evi yakarsa benden etkilenmemiştir.Çünkü ben araba niyetine yaktım evi,birisinin anısına hevesimden değil! :biggrin:
Araba yüzünden yakan olursada,versinler arabasını da çocuklarda yakmasınlar diye siz büyüklere bu anımı yazdım işte..Ailemde tam tersi beni öyle akıllıca yetiştirmişler ki;o yaşta kibrit nasıl yakılır,arabayı almak için nasıl ve nereyi yakmam gerektiğinin muhasebesini yapabilmeyi,bir hata yaptığını düşünüpte dedemin yada başka bir yere sığınabillmeyi öğretmiş bana.Burada eğitilecek bişey yok o yaştaki çocuğa "oğlum bu pil parayla alınıyo,çokta para "gibi izah edebilirmisiniz?Yada elinden almak için vurabilirmisiniz?Bir de eğerki bir erkek evlat toprağa koyupta uzun zaman sonra tek bir oğlunuz olmuşsa..Bu anımın perde arkasıda var..Babam "oğluma bişey olmadıya,ev dünya malı" diyerek bana sarıldığıda var.Dedeme gelince,dedem beni babamdan da çok severdi rahmetli..Suçluda olsam,bilerek suç işlenmiceni biliyordu.Öğretmen olursan dediniz,eğer öyle bir anım olursa herkese söz buraya yazıcam..Ama en son isteğim bu,öğretmenlik en son yapacağım iştir benm için,sevmiyorum çünkü..Bilmiyorum kadere inanıyormusunuz?Ben inanıyorum,o günde olacağı vardı oldu. :thumbup:

Bilerek işlenen suçun kahramanı genelde kodeste olur!! 8)
Konu başlığına uygun devam edelimm..herkesçe.
Anılarla tekrar buluşmak dileğiyle,cümleten esen kalın.. :biggrin:


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: rabia üzerinde Salı, 15.Ocak 2008, 00:06:03
Hadi Hüseyin, seni mi kıracağım,  bir anı da ben anlatayım:
İlkokul beşinci sınıftayız, öğretmenimiz okulun tamir, bakım, onarım işleriyle de uğraşan son derece faal bir adam... Ama okulun o kadar çok işi var ki, sınıfa ara sıra uğrayabiliyor.
Eskiden ilkokulu bitirirken sınavlar varmış, biz de yaşamadık bu sınavları; tüm derslerden sınava girilirmiş, o yıl kaldırılmış. Ve bizim öğretmenle dalga geçip, dedikodu yapmışlar diğer öğretmenler: "İyi ki sınavlar kaldırıldı, yoksa Burhan Beyin sınıfından kimse başarılı olamazdı"
Konuşulanları duyan öğretmenimiz de bir öğrenci hariç, hepimizi ikmale bıraktı; mezun olan arkadaşımız da onun adaşı, süper başarılı ve hatırladığım kadarıyla yoksul, okula da köyün birinden gelip giden bir çocuktu.
İlk ikmal, ilk hayal kırıklığı, ilk hezimet, ilk utanç... Okulun bahçesinde toplaşmışız, ağlaşıyoruz ki nasıl... Gören de canımız yanıyor sanır, ya da bir yakınımızı yitirmişiz.
Ağlamamıza dayanamayan, okulun en çok döven öğretmeni olarak tanınan bir öğretmen yanımıza gelip, yirmi gün bize kurs vereceğini, mutlaka başarılı olup mezun olacağımızı söyledi. Amaannnn, o bize kurs verecek haa... Sesimizi de çıkaramadık ya hemen terk ettik orayı. Ağlaya ağlaya sahile indik. Gene toplu halde, haksızlığa uğradık ya isyan ediyoruz, utanıyoruz ya eve de gitmiyoruz.
Bir amcanın dikkatini çekmişiz. (Şimdilerde onun Hızır A.s olduğunu düşünürüm zaman zaman, çünkü gerçek olamayacak bir amca o, anının devamında okuyacaksınız...)
Halimizi hatırımızı sorup da, dedikodu yapan öğretmenler yüzünden haksızlığa uğradığımızı öğrenince, şöyle bir durdu, hepimizi tek tek süzdükten sonra:
"Yani aslında siz başarılısınız, sizi öğretmen ikmale bıraktı öyle mi" dedi. Koro halinde "Eveeett" dedik. Sırtımızı sıvazlayacak, bizi teselli edecek diye beklerken, amca; "İyi o zaman benim sorularıma cevap verebilirsiniz yani" demesin mi? Tabii kaçacak halimiz yok. Tek tek soruyor bize hangi dersten kaldığımızı ve o dersle ilgil sorular yöneltiyor bize... (Var mı böyle bir amca ortalıkta, hiç gördünüz mü siz? :rougi:) Sıra bana geldi; matematikten kalmıştım, daha doğrusu öğretmen bırakmıştı... Bana sorduğu soruya bakın hele: "Şu arabayı görüyor musun? Bu arabanın lastiğinin çapı bilmem ne kadar; buradan Giresun'a bilmem kaç kilometre yol var. Bu arabanın tekeri buradan Giresun'a kadar kaç tur atar?" Vallahi de billahi de bu soruyu sordu yaa... Böyle bir soru varsa, çözümü de var mı? Kızardık, bozardık ama amcanın sorularına hiç birimiz yanıt veremedik. "Hadi hadiii, kendinizi kandırıp gezmeyin buralarda... Marş marş evlere... Gidin, bir güzel çalışın da sınavda başarılı olun" dedi bize...
Ne yapalım, göz yaşlarımızı yutup, kiii ondan sonra ağlayamadık da, evin yolunu tuttuk.


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Salı, 15.Ocak 2008, 00:12:44
Teşekkür ederim.Gerçekten çok güzel bir anı,anlamlı bencede boş bir şahsiyet değildi o!
 :thumbup:


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: cagatay_61 üzerinde Cumartesi, 19.Ocak 2008, 01:11:28
ya burası çok güzel oldu.. az önce bir tane yazdım hemde süper birşeydi... isim yazmamama rağmen yinede arkadaş eğer o yazıyı okursa kalbi kırılır diye yazmaktan vazgeçtim.... yazıp silmesi bile zevk ve heycan uyandırdı bende...

siz anılarınıza devam edin... biz okuyup gülelim:)


Konu Başlığı: Ynt: HAYATTAN ANILARIMIZ..
Gönderen: rabia üzerinde Cumartesi, 26.Ocak 2008, 23:18:40
KÖYÜN AKILLI DELİSİ

(Kesinlikle o zamanki köyün delisinin deli mi olduğunu, kim olduğunu hatırlamıyorum. İsmini de hatırlamıyorum ama en tatlı ve kafamı karıştıran anılarımdan biridir bu...Burada sözü edilen deli, benle akran da olabilir, benden bir kaç yaş büyük de. Onu, o olaydan sonra da bir daha hiç görmedim. Zaten görsem de görmezden gelirdim... Nedenini okuyunca anlayacaksınız zaten...)
Özellikle ilk ve ortaokullu yıllarımda, hafta sonları ve diğer tatillerde köye gitmek en büyük heyecanımdı. O zamanlarda, köye bir tek araç çalışırdı, ki o da kamyon veya kamyonet gibi bir şeydi. Sabahın çok erken saatlerinde Akçaabat'a iner, akşam üzeri de neredeyse getirdiklerini alır götürürdü.
Köyde orta okul olmadığından, orta okullu ve liseli gençler, (ne yazık ki aralarında tek kız çocuğu yoktu), arabaya öyle bir doluşurlardı ki, doluşmayıp da ne yapsın garipler, annemle bana yer kalmazdı. Ne kadar erken çıksak da, annem, rahmetli, tombiş bir kadın olduğundan hızlı yürüyemez ve araba biz oraya varamadan yükünü almış olurdu. Nadiren de olsa, arabada kendimize yer bulduğumuz zamanlar ne sevinirdim anlatamam...
İşte bu şanslı zamanlarımdan biriydi sanırım, arabada yer oldu ve köye gidebildim. Arkadaşlarım bile olmuştu köyde... Bir iki gün de olsa kaynaşır, hoşça vakit geçirirdik. Çoğunu unuttum, unutmadığım arkadaşlarımdan biri Emine... Kimlerin Emine'si olduğunu da biliyorum ama onu şimdi söylemeyeceğim. Anlatacağım anı onunla ilgili, rencide edici bir anı da değil aslında ama isterim ki, o kendisi bu anıyı okusun ve "aaa unutmamııışş" desin... Hatta bana atma türkü bile atardı Emine; "Kapısının önünde  / Arpa attım kuşlara  / Yazdığın türküleri  / Okut arkadaşlara  veya, "Anam beni vay olsun  / Cuma(ğa) gelmedi mi / Rabia veremlerin / Daha tükenmedi mi? (Bu türküyü attığı zamanı çok iyi hatırlamıyorum,  köye cumadan çıkabildiğim için söylediydi bunu sanırım)
Yine hep birlikte dereye inmiş, ayaklarımızı suya salmış lak lak ediyoruz. Köyün o zamanki delisi de gelmiş, uzaktan uzağa bizi kesiyor. Emine ona sataşmak istiyor: "Habu gızi verelım mi sana" diyor, deli kabul etmiyor beni ama lafı da uzatmıyor, "ı-ıh" demekle yetiniyor. Emine'yi şeytan dürtmüş bi kere, vazgeçmiyor, "Niye yaa bak ne güzel şeher gıcuğazi... Bak, fistani da ne güzel" diye eğleniyor aslında. Deli, "Bak Emine rahat dur, bi laf derım sağa, çekı da gidemezsın oni" diyor. Emine daha çok gaza geliyor bu kez, "Niye almaysın ula, bundan iyisini mi bulacan baksana ne güzel ayakkabilari var" diyor.  O, "Bak diycuğum sağa bi laf, çekı da gidemiycesın oni, rahat dur diyrim sağa" diyor ona. Emine bir gaflette bulunup, "Allah  Allaaah, ne diycen da çekı gidemiycum oni, de bakayım" diyooor. Ben o zaman "hakkaten köyün delisi buysa, akıllısı kim acaba" diye düşünmüştüm vallaha..." Pen seni alacoğum seniiii"


Konu Başlığı: sınav macerası
Gönderen: şahinkaya06 üzerinde Pazar, 04.Mayıs 2008, 16:17:29
Teknik bir sınavdayız ve hesaplamalarımızda geometride kullanıyoruz.Bir dairenin alanını bulmakta var işin içinde öyle uğraşırken.En iyi arkadaşım yusuf yan taraftan sessizce;"Ula hesaplamada dairenin alanını mi?,çevresini mi? buluyorduk"diyor bana.Bende;"ula alanını bul,senin soruda daire yarımsa eğer alanı ikiye böl"dedim. :biggrin: yusuf;"hadi yaa,gerçekten mi? demeseydin napardım" diye mırıldanınca biz sınavı zor bitirdik gülmekten :biggrin:
Arıcaz galiba bu yılları :)