|
Konu Başlığı: SEBZELERİMİZ Gönderen: rabia üzerinde Çarşamba, 11.Haziran 2008, 12:46:39 Son günlerde en çok takıldığım konulardan biri de Rusya'nın iade ettiği sebzelerimiz...
Rusya, sağlığa zarar verecek kadar zirai ilaç kalıntısı var, diyerek sebzelerimizi almama, hatta anlaşma yaptıklarını iade etme kararı aldı. Bu, hem biz tüketiciler, hem de çiftçi açısından büyük bir tehlikenin işareti bana göre: Çiftçi, önemli bir gelirinden oldu... İade edilen bu ürünler, yetkili birinin çıkıp, "Ahan da ben yiyorum, bir şey olmuyor" diyerek, yiyerek özendirerek ( Sahi yaa, onlar yeyip içtikçe, hakkaten zararı yokmuş diyerek kanaat edenler var mıdır hala?) iç pazara sürüleceği anlamına da gelmiyor mu? Nitekim, yapılan açıklamalar, ilaç kalıntısının abartıldığı yönünde... Şimdiiii, ben yeni yeni "sebze ve meyvelerde vitamin hemen kabuğun altındadır" açıklamaları yapıldıktan sonra, onları soymadan, ama yıkayarak yemeyi alışkanlık haline getirmeye çalışırken bu olacak şey mi? Bırakın soymayı, derin derin soymaktan söz ediyor birileri... Hatta daha da ileri gidilerek, "herkes kendi sebzesini kendi yetiştirsin" sloganları atılıyor... Yani, bir çözümsüzlüktür gidiyor almış başını... Öyle ya, herkes kendi sebzesini nerede, nasıl üretecek? Çiftçilerimiz geçimlerini nasıl sağlayacak? Ben kendi adıma, çok da sevmeme rağmen bu hafta domatesi alış listemden çıkardım, yerine marul aldım bol miktarda... Patlıcanı ise yarım kiloyla sınırlandırdım; malum benim gibi tiryaki ya, ondan vazgeçemedim... Derkeen, az önce yine bu konunun işlendiği bir haberde, gelişmiş ülkelerde, zirai ilaçların ziraatçilere reçeteyle satıldığını duyuyorum ve aklımdan geçene bakın: "Bizimkiler nasıl intihar edecek o zaman?" (Aman abarttığım sanılmasın, Fethiye'de neredeyse tek intihar aracıdır zirai ilaçlar!) Evet, Ziraatçi arkadaşımız bu konuda bizi aydınlatırlarsa çok sevinirim. |